Bölümü wattpade biraz geç atabildim, kusura bakmayın :)

Zeynep, Demet'in seslenmesiyle düşüncelerinden sıyrılır.

Demet: Kızım, istersen sen de konuş Duru'yla?

Zeynep: Tamam. DER VE ÇEKİNGEN ADIMLARLA YANLARINA İLERLER. KEREM'İN YÜZÜ ZEYNEP'E DÖNÜKTÜR. ÇEKİNDİĞİNİ FARK EDER. DUDAK HAREKETLERİYLE ''ÇEKİNME, GEL!'' DER GÜLÜMSEYEREK. ANCAK ZEYNEP, ADIMLARINI HIZLANDIRMAMIŞTIR.

Zeynep'in Ağzından:

Onlara doğru çekingen adımlarla yürümeye başlıyorum. Çünkü bazen, anneler bile yaptıklarından utanırlar. 

Yürümeye devam ederken Kerem beni fark ediyor, ve dudak hareketleriyle ''ÇEKİNME, GEL!'' diyor bana. Ama çekingenliğimi atamıyorum. Ona bağırdığımı hazmedemiyorum. 

Yavaş yavaş ilerlerken yanlarına geliyorum. E tabi mesafe az. Ama duruyorum. Kerem beni görünce ayrılıyor kızlardan. Ah Kerem ya, az daha sarılsaydınız? Olmaz mıydı? Hiç mi? Tamam.

Kerem bana bakıyor ve Duru'yu işaret ediyor. Kızlar da tam o sırada arkasını dönüyor. Kerem de Damla'ya:

Kerem: Gel Damla, biz bahçeye gidelim.

Diyor. Kerem işimi kolaylaşırıyor musun, zorlaştırıyor musun belli değil. Derken...

Demet: Benim de ocakta yemeğim vardı. DİYİP MUTFAĞA GEÇİYOR.

Cihan: Ben de markete gidecektim DİYİP EVDEN ÇIKIYOR. 

Ah siz yok musunuz!!! 

Düşüncelerimden Duru aklıma gelip de ona bakıyorum. Başını eğmiş, karşımda öylece duruyor. Ona doğru eğiliyorum. 

Zeynep: Kızım... Yüzüme bakar mısın annecim? diyorum ama nafile. Çenesinden tutup hafifçe başını kaldırıyorum. Gülümsüyorum.

Zeynep: Özür dilerim... Diyerek yanağını okşuyorum ve alnından öpüyorum. Sinirimi senden çıkarmamam gerekirdi. Ama o an kendimi kaybetmişim. Sana patlamamalıydım. Bir süre durduktan sonra tekrar özür diliyorum. Özür dilerim... Derken yanaklarımda bir ıslaklık hissediyorum. Ah, hormonlar. Duru göz yaşımı siliyor.

Duru: Ağlama anne... Ben seni üzmek istemiyodum... Benim de üstelememem gerekirdi. Ben de özür dilerim... diyor. Kollarımı açıyorum.

Zeynep: Sarılmak ister misin? diyorum ve gülüyorum. Hemen kollarıma giriyor. Ohh, kokusunu bile özlemişim :)

O sırada Kerem ve Damla geliyor ve aramıza girmeye çalışıyorlar.

D-K: Bizi de alınnn :D diyorlar ve kollarımızı açıyoruz :D

Ailecek sarılıyoruz. Bu çok güzel bir şey :) 

***

Kerem'in Ağzından: 

Biraz annemlerde oturduktan sonra eve döndük. Duru Zeynep'in kucağında, Damla ise benim kucağımda, televizyon izliyoruz. Oooo, saat 12.30 olmuş.

Kerem: Kızlar, hadi bakalım. Uyuyalım artık, saat geç oldu.

Duru: Tamam. Ben üstümü değiştirmeye çıkıyorum.

Çocukluk Düşmanım Şimdiki AşkımBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!