Özgür'den..

Tam vazgeçtim gidiyordum ki banyonun kapısı açıldı. Kafamı çevirmemle burun buruna geldik. Biraz geri çekilip hafif süzdüm. Üstünde mavi bir havlu diz kapağının en az 2 karış üstünde. Saçlarından damlayan sular göğsüne doğru ilerlerken ne kadar seksi olduğunun farkında mı acaba?

"Ne işin var senin burda?"

"Ben tiyatro ile ilgili konuşacaktım. Bazı değişiklikleri olmuş. Buraya geldim. Kuzenin yukarda deyince seni beklemeye başladım. Tam vazgeçmiştim ki sen çıktın."

"Telefonda da konuşabilirdik."

"Aradım kapalıydu."

"Kusura bakma şarjım bitti demek ki. Bana biraz izin verirsen giyiniyim konuşalım şu değişiklik meselesini."

"Tamam." dedim gidecektim ama tam o sıra göğsüne doğru giden bi damla daha ilelemeye başlayınca dayanamadım elimle onu yakaldım. Şuan aklımda geçen şeyleri bilse beni döverek atar sanırım evden.

Kalbinin hızlandığını hissetmem çok uzun sürmedi. Gözlerimiz buluştuğunda ne olursa olsun dedim ve dudaklarımızı da buluşturdum. İlk başta nazik davranmaya çalıştım. Korksun istemedim. Çok şaşırdığı her halinden belliydi. Sonra etkilendi artık -bu cazibeye kim dayanabilir- bana karşılık vermeye başladı. Karşılık vermesiyle beraber öpüşmemiz hızlandı. Daha sert olmaya başladım. Ellerim beline doğru indi. Biraz orda oyanlandıktan sonra tekrar yukarıya doğru çıkıyordum ki beni ittirdi. Şimdi kocaman açtığı gözleriyle bana bakmaya devam ediyor.

"Bu .. Bu yanlış.."

Bu mu yani? Tepkini sikiyim kızım ya. Daha sadece öpüşmüştük.

"Aşağıda bekliyorum." deyip aşağıya indim. 10 dakika sonra giyinik bi şekilde geldi. Direk konuya girdim ve tiyatroda olan değişikliklerden bahsettim. Sadece kafasıyla onaylamakla yetindi.

"Neyse ben artık gideyim." deyip ayakladım. Tam kapı koluna uzanmak üzereydim ki sesiyle durdum.

"Özgür?"

"Efendim?"

" Bu yani şey .. Şey işte .. Yaşanılan şey hani unutalım gitsin.."

Unutalım ? Unutmak ? Pişman mı yani ? Doğru ya sevgilisi vardı. Siktiğimin Arsen'i.

"Unutalım güzelim ama bi şartla."

"Neymiş şartın?"

"Bana tekrar karşılık ver?"

"Ne?"

Ne dediğimi anlamadan tekrar dudaklarımızı birleştirdim. Belinden yakalar yakalamaz kapıya yaslayıp vücudumu onunkine yapıştırdım. Dediğimi anlamış olacak ki bana karşılık vermeye başladı. Anca mı anladın be güzelim? Yoksa şoktan anca mı çıktın? İkinci seçenek daha yakın gibi.

Zilin çalmasıyla ayrılmak zorunda kaldık. Biraz nefeslerimizi düzelttikten sonra Miray kapıyı açtı. Gelen kim olsa beğenirsiniz. Siktiğimin Arsen'i. O Miray'ı haketmiyor bile. Daha dün gece kucağında bi hatunla gördüm.

"Hoş geldin Arsen ben de tam gidiyordum diye lafa atladım."

Kapıdan çıkınca kendimi arabama attım ve sahile sürdüm. Bişey yapmalı ve Miray'a Arsen'in gerçek yüzünü göstermeliyim. Ama ne ? Nasıl bi plan.. Miray bana kalmalı. Artık inkar kısmını geçtim Miray'dan gerçekten hoşlanıyorum. Hakettiği yer onun yanı değil. Allah bilir kaç kere aldattı onu. Off.

***

Miray'dan..

"Hoş geldin Arsen."

"Hoşbulduk bebeğim. Özgür'ün burda ne işi vardı?"

Adını duyar duymaz beni bi sıcaklık bastı. Umarım kızarmamışımdır.

"Tiyatroyla ilgili bazı değişiklikler olmuş onları haber vermeye gelmiş. Anlattı direk gitti zaten."

"Bak sana ne getirdim?"

Cebinden çıkardığı kutudan bi çift küpeyi gösterdi. Çok güzel pırlantalarla süslenmiş kalp şeklinde bi çift küpe.. Arsen ne zaman benim kızacağım bişey yapsa bana söylemez ama içten içe kendini affetmek için bana pahalı hediyeler alır. Ama bende Özgür'ün beni öpmesi yüzünden kendimi suçlu hissediyorum. Bu yüzden üstüne gitmemeye karar verdim.

"Çok güzeller. Teşekkür ederim canım. Takar mısın?"

Arsen özenle küpeleri taktıktan sonra şakağıma bi öpücük kondurdu.

"Hadi bu akşam dışarda yemek yiyelim."

"Tamam hazırlanayım." dedim sorgulamadan. Bu kadar vakit ayırdığına göre çok sinirleneceğim bişey yapmış olmalı.. Yukarı çıktım ve elbisemi seçip hemen giyinmeye başladım...

***

Arsen'den..

Ah be güzelim.. Sorgulasana beni her zaman ki gibi. En azından belki vicdanım biraz rahatlardı. Hata yaptım. Onu aldattım. Ama onun yeri o kadar başka ki, onun yanında o kadar huzurluyum ki bırakmak gelmiyor içimden..

Aşağı indiğinde uzun beyaz bi elbise vardı üstünde.. Melek gibi.. Hiç haketmiyorum onu.

Gittiğimiz restoranda sorunsuz bi yemek yedik. Sonra tekrar eve geri getirdim ve yanağına bi öpücük bırakıp tekrar kendimi bara attım. İçmeye başladım..

Bir, iki , üç, dört...

Ama hâlâ ihanetimi unutturacak kadar kafam bulanmadı. Dün gece ki hatun tekrar dibimde belirince bana müstehcen bir gülümseme yolladı. Madem unutamıyorum o zaman tüm sinirimi ondan çıkarabilirim. Sabah kalktığından ilk başta yürüyemez belki.. Umrumda değil.

***

Özgür'den..

"Gaye bana yardım etmelisin."

"İyi de elimden ne gelir. Gidip bunu Miray'a açık açık anlat bence."

"Olmaz benim anlatmam yetmez. Görmesi lazım."

"Seks kasedi çekmeyeceğiz di mi?"

Sorusuna gözlerimi devirdim.

"Bak kızın adı Damla. Dün gece de beraberlerdi. Parti akşamı o hep yaptığını yapacak. Arsen bi bahaneyle patiye gelmeyecek böylece. Bende gidip Miray'ı alacağım sonra görmesini sağlayacağım. Hepsi bu kadar."

"Özgüür senden korkulur."

"O Miray'ı haketmiyo."

"Kim hakediyo peki?"

"Dövecem kızım seni en sonunda. Sen Damla'nın o gece Arsen'le olacağından emin ol sonra görürsün kimin hakettiğini. Benim Miray takıntım geçince gider onu hakeden birini bulursun işte."

Her Şey Sensin |Tamamlandı|Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!