Belda ve David hala gülüyorlardı çünkü çok sarhoşlardı.Marry hemen Belda'yı alıp yatağına götürdü ve David de Andrew için aynısını yaptı.

Sabah olduğunda kahvaltı da ; 

B : Başım çok ağrıyor Marry dün akşamm çok eğlendim.Hiç bu kadar eğlenmemişitm.

M : Dün akşam gördüm.Çok belli oluyordu zaten teneke anlat bakalım neler yaptınız.

B : Gezdik.Çok şeyler yaptık.Marry bilmiyorum ama ilk defa bu kadar değişik hissediyorum.Andrew benim için giderek farklı birine dönüşüyor.Bilmiyorum.

M : Sanırım aşık oluyorsun teneke.

B : Acaba o da bana..Demeden kapı çalındı.

Marry ayağa kalktı ve kapıyı açtı.Karşısında Andrew duruyordu.

A : Belda'ya bakmıştım.

Belda hemen Marry'nin yanında belirdi. 

B : Efendim Andrew .

A : Bugün bir işin var mı ?? Sana çok özel bir yer göstermek istiyorum da .

B : Bilmem ki.Aslında Marry'i boşladım sanki.

M : Saçmalam teneke.Gidebilirsin.Hem benimde işlerim var.

Marry'nin aslında hiç bir işi yoktu.Bahçede oturup ya film izleyecekti ya da kahvesini izlerken boş boş çiçeklere bakacaktı.

B : Tamam o zaman bekle üsütümü değiştiriyorum.

A : Ee Marry sen nasılsın ? 

M : İyiyim sen ?

A : Bende iyiyim.Dün akşam David ile akşamınız nasıldı ?? Andrew kıkırdadı.

Marry şaşırmıştı.Belda ile ikisi sarhoştular.Nasıl olurda hatırlayabilirdi ki.

M : Tam bir akşam sayılamaz.Aman onunla ne akşamı geçireceğim.Neyse görüşürğz.

Andrew ile Belda arabaya atlayarak Andrew onu Hollanda Park'a götürdü.Belda arabadan indi ve bu  yere aşık omuştu.Bu yeri çok beğenmişti.Andrew onu gölün kenarına getirdi.

A : Ee ne düşünüyorsun ??

B : Burası harika Andrew burayı çok sevdim.

Belda çok mutlu olmuştu.İlk defa böyle mutluluklar yaşıyordu.Marry de kesin buraya gelmeliydi.Bir an dalmıştı ki Andrew onun elinden tutarak onu şelalenin yanına getirdi.

B : Andrew çok teşekkür ederim.Burası çok güzel.

A : Beğenmene sevindim.

Bir an ikisi göz göze geldi ve Andrew dayanamayıp Belda'nın dolgun dudaklarına yapıştı.Belda da ona karşılık verdi.Andrew Belda'yı kendisine çok bastırdı.İkiside duramıyordu Andrew Belda'nın dudaklarından kendini çekemiyordu ve Belda da bunun bitmesini istemiyordu ve sonunda ikiside durdu.Güldüler.

A : Bu kadar güzel olacağını hiç düşünmemiştim.Sen beni ne hala getirdin Belda.Ben,ben böyle değildim.Bana ne yaptığına bir bak.

B : Asıl senin bana ne yaptığına bir bak.Ben değişik duygular içindeyim Andrew.Bilmiyorum.

A : Senden hoşlanıyorum Belda.Ben şu ana kadar kimseyle böyle öpüşmedim.Tamam bir çok kızla takıldım ama kimseye böyle takılı kalmadım.

B : Benden senden hoşlanıyorum Andrew.Seninle olunca çok değişik biliyorum.Ben ve Marry hep hırçın olduk ama ben senin yanında çok huzurluyum.

A : Bende.

Andrew bende dedikten sonra tekrar Belda'yı öptü bu sefer sanki duramayacaklardı.Sanki ikisi birbiri için vardı.Sonra Belda kendini çekti.

B : Sürekli bunu yapamayız demi.

A : Benim için sorun yok.Seninle her zaman bunu yapabilrim dedi.

Marry : Evet çok güzel sıkılıyorum felan filan.Kahvede güzel olmuş hee.

O sırada kapı çalınır ve Marry'nin hiç tanımadığı bir adamdır ve sorar : 

M : Evet ?

Adam sarhoştur ve Marry'e asılır.

Adam : Canım sen yeni misin buralarda ? Bir uğrayayım dedim.

M : Ne diyosun sen be.Defol git burdan yoksa fena olur.

Adam : Ne yaparsın beni.Döver misin.

M : Hem de fazlası- 

Diyemeden adam Marry'nin kolundan tutar ve içeri sokar.

AMOREMBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!