"Ilgın hanım artık ayağınızda hiçbir şey yok sapa sağlam"

Bugün Ilgın' la hastaneye geldik. Ayağıda iyileşti, Buda demek oluyor ki Ilgın evden gidiyor. Aslında alışmıştım hergün kahvaltıyı o yapıyordu.

"Bahadır hadi gidelim"

Arabaya gittik. Aslında ayağı daha önceden iyileşmişti ama biz bahane olsun diye evde konuyu açmamıştık. Yani aynı evde güzel oluyordu. Gelirken hiç konuşmadık, ikimizde biliyorduk ne olacağını.

Eve geldiğimizde kıyafetlerini toplamaya başladı. Bende kaldığı hergün bana aşağıdan kıyafet aldırıyordu. Nerdeyse dolabı bana taşıdı.

"Bahadır şu çantayı açsana"

ILGIN'DAN...........

Çantayı açtı bende içine, katladığım yığını sıkıştırmaya çalışıyordum ama ellerimde sıkıştı tabi, sonra Bahadır' a baktım çok yakındık. Kalbim çok hızlı atmaya başladı. Bahadır' ın nefesi yüzüme çarpıyordu. Bu durumdan ilk kendine gelen Bahadır oldu.

" Ellerinmi sıkıştı?"

"E...evet"

"Çıkart hadi."

"Aa! Evet tabi"

Ellerimi yukarı zorla sıyırarak çıkarttım. Oda çantayı eline alıp kapıya yürüdü arkasından gittim. Evimin önüne gelince çantayı bana verdi.

"Görüşürüz Bahadır."

"Görüşürüz"

BAHADIR' DAN............

İşte gitti küçük Ilgın niye bana bu kadar koydu? O çantayı doldururken olan şey, kendimi zorla kendime getirdim. Az daha onu... Neyse eve gittim. Az sonra kapı çaldı.

" Immm şey... Evi toplamamışız birde sana yemeye bişeyler yapmak istedim.

" Olur"

Beraber ebi toplamaya başladık. Gerçekten baya dağınık. Ilgın' a yaptığım yatağı bile toplamamıştık. Heryeri topladıktan sonra o yemek başladı. Gerçekten güzel yemekleri var.

"Ahh!"

Hemen mutfağa koştum.

"Ilgın ne oldu?"

"Bilirsin rutin kalp sıkışmaları. Ah!"

"Evet. Gel balkona biraz nefes al."

Beraber balkona çıktık. Havayı sonuna kadar içine çekti ve verdi.

"Daha iyimisin?"

"Evet. Saol."

Diyip bana doğru döndü ve kollarını boynuma dolayıp sarıldı. Bende belinden tutup sarıldım. Saçlarının kokusunu sessizce içime çektim.

"Evet. Yemek yapmaya devamm!

Nasıl bu kadar erken ruh hâli değişebiliyor şaşırıyorum.

ILGIN'DAN...........

"Sana yardım ediyimmi?"

"Sen anlamazdın??"

"Öğretirsin"

"Tamam o zaman soğan doğra"

"Soğan gözlerimi yakıyor"

"Benimde yakıyor yardım ediceksen soğan doğra. Hem sen erkeksin dayanırsın. Yoksa dayanamazmısın?

"Tabikide dayanırım."

Damarına basmıştım. Hemen yola geliyor.

Soğan doğrarken gözlerini ovuşturmaya başladı. Bu haline gülesim var ama tutuyorum.

"Ilgınnn! Çok acıyorr!"

Artık tutamıyorum.Gülmeye başladım. Bana sinirle bakmaya başladı, hemen içeri kaçtım. Arkamdan gelip beni koltuğa yatırdı. Üstüme çıkıp gıdıklamaya başladı.

"Bah... Bahadır yete... Ayy... Ölüyorüm.... Baha...

"Sen kaşındın Ilgın"

"Tamam. Tam... Özür di... Dilerim... Ayy...

Bahadır gıdıklamayı kesti sadece üstümde duruyordu. Yine çok yakındık. Gögüs kafesim çok hızlı inip kalkıyordu. Sanırım öleceğim.

"Özrün kabul edildi"

deyip üstümden kalktı. Ahh! Ölüyodum.

"Neyse ben eve gidiyorum görüşürüz" deyip ona dil çıkarttım.

"Ilgınnnn!"

"Tamam tamam. Görüşürüz"

"Görüşürüz"

---------------------------------

SELAMLAR KANKALAR AYY O YAKINLAŞMALARI YAZARKEN UTANDIM. DERMİŞİMM :D BİRAZ UTANDIM TAMAM. Nys VOTE AND YORUM PLZ :*** :D

∞ HASTA SEVGİLİM ∞Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!