BÖLÜM 11

1.2K 52 24

Kafam Teomana milyonlarca küfür savururken ben bir bahane arıyordum.

"Ben evde değilim Teoman başka bir zamana ertelesek?"

"Yerini söyle gelip alacağım"

Sözümden dönememek en büyük zaafımdı.Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım.

"Martı Cafe"

İlk önce Hakanı arayıp bir arkadaşımın annesinin vefat ettiğini onunla olacağımı söyleyip yüzüne kapattım.Sonra Kerime bir arkadaşımın beni gelip alacağını gitmesini söyledim ama arkadaşımı merak ettiğini söyledi.Şimdide oturdum kurbanlık koyunlar gibi Teomanı bekliyorum.Gözlerim cafenin girişindeydi.İçeriye kot pantolonu siyah dar t-shirtiyle benim adamım geldi.Kızların ona bakarak konuştuğunu farkedebiliyordum.Bizim masaya doğru yaklaştıkça kalp atışlarımın ritmi bozuluyordu.Gözleri benim yanımdaki Kerimi görünce sinirle parladı.Ya da ben böyle düşünmek istedim.Masanın önünde durup ellerini cebine koydu.

"Kim bu?" diye sert bir soru sordu.

Kerim ayağa kalkıp Teomanın karşısına dikildi.

"Evet kim bu?"

İki ucu boklu değnek.Hadi bakalım Ahsen.

"Şey biz gitmeliyiz" dedim Kerime dönerek.Lütfen tatsızlık çıkarmasın lütfen.

Teoman Kerimin yanıt vermesini beklemeden belimden tutup sürükledi.Tabiri caizse aynı şekilde beni arabaya fırlattı.

Arabanın arkasından dolanıp sürücü koltuğuna geçti.

"Sen ne-" cümlemi tamamlamama izin vermeden ağzımı eliyle kapattı ve fısıldamaya başladı.

"Daha yeni uyudu"

Gözlerim eliyle gösterdiği yeri takip ederken dünya tatlısı bir bebekle buluştu.Alt dudağı sarkmış bebek koltuğunda yayıla yayıla uyuyordu.

"Bu bebeğe bir kaç gün bakmam gerek senin yardımına ihtiyacım var" gözlerimle ağzımın üstünde duran yüzümün yarısını kaplayan elini gösterdim.

"Ah pardon" diyip elini ağzımdan çekti.

"Bu senin çocuğun mu?" diye bir soru kaçtı ağzımdan.Arabayı çalıştırırken

"Bu seni ilgilendirmiyor" dedi

"Bakacağım çocuğun kime ait olduğunu bilmeliyim"

Gözünü yoldan ayırmıyordu.

"Kaybeden koşulsuz kazananın dediğini yapacaktı.Soru sorma hakkı verdiğimi zannetmiyorum"

"İddiaya gerek yoktu.Rica etsen gelir zaten bakardım"

Bana kısa bir bakış attıktan sonra gülümsedi.

"Yani bu iddia hakkımın hala yerinde durduğunu gösteriyor" dedi

"Haha çok geç"

Evin önüne geldiğimizde Teoman ürkek adımlarla arabanın arkasına dolanıp bebeği kucağına aldı.Bu halleri bebeği kıskanmama neden oluyordu.Bu kadar erken yaşta baba olacak kadar ne yaşadın Teoman? Evet bu soruyu onada sorucaktım.

Arabadan çıkıp onu takip ediyordum.Tek eliyle bebeği tutarken tek eliyle cebinden evin anahtarını çıkarıp bana uzattı.Anahtarı elimle kavradıktan sonra hızlı adımlarla Teomanın önüne geçip kapıyı açtım.İçeriye girip Teomanın içeriye girmesini bekledim.O girdikten sonra kapıyı kapattım.

TiryakiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!