Multimedia Özgür

Valizlerimi bekleyeceğim yere gittikten sonra sanki saniyeler uzadıkça uzamaya başladı. O sırada tam valizimi gördüm. Biraz daha yakınlaştıktan sonra elimi uzatmamla beraber benimle beraber başka bir el daha aynı valize uzandı. Ben şaşkınlığımı üzerimden atana kadar o valizi çekip aldı. Kafamı kaldırmamla karşıma esmer uzun boylu hoş bi çocuk gördüm. Hoş falan olabiliri ama şuan resmen benim valizimle gitmeye çalışıyor. Bu mesele dank edince hemen konuşmaya başladım.

"Hoop benim valizimle nereye gidiyorsun böyle?"

Benim sorumla bereber yüzünden alaylı bi gülümseme oluştu.

"Pardon ama nerden senin valizin oluyor?"

Çocuğa bak ya hem suçlu hem güçlü.

"Bana bak valiz hırsızı. O benim valizim diyorum. Kafan basmıyo mu ya?"

"Ne bağırıyorsun ya? Sese bak Allah'ım o ne öyle yaa."

"Sen kimsin de benim sesime hakaret ediyorsun be" diye çirkefleşmeye başladım iyice.

Aslında genelede insanlar hanım hanımcık derler benim için ama böyle densizler olunca işte kendimi kaybedebiliyorum.

Cebinden bazı numaralar çıkardı ve valizdekiyle karşılaştırdı.

"Bak işte bu benim valizim söylemiştim."

"Ama ama bu nasıl olur ya?"

"Sana özel üretim mi yaptılar sanıyodun? Parasını veriyosun aynı valizden istersen onlarca alabiliyosun. Anladın mı?"

Çocuk resmen bana aptal muamelesi yapmaya başladı. Bunun üstüne tabi bende sinirlenmeye başladım. Ama haksız olduğum için sakinleşmeye çalıştım tabi.

"Ee şeey kusura bakma. Ben şey sandım işte şey .. Of benim valizim nerde o zamaan?"

Sorumun üstünden bir kaç saniye geçmesiyle esmer çocuk geçen valizlerden birine uzandı. Uzandığı valizde benim üstelik. O farketmese geçip gidecek ve bende daha beklemek zorunda kalacaktım. Şimdi de teşekkür borcum oldu iyi mi..

"Valizin bu olsa gerek. Sorun çözüldüğüne göre hadi sana eyvallah"

Sözleri bittikten sonra arkasını dönüp yürümeye başladı. Eyvallah nedir ya. Oldum olası o laftan nefret etmişimdir. Valizimi tutup arkasından yürümeye başladım.

"Hey bi baksana"

Aptal şey o kadar bağırıyorum arkasına dönme zahmetine girmiyor. Kiminle karşılaşsam zaten egosu yürüyen cinsler oluyorlar hep iyi mi. Biraz daha hızlanıp kolunu tutmamla beraber durup bakma zahmetine girdi en azından.

"Hayrola ilk görüşte aşk mı yoksa?"

"Pardon ?"

"Peşimden koşup yakaladığına göre diyorum. İlk görüşte aşk falan mı ne oldu?"

Aptal şey. İlk görüşte aşk diyor ya bi de. Benim taş gibi sevgilim var.

"Ne saçmalıyosun be! Ben sadece teşekkür etmek istemiştim. Teşekkür ederim. Hadi güle güle"

Lafımı bitirdim ve hızla uzaklaşmaya başladım. Bi yandan da sessiz sessiz saydırmaya devam ediyordum. İlerde Doruk'u görmemle beraber bütün sinirim uçtu gitti. Küçükken hep beraberdir kuzenlerimle. Hiç ayrılmazdık. O kadar güzel günlerdi ki ne zaman büyüdük ben de anlayamadım. Yanına vardığım anda üstüne atladım resmen. Kollarımı boynuna sardım.

"Yavaş ol civciv düşücez şimdi tüm hava alanına rezil olucaz"

Küçükken saçlarım sapsarıymış. O yüzden bana hep civciv derlermiş. Tabi şimdi hiç alakam yok ama inadına bana civciv demeye devam eden böyle bi kaç kişi daha var işte.

Her Şey Sensin |Tamamlandı|Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!