İki

385 41 4

Kitapın orjinali @beaconxhills 'e aittir. Ben sadece çevirisini yapmaktayım.

"Hey Liam" hasta yatağının yanındaki sandalyeden kalktım ve elini tuttum. "Nasıl hissediyorsun ?"

Kalktı ve bacağını oynatırken yorgun gözlerini ovuşturdu. Bacağına bakarak "Tamam" diye mırıldandı.

Doktor daha odaya gelmemişti bu nedenle sadece bacağını yatağa uzatıyordu, kırıktı. Son derece acı dolu bakıyordu ve ona nasıl yardım edeceğimi bilmiyordum.

"Biraz su istermisin ?"

Başını salladı. "Lütfen"

Başımı salladım ve odadan dışarı çıkarak yürüdüm. Scott'a gittim. Vücudu göründüğünden daha sertti.

Ürpertici şekilde Liam'ın odasının dışında duruyordu. "Niye burdasın" diye sordum. Kollarımı göğüsümde birleştirdim ve suçlayıcı bir bakış attım. Düsününce hiç suçlayacı olmadığımı anladım. Bebek gibi bir suratım vardı yani sinirli bir hamster yada başka bir şeye benziyordum.

Kekeleyerek ve etrafa sinirli bakarak. "Ben sadece , umm - Stiles'ı bekliyordum"

"Bunlar ürpertici değil"

İlk Liam'ın bacağını kırmıştı şimdide ne cesaretle burada oturup gerçekten önemsiyormuş gibi davranıyordu ? Problem neydi ?

Liam'ın odasına dönmeden önce en yakın su kaynağına gittim. Hemşire'yi geçerek bir bardak aldım. Scott şükürler olsun gitmişti.

"İnsanları böyle karşılamayı kesmeleyim" diye içimden mırıldandım.

Liam'ın üvey babasının sesini duydum. "Yakında görüsürüz, Kendall" dedi. Garip bir şekilde kahkaha attım. "Üzgünüm". Gitmeden önce omzumu okşadı.

Liam'ın odasına geri döndüm. Koltuğu çektim ve bardağı eline tutuşturdum.

"Ne dedi ?"

"Kırık" Gergin bir ifadeyle kahkaha attı.

"Katılıyorum, bir süre önce anlam veremiyordun" diye cevap verdim iğneleyici bir sesle.

"Tamam. Burda kalmak istemiyorum" diyerek konuyu değiştirmeye çalıstı ve ayağa kalktı.

"Nereye gidiyorsun?"diye sordum ve o sırada onu düşmekten kurtardım.

"Çatıya gidiyoruz" Bana güldü tutunmak için kollarıma dolandı.

"Evet, şimdi kimse gelmiyor ama hızlı olmalıyız"

Odasından çıktık ve asansöre bindik. Çatı yazan düğmeye bastım ve kapılar kapandı. Niye böyle etiketlenmişki diye düşündüm çünkü herkes oraya çıkabilirdi ama bunu düşünemezdim cünkü Liam'ı tutarken çok meşkuldüm.

Çatıya çıktıj ve kenara yürüdük ama dikkatli olmaya çalıştın birkaç adım önden gittim. Liam arkada duruyor. Dikkatlice onu tutuyordum.

"Liam !" Dö dük ve Scott'ı bize 15 ayak mesafede çatı kapısının önünde gördük.

"Benden uzak dur" diye bağırdı Liam bana tutunmaya çalışarak.

O sırada düşecek gibi oldu ama toparlanabildi.

Ona yardım etmek için ilerledim ama midemde keskin bir acı hissettim ve aniden dudağımda metal bir tadı aldım.

Elimi ağzıma götürdüm ve bur sıvı hissettim gözlerim büyüdü ve ellerimi dudağımdan çektim. Kan. Midem yüzünden dudağım kanıyordu.

Aşağıya baktım. Gümüş balta karnımı  tam ortasına gelmişti. Düştüm ve kendi kanımı kustum.

Öleceğimi hiç düşünmemiştim. Çok gençrim hiç lisede ölen bir çaylak olarak düşünmedim.

Ensin hatırladığım Liam'ın adımı bağırması ve o ağlarken Scott'ın karşımda bana kırmızı gözlerle bakmasıydı. Parlak kırmızı gözlerle.

Calamity | Teen Wolf - Liam Dunbar 》》 (Türkçe Çeviri) "ASKIDA"Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!