2- "Tanem, birTanem."

349 22 13

Tanem'den...

"Ama anne. Yurtta kalmak istediğimi biliyorsun. Ev için daha erken değil mi?"

"Hayır Tanem. Hemen ev bakmaya başlamalıyız. Hem bir de ev arkadaşın olursa kirada da sıkıntı çekmeyiz."

"Ama yurtlar beda-"

""Hayır Tanem. Gel, internetten ev ilanlarına bakacağım. Hemen bulup büyük eşyalarını taşımalıyız."

                 °•○●°•○●°•○●

Konuşmamızın üzerinden yaklaşık 3 hafta geçmişti. Güzel bir ev bulmuştuk, nezih bir apartman dairesiydi. Ev arkadaşımı henüz görmemiştim. ama ismini öğrenip Facebook, Twitter, Instagram bırakmamış, heryerden araştırmıştım. Evet sadece araştırmakla kalmıştım çünkü kızın hiç bir yerde hesabı yoktu. Zaten bugün akşam uçağıyla gidecektim. Annemle evi bulur bulmaz eşyalarımın yarısını taşımıştık. O yüzden şimdi tek başıma gitmem gerekti.

Ne kadar yurt hayatı da yaşamak istesemde, ev de iyi fikirdi aslında. İstanbul gibi bir yerde yurtlar özel olmadığı sürece biraz tehlikeliydi. Hem ben Spn'mi, TeenWolf'umu, PLL'mi, HIMYM'ımı doğru düzgün izleyemezsem, dakika başı internete girip watty'deki güncellemelerime bakamazsam, bağıra bağıra şarkı söyleyemezsem ne anlamı vardıki. Kızlar gecesi için zaten bir ev arkadaşım vardı. Bi kaç tane de üniversitede tanışsam al sana kızlar gecesi!

Valizimi kontrol amaçlı bir kez daha baktım.

Havlu, diş fırçası, tarak... Tamam

Şarj aleti, laptop, kulaklık..Tamam

Bakım şeysileri...Tamam

Kitaplarım...Tamam

Forma... Formam yok!!!

Telaşla bomboş olduklarını bildiğim halde dolaplarımı, çekmecelerime baktım.

"Valizine her şeyi koydun değil mi Tanem?"

"Neredeyse her şeyi..."

"Ne arıyorsun yine. Otuz kere kontrol ettik bir eksik yok işte."

"Fenerbahçe formamı bulamıyorum.."

"Ha onu ben makineden yeni çıkarmıştım. Onu da götürmeyiver."

"Olmaz anne! Onsuz olmaz. Ver sen onu bana."

"Islak ama-"

"Ver sen ver, bişeycik olmaz."

***

"Abi! Şuradaki sırt çantasını getirsene bana." diyip dışarı çıktım. Herşey tamamdı.

Güle güle eski evim.

Havaalanına geldiğimizde herkesle tek tek sarılıp vedalaştım.

Annem, her zamanki gibi ağlayıp öğütler sıralamıştı.

Babam, "Tanem, birTanem." gibi bir espri yaparak bana sarıldı.

Abim Kaan, "Ben seni özlemem ki." diyerek odunluğundan taviz vermedi. Ama emindim ki ben uçağa biner binmez beni arayacaktı.

2 saat kadar bir süre sonra müthiş eğlenceli uçak yolculuğum -hıza ve ekşına bayılırım- bitmiş İstanbul'a inmiştim. Havaalanında hediyelik eşya satam bir yerde güzel fenerbahçeli bir kupa gördüm. Acaba ev arkadaşıma da alsa mıydım? Fenerbahçelidir kesin o da. Yani ben, Tanem, dış görünüşümden "Ben FB'liyim lan" diye kendimi belli ederdim.

İnanmazsınız ama küçükken diş tellerimi bile sarı lacivert yaptırmıştım. Aşırı fanatik olmasamda takımıma bağlıydım. Yani benle kalmayı kabul ederse o da Fener'lidir diyerek ona da bir tane aldım.

Hadi bakalım Tanem, yeni hayatına hoşgeldin....

***Aynı anda başka bir yerde

Evet işte şimdi oldu. Ev arkadaşım -adı herneyse işte- buna bayılacaktı. Sonuçta odasını sarı kırmızı bayraklarla süsledim,boru mu?

İlk iki bölüme gelen yorum ve voteler bizi çok mutlu etti :) Sizi seviyoruuz :* Diğer bölümde görüşmek üzere :)

Diğer hikayemiz DalgaKıran'a da bir göz atın derim :)

AMFİDEKİLER [Askıda]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!