Kayan Yıldızlar

42 1 0

Okuyan herkese tekrar teşekkürleeer :D Bölüm şarkısı çok güzel lütfen dinleyin <3 Yaz bitiyor :( okullar başlayınca birkaç hafta ara gecikebilir. :( EN azından elimden geldikçe yazıcam <3 Votelarsanız çok mutlu olurumm :)

Ariana Grande ft. Zedd – Break Free

#MİRA KARATAŞ#

“Sürpriz.”

Bedenim, buzun serinliğiyle değil, gördüğüm manzara karşısında adrenalinle irkilmişti. Dengem bozulmuştu ve giderek önüm bulanıklaşıyordu. Kafamda tiz bir ses çınlıyordu. Panik atak geçiriyordum. Elimdeki buz yere düştü ve giderek nefes alışım zorlaşıyordu. Barış, arkamdan beni tuttu ve kasadaki sulardan birini alıp bana verdi. Suyla biraz serinleyince birbirimize baktık.

“Nasıl yani? Biz derken?” diye sordu Barış.

“Şeytan Kardeşler biziz, geri zekâlı.” dedi Buse.

“Kardeşler ne alaka?” dedim sonra.

“Biz üvey kardeşiz, salak.”  dedi Buse, karşılık vererek.

“Ne?” dedik Barış’la, aynı anda.

“Evet. Aslında üvey kardeşiz,  daha doğrusu olacağız. Babalarımız aynı. Annemle babam 5 yıl önce boşandı ve şu an Selim’in annesiyle nişanlandı. Düğünleri gelecek hafta. Tabii bunu kimse bilmiyor. Babamız açıklamak istemedi. Siz de birine söylerseniz icabınıza bakılır.”

Buse bu ‘icabınıza bakılır’ konusunda pek şaka yapmıyor gibiydi.

“Aranızda bir şeyler olduğunu çok iyi biliyorduk. Ama bu değişecek. Sana ana sınıfından beri aşığım Mira Karataş ve sadece bir yıldır tanıdığın bu çocukla olmana izin vermeyeceğim herhalde. Notu hatırlamıyor musun? Benim olacaksın.” dedi Selim, gülümseyerek.

“Barış, sen de bu kızı bir daha asla görmeyeceksin. ASLA.” diye bağırdı Buse.

“İyice Türk filmine bağladık arkadaşlar noluyo yani, size ne?” dedim, yere düşen buzu alarak.

“Ne demek size ne? Sence bu kadar güzel olup lisede bile biriyle çıkmamanın sebebi ne? Sana çıkma teklifi etmeye çalışan tüm erkekleri engelledim. Aklına gelebilecek herkesi tek tek tehdit ettim. Yeterince sevmiyorlardı seni, yani benim kadar. O yüzden hepsi vazgeçti. Gördün mü? Barış da vazgeçti. Çünkü seni sadece kullanmak istiyordu. Ama ben seni, Mira, sevdim. Seni gerçekten sevdim. 11 yıl oldu ya, 11 yıl ve artık yeter.” dedi Selim, haykırırmışçasına.

Diyecek bir şey bulamıyordum. Restorandaki herkes bize bakıyordu. Resmen yerin dibine girmiştik.

“Üzgünüm, Selim. Keşke bunu bana daha önce söyleseydin. Ama sen birini seviyorsun diye o da seni sevmek zorunda değil. Bunları yaşadığın için özür dilerim ama bence bu yeni insanlarla tanışman için bir fırsat.”

“Hayır…” dedi Selim, nefes alış verişleri giderek hızlanıyordu. Gözlerinden öfke okunuyordu.

“Aslında sevdiğimiz kadar seviliyoruz. Biz birini çok seviyoruz, başka biri de bizi çok seviyor. Sorun sevgide değil sadece denk getiremiyoruz.” dedim, içimdeki korkuyu ele vermemek için gülümseyerek.

“Hayır…” dedi Selim, sessizce.

“Selim, bence artık eve gitmeliyiz.” dedim ve bir adım ona yaklaştım.

“11 yıl.. Boşuna mıydı? Ya bu fotoğraflar?” dedi ve ceketinin iç cebinden bir mektup zarfı çıkardı. Zarfı açtı ve içindeki yüzlerce küçük fotoğrafı yere boşalttı. Yerin yarısı bu küçük fotoğraf kırpıntılarıyla kaplandı. Bunlar… Benim resimlerimdi. Birkaç tanesine baktım. Yemek yerken, dolabımdayken, kızlarla sınıftayken ve… Barış’layken.

Kar BeyazBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!