Evet sizi yeterince meraklandırdığımı düşünüyorum :D şimdi şu ekşınlı bölüm gelsin :3 Yanlız erkedeşler bunda biraz kötü şeyler olcak yani ekşınımsı :ewEW:eWQ: 

-Deniz'in Ağzından-

Arabada giderken istemeden ona bakıyordum çok güzel olmuştu. Ama ne kadar özel bir yere gitsek bile içindeki o karanlığı dışa vuruyordu. Bu da bence çok seksi görünüyor.

Restorana geldiğimizde hızlıca arabadan inip onun kapısını açtım. Bu gece iyi bir gece olacaktı. 

Arabadan indi ve yürümeye başladık, ona kolumu uzatamazdım. Girmezdi ki sonra göt gibi kalırdım. O yüzden denemedim bile.

İçeri girdiğimizde zenginlerle doluydu, yemek yiyişlerinden belliydi. Bende zengindim ama asla böyle sosyete bir şekilde yemezdim. Bu ne ya? Kapının yanında duran adama;

''Biz rezarvasyon yaptırmıştık.'' dedim elindeki listeye bakarken ''Adınız?'' dedi.

''Deniz. Deniz Kılıç.'' Adam listeyi güzelce süzdükten sonra bana baktı 

''Malesef burda isminiz yok beyefendi.''

''Ne?!? Nasıl olmaz ama daha bu sabah internetten rezarvasyon yaptırdım.'' 

''Ama maalesef. Hem artık internetteki rezervasyonları kabul etmiyoruz.''

''NE!?!?!?!'' Yok artık ama. Biz o kadar rezarvasyon yaptıralım gelsinler burda bla bla bla. Amınıza koyarım ama.

''Deniz gel gidelim. Hem buradakiler bana tip tip bakıyorlar.'' Alev'in sesiyiyle ayıldım. Kulağıma fısıldamıştı. O sıcak nefesi.. Ama şimdi bunu düşünme zamanı değil. Alev'in kassettiği tarafa bakınca onları gördüm. Tren gibi bakıyorlardı kıza. Benim Alev'i ilk gördüğüm zamanki gibi... 

'NE BAKIYORSUNUZ? İLK KEZ Mİ GÜZEL KIZ GÖRDÜNÜZ. KENDİ EŞLERİNİZE BAKSANIZA...'' diye bağırırken Alev 'şşş' yaptı. Daha küfür edecediq qlw .s.s 

''Peki'' dedim sessizce ve restorandan çıktık. Ona hiçbir şey söylemedim çünkü çok utanıyordum.

''Alev. Ben, ben çok özür dilerim. Oysa rezarvasyon yaptırmıştım. Yani, be-'' Konuşurken dudağıma yapışması bir oldu. Bu sefer beklemeden karşılık verdim ve düşünmeyi kestim. Sadece Alev. Gözlerini kapamıştı, bende kapamak istiyordum ama onun bu saf hali çok hoşuma gidiyordu. Hiç bozmadım. Ellerini hiç özenmediğim karmaşık saçlarımdan içeri soktu. Bende onu belinden tutarak daha çok kendime çektim. Bildiğin yolun ortasında öpüşüyorduk. Ama yoldan geçenler umurlarımda değillerdi. Banane... Az sonra ellerini saçlarımdan çekti ve o muhteşem dudaklarını benimkilerden uzaklaştırdı. Kendimi boşta hissettim bir an ama sonra toparlandım. Ellerimi hiç çekmedim belinden hala bata doğru sıkıyordum onu.

''Önemli değil Deniz. Başka biryerde geriz.'' dedi. Dudağıma doğru. Kafamı salladım.

Sonra bakışlarım dudaklarına kaydı, onun bana fark ettiğini görünce hemen bakışlarımı gözlerine çevirdim. Sırıtmaya başladı. Çok tatlı gülüyordu. Elerimi çekip;

''Gidelim mi?'' dedim. Kafasını salladı. Arabanın kapısnı açtım ve o da oturdu haliyle -:EqwE.wqEw.q- Bende hemen diğer koltuğa geçtim -haliyle :SdSAD:saDA:S- Arabayı öylesine sürerken

''Nereye gideceğiz peki?'' dedim.

''Sanırım bunu benim sormam gerekiyordu.'' dedi haklıydı.

''Haklısın ama bir sorun yaşadık işte kusura bakma.''

''Biliyorum, biliyorum. Önemli değil.''

''Şu yolun karşısında starbucks var. İstersen oraya gidebiliriz?'' dedim. Starbucks'u çok severim cidden.

Bad Girl.Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!