10

782 77 14

Kan uykusundan uyanırken gördüğüm ilk şey Poine'ı sürükleyen Mars oluyor. Mars kolundan çekiştirdiği Poine'ı yere fırlatırken her şeyi anlıyorum. Toparlanmam uzun sürmüyor, hemen ayağa kalkıyorum. 

Poine bunu fark ediyor ve acı dolu bir kahkaha atıyor. ''Hain de buradaymış.''

Hain.

İçimdeki son damlayı da kurutan son söz. 

Elimi havaya kaldırıp ona doğrultuyorum. ''Mors...'' Hıçkırıyorum. ''...vobiscum.'' Aniden bedeni bükülüyor ve bu hoşuma gidiyor. Parmaklarımı biraz daha büküyorum. Histerik bir kahkaha dudaklarımdan fırlayıveriyor.

İçimdeki şeytanı işte ilk o zaman fark ediyorum.

Ben yok edilmiş umutlarım.

Ben ölmüş hayallerim.

Ben akan göz yaşı, son kez atılmış çığlığım.

Ben bir hiçim, her şeyi yok edecek kadar.

Yarısında kalmış nefesim ben.

Cümleleri kesen ölümüm.

Ben... Ben, benim.

Ve kendimi anlatmak için sadece kendime ihtiyacım var. Çünkü benden kötüsü daha var olmadı.

Diğerleri beni korkuyla izliyor, ve durduramayacaklarını biliyor. Çığlıkları ve bağırışları tenimde hissediyorum, duyma yetimi çoktan kaybettiğimi bilerek.

----

Eveet, sonunda geri dönüş yapabildik buna da. Bu geçiş bölümü olsun diye böyle kısa oldu, diğerleri böyle kısa olmayacak. Kendinize iyi bakın. (bu bölüm emin'e çünkü onu dünyalar ile çok seviyorum ve tek isteğim mutlu olması)

H xx

UyanışBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!