" Hazır mısın ? " dedi anlam veremediğim bir ses tonuyla. Şu an gerçekten çok garip bakıyordu.

" Ya ne cezası vereceksen ver işte. "

Tatmin olmuşçasına gülümseyip bakışlarını köprücük kemiğime yöneltti.

Hayır. Onu yapma işte.

" Nasıl hissettiğimi anlayacaksın. Hiç öyle bakma. " dedikten sonra bir süre boynuma doğru nefesini verdi.

Resmen bile bile bekliyordu !!

Çaresizce elimle ağzımı kapattım. 

Dudaklarını hissedince bir süre sonra dişlerinin soğukluğunu hissettim. Tam ısıracaktı ki birden ağzımı kapadığım elimi çekti.

" Çekinme bebeğim. Rahat ol. "

" Ya manyak mıs- "

EÜZÜBİLLAHİMİNEŞŞEYTANNİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM.

" Ah ya canımı acıttın !!! "

Gülerek ayağa kalktı.

" Acıktım ya havuza inelim. " dedi ensesini kaşıyarak.

Havuz mu ? Böyle klorlu klorlu. Oh mis.

Hiçbir şey olmamış gibi  acıktığını söylüyordu. Resmen dengesizin tekiydi.

" Üstümü değiştireceğim bekler misin ? "

" Tamam hadi çabuk."

Gözlerimi devirip banyoya girdikten sonra bikinimin üstünü giydim. Çünkü güneşlenecektim. Ama arkasını bir türlü kapayamayınca sinirle ofladım. Neden bu kadar zorlamıştı ki şu lanet şey ?

En sonunda kapandığında kapıyı açıp banyodan çıktım.

İşte bu anda Çağrı bir öküz gibi gülmeye başladı.

" Ne gülüyorsun öküz gibi ? " dedim kabaca.

Duvara yaslanıp gülmeye devam etti.

" Bikinini ters giymişsin, gerizekalı."

Bakışlarımı üzerime doğru indirdigimde haklı olduğunu gördüm. Sırtıma bağlamam gereken kısmı boynuma takmıştım.

İşte bunlar hep İrem'in bedduaları  yüzünden !!!

Donuk bir ifadeyle içeri girip üstümü düzeltmeye başladığımda kapının arkasından boğuk bir ses yükseldi.

" Kendin giyemiyorsan yardım edebilirim ? "

" Kapa çeneni Çağrı ya. "

Kapıyı hışımla çektiğimde yere düşmekten son anda kurtulup çapkınca güldü. Aynı şeyi ben yaşasam herkes iç organlarını dışarı fışkırtacak şekilde gülecekken, o yapınca nasıl karizmatik olabiliyordu ? Bu tamamen benim rezillik mutasyonuna uğramamdan dolayıydı. Artık kabullendim.

Odadan çıktığımızda omzundaki havluyla ritimsiz yürüyen Çağrı'ya yetişmeye çalıştım. Bunu farketmiş olacak ki daha da hızlandı.

Hadi ama ! Ben sakar biriydim. Daha düz yolda yürüyemiyordum amacı neydi bunun ? Tekrar tökezleyince sinirle bağırdım.

" Biliyor musun ? Tam bir seksi pisliksin. "

Elimi ağzıma götürüp duymamış olması için dua ederken bir ağacın arkasına doğru kendimi attım.

" Buraya gel. "

BENCE DUYMADI.

" Buraya gel dedim. "

Bir kaç saniye sonra adımlarının yaklaştığını hissettim ve ağaca yapıştım.

" Salak. Salaksın. " dedi sırıtırken. İki elini ağaca dayayıp beni sıkıştırırken devam etti. " Benim salağım. "

Suratına baktığımda içimi ısıtan bir gülümseme sergilediğini gördüm. Rahatlayarak aynı şekilde gülümsedikten sonra havuza vardık.

" Bayan ve Bay yavrum teşrif ettiler. "

Gülsüm güldükten sonra Can'ın omzuna kolunu attı. Bir yandan da bisküvisini yiyordu.

" Soz no konostonoz bokolom goco. "

" Aşkım ağzını kapat. Aksi halde boğazında kalır ve ben kıyamam. "

" Çok seviyorum ya. " deyip Can'ın yanağını öptüğünde biz tiksinç bir şekilde onlara bakıyorduk.

Evet tatlılardı. Ama bir an Çağrı'yla böyle olduğumuzu hayal etmiştim. Hoşuma gitmemişti.

" Neden sevgili değiliz anladın mı ? " dediğinde ona baktım.

" Kesinlikle adamım. " dedikten sonra yumruk tokuşturup patlama efekti yaptık.

" Biz bir takımız, güzelim. Hem de en coşkulusundan. Bu yeterli."

Ben bir noktaya dalmışken Can konuştu.

" Yavrum nereye daldın öyle. Havuz var oraya dalsana ? "

Bunun üzerine Gülsüm Çağrı'nın onayıyla Can'ı göğsünden ittirip suya düşmesini sağladı. O anda bir bakıma neden geldiğimi hatırladım. Bu sırada Can Gülsüm'e su atıyordu.

" Gülsüm.. abim geliyor bu çok uzun bir konu. Ve bizim odada kalmalısın. "

" Oha ciddi mis- "

Can onu bileğinden yakalayıp çekince sözleri kesildi. Ama açıyı ayarlayamadıklarından Can'ın kafasına düşmüştü.

" Sanırım beyin kanaması geçiriyorum, sarıellam. "

Onlar birbirlerini boğarken Gülsüm bağırdı. " Oldu bil, Kumsal ! "

Çağrı yanına oturmam için kayıp bana yer açtıktan sonra kafamızdan aşağı doğru dökülen soğuk suyla çığlık attım.

Can.

" Gerçekten çocukken oynadığımız kovayı mı getirdin Can ? "

Can gözlerini kısıp sinirle Çağrı'ya baktı. Neyse ki su beni değil onu daha çok ıslatmıştı.

" Siz nasıl tanıştınız ? " dedim merakla. Çocukluk deyince merak etmiştim.

" Can yaptığım kumdan kaleye işedi. "

Kahkahalara boğulurken oturur vaziyette doğruldum.

" İnanmıyorum Can. " dedim gülerek. O ise somurtmuş Çağrı'ya bakıyordu.

" Peki Gülsümle ? " dediğimde Can anlatmak istercesine atladı.

" Çağrı'yla zaten tanışıyorlardı. Bir süre sonra  o da bu oteldeki yaz kampına yazılmış. Külahtaki dondurmasını yalarken bizim yanımıza geldiğini görüp anlam verememiştim. Güzel bir kızdı. Sonra dondurması tam düşüyordu ki düşmeden onu tuttum.  Bana teşek- "

" Yalan söyleme ! Dondurmayı elimden çekip hayvan gibi yedin ?! "

Gülsüm sinirle konuştu. Çağrı da onaylarcasına başını sallayıp güldü. 

Kalan zamanda bir şeyler yedikten sonra birbirimize anılarımızı anlatıp eğlendik. Yarın ne yapacağımızı düşünüp duruyordum. Artık her şey daha farklı olacaktı.

******
Leylaaa_77 ^^

Oznur_1905

SmileyMiley222

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!