For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

Bölüm 3

53 4 2

"Savannah!"

Duyduğumuz erkek sesiyle hepimizin yan tarafa baktık.Kafeteryanın kapısında duran çocuğa.

Savannah ona el salladı ve beklemesin işaret etti.Heyecanla bize döndü.

"Gördünüz değil mi?Kızlar bir şeyler olacak gibi değil mi?" Küçük bir çocuğun annesinden dışarı çıkmak için izin alırken yaptığı surat ifadesiyle söylemişti bunu.

"Kesinlikle olacak." dedim dişlerimi göstererek sırıtırken.

Alix sadece kafa salladı. Bu hareketlerinden fazlasıyla rahatsız olsam da görmemezliğe geliyordum.Çünkü Savannah kendimi bildim bileli en yakın arkadaşımdı ve Alix de onun eski okulundan arkadaşıydı yani bu onunla "zorla" sayılabilecek şekilde takılıyorum demek oluyordu. Savannah için yapıyordum her şeyi. 

Savannah kalkıp masadan gülümseyerek Ryan'a doğru yürürken, Alix hakkında düşündüklerimden biraz da olsa utandım.Kızın benimle bir problemi yoktu ki.Sohbet başlatmaya çalıştım. Belki onu daha yakından tanırsam ısınabilirdim.

"Söyle bakalım, senin dikkatini çeken birileri oldu mu Alix?"

"Hayır." Mimik bile yapmamıştı.

"Heeeey, neden? Okulumuzun erkekleri çevre okullara nam salmış durumda ve sen de güzel bir kızsın.Bence şansını denemelisin."

"Böyle şeyler bana göre değil."

Pekala.Ne demem gerektiğini bilmiyordum.Bu yüzden bir parça ekmek koparıp kenarından ısırdım.

"Oturabilir miyim?Teşekkür ederim."

Az önce Savannah'nın kalktığı sandalyeye şuan Kevin oturuyordu.Ve sırıtıyordu.

Bu gerçek olabilir miydi? Alix'le önce Kevin'a sonra birbirimize baktık.Yüzümüzdeki ifade  "dehşete düşmek" olarak tanımlanabilirdi.

Anlaşılan onun bu ani hareketine beklediği tepkiyi vermemiştik.Huzursuzlanmıştı.

"Sükut ikrardandır." dedi ve "Selam,Avalon." diye ekledi.

"Selam." nedenini bilmediğim şekilde ilgisiz görünmeye çalışıyordum. 

KEVIN BOWSON BİZİM MASAMIZDA VE TAM OLARAK KARŞIMDA OTURUYOR VE PUDİNGİNİ YİYOR VE ÇOK TATLI. Ama ondan hoşlanmıyorum.

"Sana da selam vermek istiyorum ama adını bilmiyorum." dedi mahçup olarak.

"Alix." Kevin'a bile gülümsemediğine inanamıyordum.

"Ben de Kevin, memnun oldum."

"Ben de." 

Kevin tatlısını yemeye devam etti ve biz de Alix'le imalı imalı bakıştık.Artık ne olduysa, Alix yerinden kalktı.

"Tatlıyı yemek istemiyorum,ben doydum.Sonra görüşürüz millet." dedi ve arkasına bile bakmadan tepsisini alıp uzaklaştı. Arkasına bakmaması mantıklı bir tercih olmuştu çünkü bunu yapacak olsaydı gözlerimden ışın çıkarabilirdim.

"Bence tatlı güzel,neden yemedi acaba?" dedi son derece masum bir ses tonuyla. Alix'in bunu neden yaptığını anlamadığı için çok mutlu olmuştum.

Daha yememiştim.Bir kaşık aldım ve yavaşça yuttum.

"Haklısın.Ben de beğendim." Gülümsedim. İlk kez Kevin Bowson'a tam olarak gülümsedim.

Bir kaç dakika sonra bitirdi ve kalktı. Konuşmamış olmamıza biraz bozulmuştum açıkçası.

Arkadaşlarının yanına giderken arkasından bakmamak için kendimi zor tuttum.

"Yarın tarih dersinde görüşürüz Avalon." dedi.

Tepsisini bırakıp tekrar yanıma gelmişti.

Ona baktığımda  bu kez sırıtmıyordu.Bu kez dudakları kapalı bir şekilde gülümsüyordu. Bu görüntüyü beynime kazıdım.

****

Servisten indim.Evin kapısını açtım.İçeri girdim.Babam henüz gelmemişti.Bir film açtım ve atıştırmalık bir şeyler çıkardım.Film bittiğinde babamın gecikmiş olduğunu fark ettim. Telefonu aldım ve rehberden adını bulup aradım.

Kapalıydı.

Başına herhangi bir şey gelmesinden endişelenmeden önce ofisinin numarasını aradım.

"Selam baba." Şükürler olsun.

"Selam Avalon. Nasılsın bakalım ilham perim?"

"İyiyim.Bugün gelmeyecek misin?"

"Ah, üzgünüm tatlım.Her zamanki acil işlerim çıktı." Güldü.Komik bir şeymiş gibi. "Yaklaşık 2 saat sonra Rochester'da olmam gerekiyor.Ve yarın da orda kalmam gerekicek."

"Ama yarın sinemaya gidecektik.Söz vermiştin." İş durumlarının planlarımızı bozması zoruma gidiyordu.

"Biletler posta kutusunda ilham perim.Bir arkadaşını davet edebilirsin."

"Ama onlar babam değil.Babamla film izlemek istiyorum."

"Tatlım lütfen beni zor duruma sokma.Çalışmam gerektiğini biliyorsun.Kapatıyorum.Hava  alanına gitmek için ofisten çıkmam gerek.Telefonumu bir şekilde şarj edip açarım. Uyumadan önce kapını kilitle.Çalıştığı için seni azıcık ihmal etmek zorunda olan bu adamın seni sevdiğimi sakın unutma ilham perim."

"Ben de seni seviyorum baba."

Kapandı.Telefon elimde öylece bekledim.Ne sanıyordum?  İşinin çıkmayacağını mı? Haftada en az 2 gün bir yerlere gitmek zorunda kalıyordu.Onun her zaman işi vardı.

Sanırım bir kez daha anlayışlı olmam gerekiyordu.Derin bir nefes aldım.

Bu koca evde tek başıma kalmaya bir bakıma alışmıştım. Çöplerimi çöp kutusuna attım ve kapıyı kilitleyip odama çıktım.

Ödevlerimi yapmaya başladım.Çok geçmeden dikkatimi toplayamadığımı fark ettim. Ve buna sebep olan şeyin Kevin'ın gözleri olduğunu da.

ÜÇGEN Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!