Bölüm3~

1.7K 154 7

"Kimden bahsediyorsun Jongin'ah?"

Neden bu kadar telaşlandım ki?
Sanki Suho'yu seçse ne olacaksa.

"O hyung.Büyük gözleri olan."

Kafamı tekrar oraya çevirdiğimde Kyungsoo'nunda Jongin'e şaşkın bir şekilde baktığını gördüm.
Suho ikimizi süzüp yanımızdan geçip giderken kendimi ona bakarken buldum.

"Herneyse Jo--"
Arkama döndüğümde Jongin çoktan gitmişti.
Ah bu çocuk.

----

Jongin hızla yürüyen çocuğu takip etmeye devam etti.
Bunu neden yaptığını bilmiyordu.
Garip bir şekilde onunla konuşmak istiyordu.
Onu tanımak ve..
Çocuğun arkasına dönmesiyle düşüncelerine ara verdi.

"Neden beni takip ediyorsun?"

Çocuğun ses tonu bile etkileyeciydi.
Jongin en son ne zaman böyle hissettiğini hatırlamıyordu bile.

"Ben sadece adını öğrenmek istiyorum."

Kyungsoo duraksadı.
Neden bu yakışıklı esmer çocuk onunla ilgileniyordu ki?

"Do Kyungsoo."

Kısa ve öz.
Daha sonra arkasını dönüp yürümeye devam etti.

"Bende Kim Jongin memnun oldum!!"

Bağırmayla tekrar arkasını döndü.
Jongin parıldayan koyu kahve gözleriyle yaptığı herşeyi izliyordu sanki.

"Üzgünüm.Ama erkeklerden hoşlanmıyorum."

Kyungsoo söylediği şeyle karşısındaki çocuğun tepkisini izledi.
Çocuğun suratında şok olmuş bir ifade vardı.
Bunu neden söylemişti ki şimdi?
Jongin birşey söylemek istiyor ama kelimeler ağzından çıkmıyor gibiydi.

"Be- ben sadece.."

Cümlesini tamamlayamadan Kyungsoo ordan uzaklaştı.
Jongin ilk defa başına gelen bu olayla afalladı.
Duvara toslamış gibi hissediyordu.

----

Sokağın başına gelince duraksadım.
Mahalle halkı sebze satan satıcının başında toplanmıştı.

"Pa-pardon geçeb- ah geçebilir miyim?"

Teyzelerin arasından geçerken biran boğulacağımı hissettim.
Tabi boy da kısa olunc-
"Hele dur bakim.Siz yeni taşınmadınız mı?"

Arkamdan gelen teyzenin sesiyle o tarafa döndüm.
Şimdi hepsi sanki taze kan bulmuş vampir gibi beni inceliyorlardı.

"Amanda aman yakışıklıymış kız bu."

"Kibar bişeye de benziyor bunu Baekhyun ve Chanyeol'la tanıştırmayalım."

Etrafımı sarmış hepsi birşey söylüyordu.

"Elmacık kemikleri de baya çıkıkmış kız kıkhıkhık"

"Ah teşekkür eder-"

"Kız Syunwa senin gelinin suratına benziyor"

Gelin derken ?
Erkeğim ulan ben!

"Ay ay evet kıız."

"Eh izninizle geçeyim."

Beni takmıyorlar bile.
Kendi aralarında gelin hakkında konuşmaya başladılar şimdi de.
Allah'ım ne günah işledim?

"Pa-pardon geçe--"

"--Ay işte ondan sonra bizim kız nişanı atmıştı.Sen bilmiyorsun ne yelloz o. Onu gelin aldığım güne lanet olsun!"

"Be-ben geçsem?"

Hanımların aralarından geçmeme bile izin vermiyorlardı.
Anneğğ nerdesin?
Oh öleceğim.
Cesetimi bile bulamayacaklar bu ortamda.
Daha sonra da---

"Selam güzel hanımlar nasılsınız?"

Duyduğum ses tonuyla kafamı o tarafa çevirdim.
Suho içten bir gülümsemeyle kadınlarla muhabbet etmeye başlamıştı.

Ona baktığımda gözlerini bana çevirip göz kırptı.
Ona borçlandığımı hissettim.
Ağzını oynatarak "Kaç kurtar kendini"dedi.
Suratını dramatik bir tavıra sokmuştu.
Kahkaha atmamak için yanağımı ısırdım ve eve yürüdüm.

Eve girer girmez kendimi banyoya attım.
Uzun sıcak bir duştan sonra havluyu belime sarıp odama geçtim.
Saçlarımı kurulurken kafamı kaldırmamla perdenin ve pencerelerin sonuna kadar açık olduğunu görmem bir oldu.
Ama önemli olan nokta;
Suho pencereden nerdeyse düşecek kadar sarkmış bir şekilde bana bakıyordu.
Bir elinin baş parmağını kaldırıp havada sallamaya başladı.
Aynı zamanda "Devam devam"diye bağırıyordu.
Hemen koşup pencereyi kapadım.
Pencereyi kaparken kolumu kaldırmış seksi bir görüntü sunmuştum.
Şimdi de ağzı "uuuu"şeklindeydi ve deli gibi kahkaha atıyordu.
Hemen perdeleri de çektim.
Rezil olmadığım herhangi bir zaman dilimi var mı acaba?

Başa Bela KomşumBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!