》0》0》2》

61 1 0
                                        

Çalan telefon sesiyle ofladım. "Sabah sabah kim bu beyinsiz ya." diye mırıldanırken elimle telefonu aradım. Telefon yataktan yere düşerken sinirle yastığı kafama bastırdım. Yataktan doğrulup derin bir nefes aldım. Telefonu elime alıp arayana baktım. Doğan yazısıyla gözlerimi devirdim. Boğazımı temizleyip "Efendim, Koca oğlan ." dedim. Eminim yine beni öldürmek istiyordur. Ama yine her zamanki otoritesini bozmayarak "İyi günler Dila Hanım. Bu gün saat 3' te size bir araba gönderecegim."

Gerçekten bu kadar ciddi olmak zorunda değilsin. Biraz rahat olsana.

"Peki, Koca oğlan . Niye, nerede demeyeceğim çünkü söylemeyeceksin. Artık anlıyorum seni. Neyse kendine iyi bak Koca oğlan." deyip kapattım. Yataktan kalkıp salona girdim. Radyodan hareketli bir şarkı açıp banyoya girdim. Suyu ayarlayıp altına girdim. Ilık su gerçektende bir mucizeydi. Duş alırken aynı anda da şarkı söyleyerek dans etmeye başladı.

°°°°°°°°°°°

Beyaz tişört ve siyah bir tayt giydim. Saçlarımın havluyla ıslağını alıp taradım. Siyah sırt çantama ihtiyacım olacak eşyaları koydum. Karnımı doyurmak için salona doğru ilerledim. Duvardaki saate baktıgimda daha saat yeni 10 olmuştu. "Bu koca oğlan yüzünden şimdi uyuyor olacağım zamanı sıkılarak geçireceğim." diye sızlanarak mutfağa girdim. Uzun uzadıya kahvaltı hazırlayamayacağım için sandiviç yapmaya karar verdim. Ekmek sepetinin boş olduğunu görünce "Aaa ciddi olamazsın. Bana bunu yapacak mısın cidden? Aşağı kim inecek şuan?" diye sızlamaya başladım. Yatak odasına geri dönüp cüzzanımı ve .................(ayakkabının adı) aldım. Askılıktan duran hırkayı giyerek merdivenden inmeye başladım. Hemen karşıdaki bakkala girdim. İçeride iki tane erkek müşteri vardı. "Günaydın Mehmet amca." derken etrafı incelemeye başladım.

Tabiki de sadece ekmek almayacağım.

"Günaydın kızım." diye bana cevap verdikten sonra diğer iki kişiye hitaben "Bakın gençler, ben kendimi bildim bileli bu sokaktayım ama öyle bir isim duymadı. Adresi karışırmışsınız herhalde." Raflardan istediklerimi alırken onları dinlemeye devam ediyordum.

Bu bende alışkanlık oldu herhalde.

Müşterilerden biri tekrar konuşmaya başladı. "Herhalde karıştırdık amca. Biz buraların yabancısıyızda." Diğeri lafa girip "He biz Adanalıyız abi." Bir şaplak sesi geldi. " Adama ne oğlum bundan. Neyse diğer esnaflar da tanımıyormuş zaten. Hayırli işler amca." deyip gittiler. Salak olan yedi herhalde tokatı.

Kucağımdakileri Mehmet amcanın önündeki masaya koydum ve bakkaldan çıkan . "Birde ekmek alayım." dedim. Mehmet amca bir poşet çıkarıp ekmek koydu. "Bunlar yeni mı taşınmışlar buraya daha önce görmedimde." Diye sordum. Dinlediğimi belli etmemeye çalışarak. "Yok be kızım. Faruk Demir diye birini arıyorlarmış. Arkadaşlarıymış ama ben pek inanmadım. Tekin birilerine de benzemiyorlar zaten."

Faruk Demir mi? Faruk Adanalı mı ki?

"Bir dakika Mehmet amca bunlar burada kalsın gelicem." diyip hemen bakkaldan çıktım. Etrafıma baktım adamla üst taraf sağ köşeden dönüyorlardı. Arkalarından koşmaya başladım. Köşeyi dönünçe dikkat çekmemek için hızlı hızlı yürüdüm. Aynı andana onlara seslendim.

"Afedersiniz." yanlarını gelince durdum. Onlarda durdu. "Buyur bacım." dedi. Sinirli olduğuna kanat getirdiğim adam. "Şey az önce kulak misafiri oldumda birini arıyorsunuz? Faruk Demir' i. Ben yardımcı olabilirim." Adamın çatık kaşları düzeldi. Yüzümü dikkatliçe inçeledi. Amacımı anlamaya çalıştı. "Sen kimsin? Nereden tanıyorsun onu?" Elimle oynama başladım. Başımı eğdim. "Şey benim erkek arkadaşım." Bu sefer diğeri konuştu. "Ben demiştim abi. Bak ırz düşmanının birde sevgilisi varmış. Birde bacımı kaçırıyor şerefsiz." Ellerimi havaya kaldırıp salladım. "Hayır yanlış anladınız. Biz sevgili değiliz. Sadece arkadaşız. Sizi de onun arkadaşları sanmıştım fakat değilmişsiniz." Dedim mahcup bir sesle "Biz o kanı bozukla nasıl arkadaş olalım? Onu gördüğüm yerde anlının çatından vuracam." Adam elini havaya kaldırdı. Diğerine vuracakmış gibi yaptı. "Sus lan gerizekalı." deyip sabır çekti. Sonra tekrar bana hitaben "Bacım sen bu adamın nerede olduğunu biliyor musun?" Başımı olumsuz anlamda salladım. "Üzgünüm bilmiyorum. Ama Bir hafta önce Adana' ya gitmişti. Neyse şey annem beni merak eder. Iyi günler." deyip arkamı döndüm. Derin bir nefes aldım. Yüzümde bir sırıtış oluştu.

Sesimi DuyHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin