Afra'nın anlattığı ve aynı zamanda ses kaydına aldığım şu hikayeyi Eray'ın el hareketleriyle ''yemek'' demesiyle durdurmuştum. Muhtemelen dördüncü dinleyişimdi. Beni biraz da olsa geriyordu.İçimden bir ses Eslem sayesinde bu işten kılpayı yırttın, hiç bulaşma diyordu. Diğer ses ise inatla Panthea'ya, cadı adaylarına, bir merak üzerine girip de çıkamayan ya da çıkmayı başarıp da her gün girmek zorunda kalan insanlara yardım et diyordu.Sanki şu çizgi dizilerde bir yolun ikiye ayrıldığı ve çıkış için birini seçmek zorunda olduğunuz yollardan birindeydim.Ve inanın bilmiyordum ne yapacağımı.

 Eray ile gidip yemekhane sırasına girdik.Birkaç kişi arkamızda grup halinde duran Eslem ve Afra'yı gördüm. Yanlarında bir kız daha vardı ama adını bilmiyordum.

 ''Hey Eslem.'' dedim ve çağırdım.Tabii arka sıralardan itiraz sesleri gelmedi değil ama umursamadım.

 ''Kampa geliyor musunuz çocuklar?'' dedi adını bilmediğim kız.

Eslem okulun oldukça aktif olan gezi ve kamp tarzı etkinlikler düzenleyen bir gruba üyeydi.Yanlış bilmiyorsam tüm organizasyonu yapanlardan biriydi.

 Yemeklerimizi alıp da masaya oturduğumuzda daha rahat konuşma imkanı bulduk.Eray gelemeyeceğini, bu tarz şeylerin ona göre olmadığını söyledi.

 ''Ah yapmayın.Gençer sana sormuyorum,geleceksin.Çünkü seni de gruba üye yaptım.'' dedi Eslem.

 ''Neden böyle bir şey yaptın ki?Yani böyle kamp ateşinde romantik anlar yakalamak için illa bir üyeliğe gerek yoktu.Odama gelebilirsin.Gerçi neden söylüyorum ki? Geçen gelmiştin değil mi?'' Eray ve Afra gülmüştü.Bu Eslem'i sinir ediyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.Onun bu halini görünce ben de güldüm.

 ''Toplanma yeri okul bahçesi.Ancak sen kehanetli evin önünde bizi bekle.Grubun diğer organizatörleri çocukları alıp gidecek.Biz daha sonra gideceğiz.''

 ''Biz?'' 

 ''Saat altıda orda ol ve bir dakika bile gecikme Gençer.''

***

 Sorularıma zar zor cevap aldığımdan çantama neler koyacağımı da bilmiyordum ya neyse. Üstüme birkaç parça bir şey ve el feneri aldım.Kol saatimi de taktıktan sonra Eray'a bir beşlik çakıp hızlı hızlı eve doğru yürüdüm. Altıya on dakika vardı.Kesin yine bir sürprizle karşılaşacaktım ya hadi hayırlısı. Bahçe duvarını atlarken derin bir nefes aldım. Ev görünmeye başlamıştı ve oldukça korkutucuydu. Hızlı adımlarla evin önüne kadar geldim ve bir ağaca yaslanıp bekledim.(18:03)

 Kapı açıldı ve üç kişi çıktı. Merdivenlerden indiklerinde ancak tanıyabildim.Eslem, Afra ve-ve Baran.

 ''Bunun burada ne işi var?'' dedi Baran.

 ''Eslem çağırdı.'' dedi Afra korkmuş bir şekilde. Birkaç adım yanlarına yaklaştım.Kollarımı önümde bağlayarak:

 ''Sorun mu vardı?'' dedim.

 Eslem:

''Hey çocuklar tamam. Siz ikiniz önden gidin.'' dedi Afra ve Baran'a bakarak.Ardından  koluma girdi.Onlar biraz ilerlediklerinde söze başladım:

 ''Beni neden buraya çağırdın Eslem?''

 ''Az önce üçümüz şu günlük ihtiyacı tamamladık.Evet ben buna bir ihtiyaç diyorum çünkü bu bir çeşit bağımlılıktır.Vampirin ihtiyaç duyduğu kan gibidir yada bir alkol,bir sigara...Ne dersen işte.Okulda bizim gibi başkaları da var ancak kimse kendini belli etmek istemediğinden eve farklı yollardan girmeyi deniyorlar.Çünkü bu durumu bir çeşit zayıflık olarak görüyoruz ve bildiklerimizi sır olarak tutuyoruz.Ancak Eray ve sen hem kehaneti hem de üç kişiyi öğrendin bile.'' 

 ''Ve?''

 ''Ve Baran senin de girmen gerektiğini düşünüyor.''

***

 Kamp yeri fazla uzakta değildi.Göl kenarında güzel bir yerdi.Grubun başkanı aynı zamanda okulun da başkanı çocuk konuşmasında bunun bir çeşit moral etkinliği olduğunu söylemişti.Neyin moraliydi bilmiyordum.Okulu kökten kaldırsalar mucizevi bir moral etkinliği olurdu sanırım.

 Çocuklar gitar çalıyor dans ediyorlardı. Kimileri başımızda okuldan herhangi birinin olmamasının verdiği rahatlıkla başka şeyler de yapıyordu tabii ama kimse aldırmıyordu. Herkes kendi dünyasındaydı.Ben de öyle.Vaktimi Eslem'le geçirmek istesem de bazen gitmek zorunda kalıyordu.Geri geldiğinde grupla ilgili bir şey diyordu.Ama yüzünde garip bir ifade vardı.

 Eslem'in boş bıraktığı anlarda kızlar geliyordu.Daha sonra bir ara yanıma Baran geldi.

 ''Başına büyük bela aldın.Adonis seni biliyor.''

 ''Sıkıldım şu ev muhabbetinden.'' dedim.

 ''Kendini süper kahraman falan sanıyorsun.Eslem sana neden yardım ediyor bilmiyorum ama kendini çok kaptırma.''

 ''Ben kendimi çok kaptırırım biliyor musun? Mesela karşımda ukala ukala konuşan çocukların yüzüne bi tane indirirken çok kaptırırım.Güzel kaptırırım.''

 Tam birbirimize giriyorduk ki hemen yanımızda zar zor yürüyen Eslem'i gördüm.Hızlıca oturduğum taşın üstünden kalktım ve onu tuttum.Tam o anda da bayıldı zaten.

 ''Eve gitmesi gerek.'' dedi Baran telaşla.

 Hemen onu kucağıma aldım ve kalabalıktan sıvışmaya çalıştım.Hemen arkamda da Baran vardı. Hızlı hızlı konuşuyordu:

 ''Daha bir saat önce eve girdi,böyle olması normal değil. Onu hemen eve götür ve kapıdan içeri girmesini sağla.Hemen.''

 ''Götür mü?''

 ''Dostum burda kalmam gerek, kamptakilere birinin göz kulak olması lazım.''

 ''Gruba üye bile değilsin.Zaten o kadar görevli insan var. Şuna yemiyor desene.'' dedim ve arkama bile bakmadan Eslem'i eve taşımaya çalıştım.Bu işte tek başımaydım, haydi bakalım.Etrafımı da göremiyordum ki, hava iyice kararmıştı. Ayıldığını çıkardığı iniltilerden fark ettim.

 ''İyi misin? Beni duyabiliyor musun?''dedim.

 ''Gençer, korkuyorum.Çok korkuyorum.''

 Yurdun ışıkları gözüküyordu yani ev de burada bir yerde olmalıydı.Biraz daha ilerledikten sonra evi de gördüm.-Kehanetli evi-Bir penceresinde ışık yanıyordu.Bu duruma şaşırmadım değil ama hemen merdivenleri çıktım ve kapıyı açtım.

 Şimdi ne yapacağımı biliyordum.

 Yardım edecektim.Yolumu seçmiştim.Eslem'i yalnız bırakmayacak ve bu kehaneti kaldıracaktım.

 Eslem'le birlikte içeri girdim ve kapıyı kapattım. Kapıyı kapatırken çıkan ses içerde uzun süre yankılandı. 

-Arkadaşlar bu bölümde biraz heyecan katmaya çalıştım.Umarım beğenirsiniz.Hikayemi düzenli olarak okuyanlara çok teşekkür ediyorum. +8 vote yb

KEHANETBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!