Breath ஜ 8. Bölüm

3.2K 199 35

 || 28.08.2014 ||

Baek yatağının yanındaki sırt çantasını eline alıp içeriye geçti. Yerdeki parkeler eskiydi yürüdükçe sesler çıkartıyordu.  Annesinin hazırladığı küçük kahvaltı masasına oturdu.  Kahvaltı masasına oturduğunda daha ilkokul öğrencisi olan kız kardeşi Hye Min karşısına oturmuş iştahla yemeğini yiyordu. Baek bakışlarını yere serili olan hasta yatağındaki babasına çevirdi. Babası vücudunu sabit tutarken başını Baek'e doğru çevirmişti.

"Günaydın baba" Babası sadece gözlerini kapayıp açarak cevap vermişti. Baek yemeğini yemeye başlarken içeriden annesi geldi.

"Dün neden o kadar geç geldin?"

"Son teslimata gittiğim ev biraz uzaktı"

"Baek çalışmak zorunda değilsin... Şuan sadece okuluna odaklanmak gerek" Baek sesinin sakinliğini koruyamazken konuştu.

"Değil miyim? Sence de çalışmam gerekli değil mi anne?" Bakışlarını bir anlık hasta olan babasına çevirmişti."Bugün arta kalan zamanlarımda da çalışmak için bir kıyafet mağzasına uğrayacağım"

"Hadi ama Baek bu kaçıncı işin?"

"Çok fazla değil anne... Sadece üçüncü" Baek annesinin aksine yüksek sesle konuşuyordu.

"Ben zaten çalışıyorum"

"Evet sen zaten çalışıyorsun ve bu sadece bize yetiyor!" Gözleriyle babasını gösterdiğinde tekrar konuştu. "Ona değil!" Baek göz ucuyla küçük kardeşine baktı. Sanki kimse konuşmuyormuş gibi yemeğini yiyordu. Artık evdeki tartışmalara alışmış olmalıydı. Annesi cevap vermeyince Baek dizini masaya çarparken masadan hızla kalktı. Babasının yanına gittiğinde babasının yüzünü iki elinin arasına almıştı. Çaresizce dudaklarında kelimeler döküldü.

"Korkma baba... Her zaman böyle yatmak zorunda kalmayacaksın" Yorgun çıkan bir ses Baek'in kulaklarını doldurdu. Bu babasıydı.

"Peki ya sen... Sen hep böyle çalışmak zorunda mı kalacaksın? Hiç mi yorulmuyorsun?"

Baek'in gözlerinden damlayan gözyaşı babasının yanaklarına düşerken dudaklarını babasının alnına yapıştırdı. "Sen beni merak etme baba... İhtiyacın olan tekerlekli sandalyeyi sana alana kadar çalışacağım" Babasının buruşmuş teninden gözyaşları usulca ilerliyordum. Tüm bunları kabullenmiş gibi gözlerini kapadı. Baek gözyaşlarını parmaklarının uçlarına kadar çektiği üniformasıyla silerken ayağa kalkmış evden çıkıyordu.

.

.

.

.

"Traktörün altında kal Sehun!" Luhan kollarını sıranın üzerine koyup yüzünü kollarının arasına saklarken söyleniyordu. Sehun elini Luhan'ın beline sararak onu kendisine doğru çekti. Luhanın kalçaları kendisininkilere değdiğinde yüzünü Luhan'ın boynuna gömmüştü.

"Unutma beni baştan çıkartan sendin" Luhan kendisini ondan uzaklaştırırken sınıfa baktı. Sadece ön sırada 2-3 kişi vardı onlarda kafalarını test kitabına gömmüştü yani kimse şuan onları umursamıyordu.

"Evet ama bu kadar sert olmak zorunda değildin" Luhan kısık sesle konuşuyordu. Sehun sadece histerik bir kahkaha atmıştı. Bu sırada Chanyeol önlerine gelip oturmuştu. Kollarını göğsünde birleştirirken sordu.

"Eeee?"

"Arkadaşmışız gibi konuşmasana" Sehun'un sesi tüm soğukluğuyla çıkıyordu. Luhan Sehun'da olan gözlerini devirerek Chanyeol'e çevirdi. "Sen ona bakma Chanyeol" Chanyeol gülümseyişini tüm yüzüne yerleştirirken Luhan'la konuşmaya devam etti.

BREATH | HunHan |Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!