Marry çığlık atar ama birşey yapamaz.Adam Marry'nin elini kolunu tutmuştur.Dışarda olan David çığlıklar duyar ve Bahçe kapısından içeri girer olanları görür ve adamı bir güzel benzetir.

 Marry kriz geçiriyordur.Çünkü bu ilk krizi değildir.David adamı dövtükten sonra hemen Marry'nin yanına gelir ve 

 D : İyi misin Marry ? İyi misin ? Bu adam sana birşey yaptı mı ? 

Marry ağlıyordur ve sakinleşemiyordur.David onu göğsüne yatırır ve sakinleşmesini bekler.Tam o sırada Belda ve Andrew eve gelirler.

B : Ne oldu ? David ne yaptın ona çabuk söyle ? 

Marry hıçkırarak ;

M : O , o bana birşey yapmadı.O beni kurtardı.İçeri bir adam girdi ve 

Marry daha fazla konuşamadı ve ağlamaya devam etti.Belda Marry'i ayağa kaldırarak yukarı odasına çıkardı.

B : İyi misin ? Çok korktum.Benim hatam seni tek bırakmamalıydım.Belda ağlamaya başlar.

M : Ağlama canım benim.Bende çok korktum.Şuan bunu söylemekten bende tuhaf duyuyorum ama iyi ki David oradaydı.

İkisi birden kıkırdarlar.

B : Artık ona karşı biraz daha iyi davransan Marry.O sana iyi davranmaya çalışıyor.

M : Bilmiyorum Belda.Bilmiyorum.David'e bir ara teşekkür ederim.Biraz dinlenmek istiyorum.Beni kaldırırsın.

B : Bir ara. ''Belda gülümser.'' Tamam tenekem benim yeter ki sen iyi ol.Ben seni kaldırırım.

Belda aşağı iner ve Andrew ile David oturuyorlardır.

D : O iyi mi ?

B : Evet iyi.Teşekkür ederim David sen olmasaydın daha da kötü olabilirdi.Tekrar teşekkür ederim.

D : Önemli değil.Bu kadar büyütme.Belda sana birşey sorabilir miyim ?

B : Tabi sor .

D : Marry sinir krizi geçiriyordu.Yani biraz.Bu daha önce de oldu mu ? Yani sanki daha önce olmuş gibiydi de ?

B : Sadece şunu söyleyebilirim.Evet daha önce de oldu ama nedenini sorma.

D : Tamam der ve Marry'i düşünmeye başlar.

B : Kahve yapacağım içer misiniz ?

A-D : Evet içeriz.

Belda mutfağa kahve yapmaya gider ve peşinden Andrew de gider.

Belda ağlamaya başlar.

A : Belda lütfen ağlama.Marry seni bu şekilde görmek istemez ve bende seni böyle görmek istemiyorum.Ben hep seni güçlü gördüm.Lütfen ağlama.

B : Benim yüzümden oldu.Eğer onu yalnız bırakmasaydım...

A : Tamam ağlama.Seni böyle görmek istemiyorum der ve Belda'nın gözyaşlarını siler.

David içerden seslenir : 

D : Ben biraz dışarı çıkıyorum.Andrew burada ol.Geleceğim der.

A : Tamam der ve kahvelerini alıp içeri geçerler.

David ..

Ya ona birşey olsaydı.Kahretsin onu neden bu kadar çok önemsiyorum ki .O beni umursamıyor bile.Bir teşekkür bile etmedi.Artık ondan uzak duracağım.Onu önemsemiyorum evet.Andrew Belda ile birlikte olabilir.Ama biz Marry ile .. Biz de nerden çıktı.Asla öyle birşey olmayacak.Ah o adam da kimdi ne arıyordu ki onların kapısında bizim blokta.Sikik adam eğer bir karşıma çıkarsa onu öldüreceğim.Son kez Marry'e bakacağım ve ondan uzak duracağım.Hem artık ondan banane onu neden önemsiyorsam.

David iki saattir dışarıda olduğunu hiç fark etmemiştir hep aklında Marry'i düşünmüştür ve sonunda bir karara varabilmiştir.

M : David nerede ? Sesi ağlamaktan biraz boğuk çıkmıştır.

A : Niye sordun ki ? Andrew kıkırdar.

M : Sadece teşekkür edicem Andrew ne var bunda hem sanane.

A : Tamam canım birşey demedim.

M : Bence de birşey deme zaten.Benimle uğraşma.

O sırada kapı çalınır ve Gelen David'dir.David içeri girmez ve Andrew'e

D : Ee Andrew eve geliyor musun ? Ben anahtarımı düşürmüşüm de .

Marry Andrew'e bakar otur işareti yaparak dışarı David'in yanına gider.

M : Öhöm..şey David.

D : Efendim der umursamaz bir şekilde .

Marry biraz şaşırmış ve kızmıştır.Nasıl böyle olabiliyordu.Bir ara iyi bir ara hemen eski haline kendini beğenmiş haline geri dönüyordu.

M : Be.. Ben teşekkür ederim.Sen orada olmasaydın belki..

D : Önemli değil.Bu kadar önemseme.Senin doğanda var bu unuttun mu ?

Marry sinirlenir.

M : Nasıl böyle hemen değişebiliyorsun ? Sana teşekkür ediyorum beni kurtardığın için ama o eski piç haline hemen geri dönüyorsun.Senin doğanda olan ne biliyor musun ? Kendini beğenmişlik.

D : David sadece güler.Aldığı kararı bir yandan uyguluyordur ama bir yandan da onu öpmek istiyordur.Ama buna engel olmak zorundaydı.

M : Benden uzak dur David.Sakın.Ha bu arada tekrar teşekkür ederim.Bana tekrar yüzünü gösterdiğin için.Bi an değiştin sanmıştım.

D : Birbirimizden uzak dursak iyi olur Marry.İkimizde birbirimiz için iyi gelmiyoruz.Bana yaklaşma.Yakınımda dolaşma senin canın yanar.Ona göre.

İkiside bu sözleri söyledikten sonra evlerine doğru giderler.Marry içeri girdiğinde Andrew'e 

M : Andrew gitsen iyi olacak der sinirli bir şekilde.

Andrew Belda görüşürüz dedikten sonra Belda sorar : 

B : Yine ne oldu Marry ?

M : Ne olacak yine o ibne haline geri döndü.

B : Onu önemsiyorsun değil mi Marry ? Söyle bana teneke ne zaman birbirmizden birşey sakladık ?Söyle bana canım benim ? Bence o da seni önemsiyor.Ama bunu ikinizde söylemiyorsunuz ? 

M : Kahretsin.Evet onu önemsiyorum.O restaurant gecesinden sonra bana birşeyler oldu Belda.Kendime hakim olamıyorum.Sadece önemsiyorum.Ve beni kurtardı.Ben onun değiştiğini sanmıştım.Ama yanılmışım.Biz sizin gibi olamayız Belda.Biz birbirimizden çok farklıyız..Artık onu umursamayacağım.Onu görmezden geleceğim Belda artık yok.Uzak duracağız.Onu benden uzak tut.

M : Kahretsin.Evet onu önemsiyorum.

Bu sırada Davidve Andrew gece kulübüne gitmek için Marry'lerin oradan geçer.Ama Andrew hiçbirşeyin farkına varmaz.

Marry bu sözleri söylerken David bu sözleri gayet iyi duymuştur ve sevinmiştir ama yapacak birşey yoktur.Aldıkları kararı uygulamakta kararlılardır ama bunu nasıl yapacaklarını ikiside bilmiyordur.

Okuduktan sonra oy vermeyi unutmayın.Lütfen gt yapıyoruz ve iki günde bir yeni bölüm gelecektir.Beklemekte kalın :)) 

AMOREMBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!