13 » SABIR

6.8K 388 40

"Ne o limon emmiş gibi görünüyorsun?" Başımı kaldırıp 'Hadi ya?' bakışı attım ona. "Harbiden ne bön bön bakıyorsun be kızım, seri katillerin içindeki oyunculuk yatıyor sende valla."

"Ne seri katili be." dedim kıkırdayarak. Keyfim yerinde hacı! Artık düşünmem gereken bir sarışın yelloz yok! Kehkehkeh. Ulan Atlas sen şimdi burada olmayaydın eyiydi. Ben misal kalkıp halay çekecektim. Ondan sonra amuda kalkacaktım, sonra da Michael Jackson'un geri geri yürüme hareketi şeysinden bile yapacaktım! Çaklıt timee!

"Hani seri katiller bazen  kurbanlarına karşı iyi bir izlenim uyandırmak için iyi rolü oynarlar ya, sende o bakışları attın , bir anda dedim noluyoruz." Omzunu dürtükledim. "Korkma Atlas, geceleri altına sıçmanı sağlayabilecek bir seri katil değilim."

Ağzı bir karış aralandı ve 'hah' diye bir ses çıkarttı. Atlas gitçen mi bebekim artık. Yapmam gerekenler listem var hani benim. 'Uydurma!' Yok bu iç sesimi alıp gırtlaklamak lazım. Dean! Gel ve onu avla! Valla izin vereceğim, Sam'i de yanında getir. Of ben Supernatural izleyeceğim yah! Git Atlas, beni mutluluğumla yalnız bırak.

"Neyse geç oldu Su, artık gitsem iyi olacak." Yuh, kesin içimi okudu. O nasıl olacak be! Sesli mi söyledim acep? Yok ya, öyle olsa illa ki bir gönderme yapardı. Atlas'ı kendim gibi tanıyordum, daha önceden de dediğim gibi, sıçtığı boku bile biliyorum. Belki de malum oldu çocukcağıza. Temiz kalpli de değil bu salak. Ah unutun gitsin.

"Kal be istiyorsan." Pardon? Ne diyorum ben yia!

"Yok Su, sabah uyandığında karşında beni görürsen tekme tokat dalarsın ve açıkçası güzel yatağımda uyanmak varken senin söylentilerin ve tekmelerin eşliğinde uyanm-"

"Of tamam be." dedim sözünü keserek. Yatağımdan kalktı ve pencereye yöneldi. Bende arkasından kalktığımda ona ulaşmamı beklemeden arkasını dönüp yanıma geldi. Hiç beklemediğim bir şekilde dudaklarını yanağıma bastırdığında karnımdaki kelebekler hareketlendi. Öpme be yavrum, o duduşların içimin çekilmesine sebep oluyor. Düşüncesiz köpek! Of çocuğun ne kabahati var ya. Kendi kendime kızıp ona bakarken yavaşça pencereden aşağı kaymadan evvel, "Görüşürüz Su." dedi . Ona el sallayıp gözden kaybolana dek bekledim.

Ardından cuppa yatak.

Saate baktığımda 3'e geldiğini gördüm. Ay şimdi ben Supernatural izlersem uyuyamam. Rüyamda baltalı veya kancalı bir herif görmek  istemiyorum. Ya da kafalarını döndürüp görünüp yok olan hayaletlerle karşılaşmayı istemiyorum. Eh tabii beni koruyan bir Dean-Sam Winchester ikilisi olacaksa durum değişir.

Anaa dans edecektim ben! İşte Sam ve Dean (Benim tabirimle; Değın) 'ı düşününce böyle oluyor. Elime bir tüfek , kaya tuzu alıp ava çıkacağım. Sonra sokağın ortasına gelince "Var mı lan bana yean bakaağn" diye bağıracağım. Neyse neyse konumuz bu değil. Gecenin bir yarısı kalkıp dans etmemde bir sakınca göremiyordum. -evimi gözetleyen bir sapığım yoksa- Yoktur lan dimi? Çünkünüm gecenin bir yarısı deli gibi dans edersem şizofren damgası yerim. Eh dahası var mı canım , bana tımarhanenin kapıları açılır.

Zincirlerimle takılırım orada falan. Iyyy -düşünemedi- Oralar bok kokuyormuş hem. Şşhh, bilgiler sağlam yerlerden.

Kısa sürede çılgın gibi dans edip yatağıma çakıldığım gibi kaldım. Nefes nefese ağzımı yastığa gömdüm ve sessiz sevinç çığlığımı attım. Bunu yapmasam içimde kalırdı.

Sahi artık aramızda bir engel kalmadı. Yenilerinin gelmemesi umuduyla. Ay yolarım valla! Yet-her. Bir sevgilisiz dursun yani. İsyean ettirmesin bana.

Saatin 4'ü geçtiğini gördüğümde gözlerimi faltaşı gibi açtım. Siktir, benim zıbarma vaktim geldi de geçiyor. Hatta 4 saat gecikmeli! Evet tavuk gibi zıbarıyorum. Uyku, bekle beni seninle evlenmeye geliyorum.

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now