For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

    Doğrusu çok şaşırmıştım. Ama onun adına sevindiğimi söylemeliyim. Albüm çıkarmak için hazırlıklar yapacaklardı. Mutluluğu belli oluyordu gözlerinden... 

        Eve gittik. Odgeçip kapıyı kapattı. Evet, belkide sesi güzeldi. Ama tutulur mu bilemem. Bu işin sonunda üzülmesini istemiyordum. Bu benide üzerdi çünkü. Bir süre sonra odanın kapısı açıldı. Elinde bir kağıtla dışarıya çıktı. Nereye gittiğini merak ediyordum. Elindeki kağıdın üzerinde muhtemelen şarkı sözleri yazıyor olmalıydı. 

         Odasına girdim. Bir sürü kağıtta garip garip sözler yazıyordu. En sonunda birine karar vermiş olmalı. Eve gelmemişti. Bu uzun sürmüştü. Annem ve kardeşlerim uyuyordu. Bu kadar geçikme beni endişelendiriyordu. Bir süre sonra geceye yakın eve döndü. 

- Bak Brit. ilk şarkımı çıkaracağım.

- Yaa tabiii. (Gülümsedim. Onun mutlu olması hoşuma gidiyordu.)

-Evet. Hatta kim bilir belkide İngiltere'ye taşınırız.

    Bunu duymak istemiyordum. Çünkü hala unutamamıştım o çocuğu...

- Neyse yaa ben uyumaya gidiyorum. 

    Konuşmayı kestirip attım. İngiltere'ye gitmeyecektim çünkü. 

                                                                                                                             ***

         Benim için günler anlamsızca geçip gidiyordu. Justin ilk klibini çekmişti. İlk şarkısının adı One Less Lonely Girl 'dü. Bu gece 00:00 şarkısı yayınlanacaktı. Çok heyecanlıydı. Geceyi bekleyemiyordu bile. Sonunda beklediği an gelmişti. 

          Justin bilgisayardan klibi açtı. Fena sayılmazdı aslında. Tutulabilirdi bana göre...

       Bir süre sonra izlenen sayısı gittikçe artıyordu. Şaşırmıştım bu kadarınıda beklemiyordum. Saat epeyce geç olmuştu. Ben uyumaya gidiyordum. Sevgili ağabeyciğim uyuyamıyordu bile heyecandan...

                                                                                                                              ***

          Sabah Justini sesiyle uyandım. Beni zorla kaldırmaya çalışıyordu şapşal. Kalktım. Bilgisayarı bana uzatıp skorunu gösterdi. Bense :

    - 50.000.000 ???  "Bu kadarını beklemiyorum. Tebrikler " diyerek gülümsedim. 

           Sürekli stüdyo'ya gidiyordu. Bir akşam yemekte  bir karar aldığını söyledi. Annem çok merak etmiş gibi görünüyordu.  

         - Ne kararı ? 

         - İngiltereye taşınmak gibi mesela.

     Elimdeki bıçağı düşürdüm. Justin bana bakıyordu. 

      " Şaşırdın galiba Brit. "

      - Yoo. 

       Gitmek istemiyordum. Justinse heyecandan sonrayı düşünemiyordu. Annemde şaşırmıştı bu karara. Justin sözüne devam etti :

 - Yarın akşam açık havada konser vereceğim ondan sonra İngiltereye gitmek istiyorum. Sanatçılığımın bir kısmını İngilterede tamamlamak istiyorum.

        Ben Justinin bu kadar acele etmesini anlamıyordum. Ama ne yapıp edip gitmeyecektim. Annem :

   - İyi  fikir. Bir süre dayınlarda kalabilişriz mesela.

BENİ GÖZLERİNDE KAYBET...      (FİNAL)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!