7

539 16 5



Ve anlattılar. Bu ihtiyar kadın Rus'muş ve fevkalâde güzel bir kızı varmış. Bu kız evvelâ, gitar çalan fakir bir Rus artistiyle sevişir. Beraber senelerce yaşarlar. Nedense bir türlü evlenemezler. Rus genci çok fakir, çok... Kızla Beyoğlu'nun küçük bir odasında sefil yaşıyordular. Rus genci lokantalarda filân gitar çalarak biraz para kazanıyor. Kız bu sefalete senelerce katlanır. Çünkü hisli ve münevver bir kadın. Herkesin ehemmiyet verdiği şeylere o ehemmiyet vermiyor, lükste gözü yok. Fakat ne kadar olsa kadın. İhtiyaçları tatmin edilmedikçe büyüye, büyüye, kendisinin farkına varmadığı büyük bir ızdırap haline geliyor.

Nihayet bu kızın karşısına zengin ve güzel bir adam çıkar. Bir Rum. Onu sever, Rus gencinden ayırır, Osmanbey tarafında bir apartmana alır, beraber yaşarlar.

Artık refah, para, eğlence, her şey...

Rus genç yine Beyoğlu'nda, bazı Rus lokantalarında gitar çalarak hayatını kazanmaya devam eder, o kadar mağrurdur ki hiç kimseye ıstırabından bahsetmez.

(Hikâyenin burasında Neriman'ın alâkası artmaya başlamıştı.) Kız artık her baloda görünüyor. (Neriman'ın dayızadeleri kızın tuvaletlerini anlatıyorlar. Neriman'da alâka daha şiddetli). Her gün otomobilde. Fakat herkes dikkat ediyor, Rus kızı mahzundur, çok mahzun. (Neriman, âdeta sıçrayarak):

- Niçin? (diye soruyor) Çünkü... (diye anlatıyor, dayısının kızları) Bu, tahsil görmüş bir kızdır ve sathî şeylere kıymet vermez, hakikî güzellikler arar. Musiki, mütalâa ve samimiyet (demeye getiriyor dayısının kızları), Rus genciyle yaşarken kız bunların hepsini buluyordu. Fakat Rum genciyle yaşarken bulamıyor. Yeni hayatı sahte. Etrafını alan yeni insanlar çok mânâsız. Halbuki Rus kızı, eski sevgilisiyle yaşarken, etrafında hep görgülü, samimî adamlar var. İhtilâlden kurtulmuş Beyaz Ruslar.

Bunların hepsi fakir. Fakat hep kıymetli adamlar. Hele başlarından o kadar şey de "geçince büsbütün anlayışları artmış, sefalet onları terbiye etmiş."

Velhasıl, bu Rus kızı büyük bir hata işlediğini anlamış (ve yaşlı ihtiyar kadının tabirine göre) hakikî kıymetlerle medeniyetin sahte kıymetleri arasındaki farkı çok iyi görmüş ve üstüne bir mahzunluk çökmüş. Apartmanda ipek yastıklar arasında, hep ağlarmış. (Neriman'ın alâkası en son şiddetinde, artık sebep sormuyor ve bütün dikkatiyle dinliyor.)

Nihayet, kız, bir gece yarısı, erkek evde yokken yatağından fırlar, sokağa çıkar, Beyoğlu'na gelir, eski sevgilisini odasında arar, bulamaz, bütün Rus lokantalarını, kahvelerini dolaşır; nihayet, meyhane gibi bir yerde onu görür.

Rus onu göremez. (Neriman'ın gözleri öyle büyür ki!) Kız bir kenara oturur. Rus genci gitar çalıyor. Amma eskisinden daha çok güzel, daha içli çalıyor. Hattâ kız ağlar. Bir aralık dayanamaz, yerinden fırlar, sevgilisine koşar ve herkesin içinde bağırır:

- Ben bir alçağım. Sana tekrar geliyorum. Beni kabul et!" der.

Rus genci hiç cevap vermez, gitarını çalmaya devam eder. Çaldığı hava da onların seviştikleri zamanlara ait bir hatıra. Kız, meyus bir halde oradan çıkar, otomobile atlar, deli gibi apartmana gelir, odasına kapanır ve bütün bunları bir mektuba yazarak revolverle intihar eder.

Bu hikâyeyi anlattıktan sonra kızlar ilâve ettiler:

- Bu vak'a evvelki gece oldu. Demin gördüğün kadın o kızın annesidir. Kızla biz de son zamanlarda tanışmıştık. Bize gelip giderdi. Üç gün evvel burada, senin şu oturduğun koltukta oturmuştu.

Neriman titredi ve baloyu filân unutmuştu. Bu hikâyeyi adeta sırf kendi mukadderatına ait bir şey gibi dinlemişti. Ne benzeyiş! Rus kızının şahsında kendisini, Rus artistinin şahsında Şinasi'yi ve Rum gencinin şahsında Macit'i görüyordu.

Fatih HarbiyeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin