4. Bölüm

8.8K 531 231

1K OLDUK OKUYANLARA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ :))

Kemal ne yapıyordu acaba? Aniden ortadan kaybolmama dair bir şeyler düşünmüş olabilir miydi? Ya da umursamayıp işine geri mi dönmüştü? Onun umrunda bile değildim. Yapacak daha önemli işleri olduğunu düşünüyordum.

Babam, yalnızlığım ve daha bir çok duygularımla birlikte beni odamda yalnız bırakıp gideli yarım saat kadar olmuştu. Deliriyordum. Telefonum en iyi dostumdu ve şuan benden uzakta, savunmasız bir şekilde tek başınaydı. Merdivenlerden aşağı indim mutfakta zıkkımlanıyordu. Evden gitmesi umuduyla tekrardan odama çıktım.

Zaman geçirmek için duş almaya karar verdim. Duşta yaklaşık yarım saat durdum. Derilerim büzüşmeye başlamıştı.

Havluya sarınıp odama geçtim. Giyindikten sonra merdivenlerden aşağı indim. Evde bir canlının olduğuna dair hiç bir iz yoktu. Fırsattan yararlanıp babamın odasına girdim. Telefonumu saklayabilecek yerlere bakmaya çalıştım. Lanet olsun ki, bulamadım.

Akşam olmuştu. Telefonsuz koskoca bir gün geçmişti. Laptobu açmak aklıma yeni geldiğinde bunu daha önce düsünemediğim için kendime beddua ettim. Laptobu açıp, internete girdiğimde kalbim içimdeki sinirden dolayı hızlanmıştı. Modemi yanında götürmüş!

Merdivenden gelen seslerle evde birinin olduğunu anlamıştım. Kapım hiç vurulmadan açıldı ve içeri babam girdi.

"Henüz uyumadın mı? Yarın okulun var." dedi.

Çok sinirlenmiştim. İçimden babaanneme saydırıyordum.

"Kendimi iyi hissetmiyorum... Yarın okula gidebileceğimi sanmıyorum."

Yarın okula gidersem Emine benim ağzıma sıçabilirdi.

"Neyin var?"

"Sanırım üşüttüm"

Yanıma geldi ve ateşime baktı. Allahıma şükürler olsun ki, sinirlenince kızarıp tenim yanıyordu.

"Haklı olabilirsin. Şimdi uyu."

Odamdan çıkıp merdivenlerden aşağı indi. Yatağıma uzanıp yattım. Sabah uyandıgımda saat çok erkendi. Babam çoktan hastaneye gitmişti ve bu sayede rahat hareket edebiliyordum.

***

Hastaneye gittim. Babamın önemli bir ameliyatı vardı. Odasına girdiğimde hemen çekmeceleri karıştırmaya başladım. Telefonumu orda görmüştüm direkt rehbere girip keMAL'in numarasını bir kağıda yazıp hastaneden ayrıldım.

Ordan annemin çalıştığı hastaneye geçtim. Annemin bulunduğu odaya girmiş ve ona hasta olduğumu, bu yüzden buraya geldiğimi söylemiştim.

"Sen benim yaptığım yemekleri yeme, dışarda ne bok bulursan yersen hasta olursun tabii."

"Sadece üşüttüm, anne!"

"Ama--" Kulaklarıma dolan ses ile annemin bakışlarını sesin kaynağına çevirdi. "Oh, çağrı... üzgünüm gitmeliyim. Burada bekle, tamam mı?"

Kafamı olumlu yönde salladım ve giderken "Sakın bir yere ayrılma" diye uyarıda bulundu.

Masanın üzerinde bulunan telefonunu elime alıp, keMAL'i rehbere kaydettikten sonra vatsapa girdim.

Profilini görüp üstüne tıkladım. Son görülme tarihi kapalıydı.

Ben: "Kemal"

Kendisine keMAL diyemezdim onun düşünceleri bana lazımdı.

Mesajı yazar yazmaz onlayn oldu. Bu çocuk hiç telefonunu bırakmaz mıydı?

O: "Aslı?"

Ben: "Benim olduğumu nasıl anladın?"

Vatsap SurvivorBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!