Merhabaaa :D Nasılsınız bakalım? Umarım iyisinizdir. Yeni bölümümüz sizlerle. Bu bölümde Barışın ağzından bir kısım okuyacaksınız. Umarım beğenirsiniz. Bölümün adından da anlayacağınız üzere geçmişe dayalı bir bölüm daha . Yorum ve oyları bekliyorum. Sizi seviyorum. Çokçoköptüm ♥

Sinemadan çıkmayı dört gözle bekledim. Beste'nin bakışları sürekli Barış'a kayıyordu. Hatta onu izlerken bir ara iç çektiğini bile duymuştum. Barış pür dikkat filmi izliyor ve üzerindeki bakışlardan haberi yok gibi gözüküyordu. Sonunda salon karanlığından kurtulup aydınlandığında herkes toparlanıyordu. Salondan çıkarken Eymenin film hakkında yaptığı yorumları dinliyor ve sadece kafamı sallıyordum. Çünkü cidden filmden hiçbir şey anlamamıştım. Bizden herkes çıktığında Dilanın ortaya attığı fikirle pizza yemeye karar vermiştik. Masaya otururken bilinçli olarak Bestenin karşısına yerleştim. Garson siparişleri alırken Barışın gözlerinin Beste tarafına kaydığını görünce ortada bilmediğim bir şeylerin döndüğünden emin oldum. Siparişler tamamlandığında konuşmaya başlamışlardı bile. Sohbete kulak verdim.

"Evet ya ne zamanlardı. Kaykay tutkusu sayesin de meleğimi buldum ben." deyip kolunu omzuma atan Eymene gülümsedim. Zorlama bir gülümsemeydi çünkü aklımda ki soru işaretleri beni esir almıştı. Ama kimse gülümsememi umursamayıp muhabbete geri dönmüştü. Derinin gülerek kurduğu cümleyle muhabbete katıldım.

"Biz de çok geç öğrendik Barışın bir takımı olduğunu. Ama telafi etti." dediğinde huysuzca konuştum.

"Evet ya biz hiç desteklemek için turnuvaya falan da gitmedik. Haberimiz yoktu çünkü." dedikten sonra gözlerimi Dilan'a çevirdim.

"Siz hiç gittiniz mi Eymenin turnuvasına falan?" diye sorduğumda kafamda parçaları birleştirmeyi deniyordum.

"Evet ama Eymen için değil." dedi gülümseyerek. Merakla baktım ve sordum.

"Kimin için ?" dediğimde rahatça cevapladı.

"Bestenin kuzeni de Eymenlerin takımda onu desteklemeye gitmiştik bir kaç defa." dediğinde kafamdaki parçalar birleşmeye başlıyordu. Tek problem aralarındaki bağlantıyı bulmaktı.

"Yaa öyle mi? O zaman Barışı da görmüşsünüzdür herhalde." dediğimde Bestenin rengi atmıştı. Dilan gülerek konuştu.

"Evet. Çok iyi kayıyorlardı. Fark etmemek mümkün değil." dediğinde Derin yerinde huzursuzca kıpırdandı. Barış gülümseyerek teşekkür etti. 

"Beste sen daha önce Barış'ı gördün mü peki ?" diye yeni bir soru eklediğimde zoraki bir şekilde gülümseyerek konuştu.

"E-evet. Eymenlerin en büyük rakiplerinden biriydi ve şey Dilanın da söylediği gibi fark edilmemesi mümkün değil." dediğinde sesi titeremişti. Ve kafamdaki parçalar yerlerine oturmuştu. Barışın tedirgince oturduğunu fark ettiğimde bu ikisinin bir geçmişi olduğunu anlamıştım. Barış gülerek konuştu. 

"Hadi bakın pizzalarda geldi." dediğinde Derin ona gülümseyip yanağını sıktı.

"Acıktın mı sen?" dediğinde Barışın yüzü gerçek bir gülümsemeyle aydınlandı.

"Evet güzelim." dedi ve kendi aralarında tatlı tatlı konuşmaya başlaedılar. Bense gözlerimi Besteye çevirdim. Suratının rengi solmuş ve her an ağlayacak gibi kırgın gözüküyordu. Boğazını temizleyip.

"Ben bir lavaboya gidiyim." dediğinde yerinden çoktan kalkmıştı. Bende hızla kalkıp.

"Bende gitmeyi düşünüyordum. Hadi beraber gidelim." dedim ve hızlı adımlarla Besteye yetiştim. Bana şaşkın gözlerle bakarken lavaboya varmıştık bile. Lavabo boştu. Hızla Besteye dönüp konuştum.

DedikoducukızBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!