10 » KALK

7.7K 474 53

Atlas parmağındaki şaheserime bakarken gülmekten yere yapışacak hale gelmiştim. "Bence çok yakıştı,diğer parmaklarınada aynısından yapmalıyım!"

Kaşlarını çattı ve yüzündeki keyifli ifadesinden ödün verip ciddileşti. "Bence kaçman gerekiyor Su, çünkü daha beterini ben sana yapacağım!" Kahkahalarıma bir son verip yutkundum. "Ha?"

"Kaç diyorum Su kaç!"

"Niye be, ya banane." Geriye doğru bir adım atarken buldum kendimi. Sinsi gülüşünü yüzüne yerleştirirken bana doğru bir adım attı.

"Yaaaaaa Atlas banane yaaaa! Senin gücün ve benim gücüm bir değil bir kere," dedim hemen. "Ne yapacaksın ki lan!" Kıkırdadı. Bu biraz içime su serperken rahat bir nefes aldım ama ani şekilde öne atılmasıyla birlikte paniğe kapılınca arkamı dönüp tazı gibi koşmaya başladım. Topukla Su topukla!

"Ya Atlas git , peşimden gelme!" Arkama dönmeden soluk soluğa ona bağırdım.

Sadece bir kaç saniye sonrasında sırtıma uygulanan baskıyla kendimi yere çakılırken bulunca nereden geldiğimi şaşırdım. "Atlaaaağs!" Yüz üstü yere kapaklandığımda dudaklarımın arasından dökülen iniltiye engel olamadım. Üzerime çöken ağırlık nefesimi kesti.

Oha katır üzerime düştü!

Göğüs kafesim neredeyse çimenlerle bütünleşmiş ve bir birlik oluşturmuştu! "İn üzerimden!" diye bağırdım isyankar bir şekilde. Eşek ölüsü gibi ağırdı hayvan!

"Ya nefesim ay Atlas insene!"

"Yoo, inmek gibi bir niyetim yok Su." Keyifli sesi ve kıkırdamaları kulaklarımı işgal ederken ofladım. Cidden canım acıyordu ve nefes almakta güçlük çekiyordum. "Atlas in kötü olacak!" dedim kızgınlığımı belli edercesine katı ve bir o kadar da kararlı bir sesle.

"Camış gibi ağırsın hayvan herif in ya in!" Üzerime düşmemişti, üzerime oturmuştu. Ve şimdi de inmiyor işte!

Ay bağırsaklarım ağzımdan fırlayacak şimdi. Lan civrem çıktı. Eziş büzüş oldum be! Kaç kilosun sen hayvan !

Hareket etmek için kıpırdandığımda bir kıtırdama sesi duydum. "Aha vallahi kemiklerim kırıldı! Atlaaaas!"

Yediğim çekirdekler yukarı doğru yükseliyordu sanki. Öğk kusacağım! "Atlas lütfen ya." diye mırıldandım masumca. "Parmağımdaki iz geçene kadar kalkmayı düşünmüyorum Su." dedi rahat bir şekilde. Ve daha sonra poposunu belime iyice batırarak hareket etti.

"Lütfeğeğeeeeen." Başımı daha fazla tutamayınca çenem de yere çarptı. Gözlerimi kapatıp inledim. "Burası çok rahatmış ha, valla koltuk niyetine iyi oturulur üzerine Su." Ya bir deri iki kemiğim ne koltuğu allasen! Sus be sus! Valla ağzını kırıp dişlerini dökeceğim senin Atlas! Offff

"Atlas, tamam şaka da bir yere kadar. Şaka bitti, kalk üzerimden!" Dilini şaklattı ve muhtemelen başını iki yana salladı. Her ne kadar onu göremiyor olsam da hissediyordum başını salladığını. Hem hareket ediyor ve bu benim bedenimi titretiyor. Birazdan çimenleri yarıp toprağa doğru gömüleceğim herhalde.

"Ya kulağını tırnak makasıyla kestiğimin çocuğu in lan in! Anlamıyor musun , kıt mısın ! Geri zeka mısın! Sağır mısın! İngilizce mi söyleyeyim!"

"Tamam be tamam sus, sus sen yeter ki sus Su. Kalkıyorum tamam beynimde şimşekler çaktırdın be, ne çene . Allah bir çene vermiş gerisini koyvermiş." Üzerimden kalktığı an doğrulmaya çalıştım ama göğsüme giren sancı beni duraksattı.

Göğsümü tutup ters döndüm ve oturur pozisyona gelir gelmez ölümcül bakışlarımı Atlas'a sabitledim. "Çenem var da hayırdır sen? Dört dörtlük bir kızım ben." Ağzı aralandı ve başını geriye atıp güçlü bir kahkaha patlattı. Bunu yaparken ellerini birbirine çarpmayı ihmal etmemişti.

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now