For every story tagged #WattPride this month, Wattpad will donate $1 to the ILGA
Pen Your Pride

CHAPTER III

731 46 30

CHAPTER III

Zil sesi bütün sınıfta duyulurken Yoona gözlerini açıp oturduğu yerden fırladı. Bazı kişileri ürküten bu hali kendisini de korkutuyordu. Sesini düzeltmek için birkaç kez öksürdükten sonra kıyafetlerine eliyle çeki düzen verip önde ki sıraya doğru bir adım attı. Ve durdu.

Ne diyecekti? Ne yapacaktı? Kolundan tutup götürse, bu çok kaba kaçardı. Çantasını sırtına alıp bir adım daha attı. Önünde ki sıraya baktı ve Tiffany ile göz göze geldi. Tiffany kendini tutamadan gülüyordu. O kadar mı komikti?

Yuri ise sakince çantasını toplayıp masadan kalktı.

"Neden bu kadar çok gülüyorsun Tiffany?" Arkasında neler olduğunu bilmeyen Yuri, ona dönüp sorduğunda ayağı sandalye ile masanın arasına takılmıştı. Bütün hazırlığıyla yere çarpmayı bekleyen Yuri, inanılmaz bir güç tarafından durduruldu. Düşmenin etkisiyle kapadığı gözlerini açtığında omuzunda duran elin sahibi ile karşılaştı. Bulundukları en yakın mesafe buydu. Yuri kızararak yere baktığında Yoona ne yapacağını bilmeden bir dizinin üstünde Yuri'yi omuzundan tutarken bekliyordu. İkisini o durumdan kurtaran Tiffany'nin kahkahası ve ellerini birbirine çarpmasından oluşan gürültü oldu.

Yoona kafasını kaldırıp Tiffany'yi o şekilde görünce sinirli bir şekilde tısladı. Ayağa kalkarken Yuri'nin de kalkmasına yardım etti.

"Umm..."

"Te-"

İkisi de aynı anda konuşmuştu ve belki Tiffany bu kadar çok gülmese olaylar daha normal gelişebilirdi. Yoona, Yuri'nin söylemesi için işaret etti.

"Te-teşekkür ederim." Kızararak söylerken başı yine yere dönüktü ve Yoona, Yuri'nin bu hali yüzünden aşırı tatlı yüklenmesi yaşıyordu. Yoona yine beden dilini kullanıp Yuri'ye bunun sorun olmadığını belirtmeye çalıştı.

Tiffany'nin gülüşünün artması Yoona'nın aklına sorması gereken soruyu getirdi. Sesini tekrar düzeltip elini ensesine daldırdı, diğer eli ise arkasında saklanıyordu. Tiffany tekrar gülmeden bir şeyler yapmak istiyordu ama Yuri bunu imkansız kılıyordu.

"Umm... Ye-yemek?" Yoona ağzından çıkan kelimenin Yuri'nin anlaması için yeterli olduğunu düşünerek hareket etti ve bu konuda kesinlikle haklıydı.

"E-evet..." Tiffany önünde ki garip çifte daha ne kadar gülecekti bilmiyordu. Eğer olaya el atmasa belki yarı okula geldiklerinde ikisi hale masanın önünde bu garip konuşmaya devam ediyor olacaktı.

"Hadi o zaman, çıkışa kadar beraber gidelim." Tiffany, Yuri'nin koluna girip iki garip kişiyi de harekete geçirdi. Tiffany ve Yuri önden giderken, Yoona arkalarında yavaş yavaş yürüyordu. Çıkış kapısına ulaştıklarında Tiffany ve Yuri, Yoona'yı bekliyordu.

Yoona onların yanına geldiğinde arkasında bir anda Jessica belirdi.

"Yoong? Evinin anahtarını vermeden bir yere gidemezsin, Yoonhee Unnie'nin kapıyı açmasını istemiyorsan tabii..." Yoona yerinde durup çantasından kocaman bir anahtarlık çıkardı, kaç tane vardı, Allah bilir...

Anahtarlardan birini çıkarıp Jessica'ya uzattı. Sooyoung ve Hyoyeon ise onların yanına doğru geliyordu. Daha ne kadar kişi gelip onları engelleyecekti kim bilir?

"Kızıl kafa?" Tiffany sinirle Jessica'ya baktı. Yine ne istiyordu? Neden rahat bırakmıyordu? Kafayı yiyecekti...

"Ne var?" Çok soğuk bir tonda söyleyerek Jessica'ya baktı. Jessica karşılığında gözlerini devirdi.

"Konu soğuk olmaksa benimle yarışamazsın, Kızıl. Hadi gidelim." Jessica, Yoona ve Yuri'nin arasından geçip Tiffany'nin elini tuttu. Gözleri kocaman açılmış Tiffany ise ne olduğunu bilmeden bir arabaya doğru sürükleniyordu.

The Words That Explain My LifeBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!