1 | Bandolu Geçit

64.5K 2.8K 4.2K
                                    

Şubat 2017, Los Angeles

Aylar sonra yeniden bu şehirde, fakat bu kez, tek başımaydım.

"Korkarım bu akşam tamamen doluyuz ama sizi şimdilik şu köşedeki iki kişilik masaya alabilirim," dedi sarışın garson. Sesli harflerin tümünü dişlerinin arasında itinayla genişleterek konuşuyordu."21:00'e kadar başka bir masa açılırsa sizi alacağım. Arzu ederseniz elbette barda da devam edebilirsiniz."

Geniş kalçalarını kırıtarak yol aldığı geniş masaların arasında, bana masama kadar eşlik etti. Yaka iğnesine göre, ismi Stacy'di.

Henüz akşam bile olmamıştı ama loş ışıklar içerisindeki Bar Marmont, zaman mevhumundan bağımsız bir gezegende yaşıyor gibiydi. Koskoca şehirde yemek yiyecek başka yer yokmuşçasına otelin barına indiğim için pişman olmak üzereyken, Stacy'nin son sözünü duymadığımı fark ettim.

"Suyunuz gazlı mı olsun gazsız mı?"

"Gazsız lütfen, teşekkürler."

Gazın g'sine dahi tahammülüm yoktu. 14 saatlik yolculuk ayaklarımı, içi sıcak suyla dolu birer balona dönüştürmüştü. Kafam ise ağrıma evresini çoktan geçmiş, saç diplerimi uyuşturacak derecede zonklamaya başlamıştı.

Çantamdan bir ağrı kesici aldım. Stacy'nin hızlıca getirdiği suyu, içinde buz, ince bir dilim misket limonu ve birkaç adet nane yaprağının bulunduğu büyük bardağa aceleyle doldurdum ve dişlerime yapışan sert yaprağa aldırmadan bir dikişte içtim.

Iıııgh.

En azından içine nar taneleri atılmamıştı. Ki aslında bu şehirde suya chia tohumu katmaya başlamış olmaları bile ihtimal dahilindeydi, ama Sunset Bulvarı üzerinde yükselen gotik Fransız stiliyle bir Los Angeles kültü olan Chateau Marmont'ın barının, temiz beslenme konusuna kafayı fazlaca takmış Los Angeles mekânlarından tamamen ayrı bir dünyada olduğu da tartışma götürmezdi.

Dişimdeki nane yaprağı ile cebelleşirken, Stacy'nin önüme koyduğu mönüyü alıp göz gezdirmeye başladım:

Grilled Branzino. Spiced Lentils with Piquillo & Parsley Relish.

Baharatlarla Çeşnilendirilmiş Mercimek Yatağında Izgara Levrek.

Topu topu altı seçenekten oluşan Ana Yemek bölümü değişmemişti. Aslına bakılırsa, mönünün baskısı bile muhtemelen bir buçuk sene önce elimde tuttuğumun aynısıydı.

Benim hayatım o bir buçuk sene içinde tepe taklak olmuştu, ama aynı bir buçuk sene Bar Marmont'un mönüsüne yedinci bir ana yemek alternatifi bile eklememişti.

Ve ben, alt üst olan hayatımı bir kez daha silkeleyip düze çıkarmak umuduyla 6.843 mil yol yapıp gerisin geri buraya gelmiştim, ama alt üst olmadan önce seçtiğim yemeğin bile aynısını söyleyerek şahane bir başlangıca imza atıyordum.

Değişiklikler nadiren bana göreydi ama bu sorun değildi. Başının üstünde kalıcı bir keder haresi ile gezen insanlardan değildim; bir şekilde mutlu olmayı hep becerebilmiştim. Ve kendi halinde mutlu mesut akıp giden hayatımı bir süreliğine dondurup, annemin tabiriyle düpedüz manyaklık ederek 18 saat içinde 6.843 mil uzağa uçmaya karar vermiş olmamı, bir tür istisna saymamayı sürdürecektim.

Los Angeles'a geri gelmiştim, çünkü dünyam, evren için küçük benim için büyük bir depremle sarsılmıştı.

Zemin sallamıştı ve içimde bir kez yerinden oynayan eşyaları daha iyi nasıl yerleştirebileceğimi bulmak için buraya dönmem şarttı.

Ama gitme, Lavinia | RAFLARDA Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin