Ölüm ve Ara Sokak | Part 10

545 17 7

Eveet işte yeni bölümle karşınızdayım. :3 İyi okumalar. ♥ 

Demi'nin Ağzından ;

Doktor geldi. Yerimden fırladım. "O iyi mi ?" "Bay Horan'ın neyi oluyorsunuz ?" "Sevgilisi." "Üzgünüz ama o öldü." "Ne ?! Şakanın zamanı değil !!! SÖYLE !!" "Üzgünüm hanımefendi ama o öldü..." Doktor gidince peşinden baktım ve koltuğa oturup ağlmaya başladım. Hıçkıra hıçkıra. "Eğer Niall seni ağlayarak görseydi çok üzülürdü ve şuan seni görüyor. Onun için." "Elimde değil Selena elimde değil !" Çantamı alıp koşarak merdivenler indim. Hastaneden çıkınca derin bir nefes aldım. Açık hava daha iyi gelmişti. Buraya kaykayımla gelmiştim. Hemen yere koyup sürmeye başladım. Eve geldiğimde kaykayı elimde aldım. Kpaıyı açtım ve kaykayı fırlattım. Çantayı da fırlattım. Kendimi de koltuğa. Yüz üstü yatmış ağlarken kapı çaldı. "Ne var ?!" Ses gelmeyince kapı deliğinden baktım. Haa bu bizim okuldan Joe. Kpaıyı açtım. "Ne ?!" Gözlerim kızarmış ve hala gözümden yaşlar akıyordu. "B-ben üzgünüm. Onun ölümü sana çok kötü oldu biliyorum... Geçmiş olsun ve sakın kendine zarar verme çünkü o seni izliyor. Bunu görürse çok üzülür ve eminim ki bunu istemiyorsundur." Hayır anlamında başımı salladım. "Sen güçlü bir kızsın." Joe gitti. Kapıyı kapatıp koltuğa oturdum. Eğer o yukardan beni izliyorsa ve eğer bir şey yaparsam üzülecekse kendime kötü bir şey yapmayacaktım. İçten içte yaoardım belki de ? Odama çıktım. Siyah bir şort, siyah straplez bir bluz ve siyah kısa converse giyindim. Siyah eyeliner ve rimel bir de kırmızı ruj sürdüm. Evet ilk kez normal bir günde makyaj yaptım. Bir cebime anahtarı bir cebime de telefonumu sıkıştırdım. Aşağı inip evden çıktım. Kaykayımı alıp sürerek dolaşmya başladım. Nerde olduğumu bile bilmiyordum. Önüme bir ara sokak çıktı. Kaykaydan inip elime aldım. Ara sokağa bir kaç adım attım. "Kimse var mı ?" "Evet var." Çığlık attım çünkü hırsız sandım. Kalın bir ses geldi. Çıktı. "Demi benim Joe." "Ya sesini niye kalınlaştırıyorsun." Gülümsemedim. Yapmayacaktım. "Gülesin diye." "Ama gülmek yerine çığlık attım. Her neyse. Burda ne işin var ?" "Nick Kevin ve ben her akşam burda diğer arkadaşlarımızla otururuz. Senin ?" "Biraz gezeyim dedim." "Hmm. Beni takip et." Hiç bir şey demen kaykayı yere bırakıp Joe'yu takip etmeye başladım. Sürerek. Jooe ara sokaktan ilerliyor bir yere gidiyordu. Birden önümüze eski bir ev çıktı. "Hadi gel." "İçerde kimler var Joe ?" "Arkadaşlarım ve kardeşlerim." "İçiyorlar mı ?" "Bilmem." "Hiç kız var mı ?" "1 tane. Bizim Barbara." "Yanımda oturan ?" "Evet." Oflayıp kaykayla eve kadar sürdüm. Kaykaydan inip elime aldım. Joe kapıyı açtı. Evin içi o kadar da eski değildi aslında. Herkes bize baktı. "Aaa bakın Demi gelmiş." Aman be Barbara. Joe kulağıma otur diye fısıldayınca iki boş kolyuk vardı. Biri bir erkeğin biri de Barbara'nın. Barbara'nın yanına geçip oturdum. 6 erkek koltukta diğerleri ve biz puftaydık. Toplam 12 kişilerdi. Benimle birlikte. "Demi burda ne işin var ?" "Barbara kulağıma fısıldadı. "Niall öldü.. Biraz hava alayım derken Joe'yu gördüm ve beni buraya götürdü." "Ne o öldü mü ? Üzüldüm. GEçmiş olsun." "Saol."

***

Saat gece 1 gibiyken evin önündeydim. Kpaıyı açıp içeri girdim ve kaykayı yine fırlattım. Işıkları açıp odama geçerken babamı gördüm. "Babaaaaaaaaaaaaaaa !" Koşarak boynuna atladım. Selena'nın babası ile geziye gitmişlerdi. Annemede aynı şekilde sarıldım. "Size bir şey söylemem gerek. Niall öldü." Annem şok olmuştu. "Tatlım kendini üzme. Düzelirsin. Ve ağlama seni izliyor ve görüyor. Görürse üzülür." "Herkes üzülür diyor ve seni izliyor diyor. Eğer beni izliyorsan şunu bilki seni öpmek isterdim." O kadar alçak sesle konuşmuştum ki duyamadılar. "Bir şey mi dedin ?" "Yok anne." Odama girdim. Üstüme evlik şort ve t-shirt giyindim. Yatağıma yattım ve kendimi uykuya bıraktım.

***

Miley'nin Ağzından ;

Sabah uyandığımda Demi aklıma geldi. Bu olay onu çok değiştirmişti artık gülmüyordu bile ve her gün ağlıyordu. Onun yerinde olmak istemezdim. Yazık. Teselli etmeye çalıştık ama olmadı. En dipten kırılmış. "Mileyyy hadi kalk geç kalacaksın !!" "Zaten uyanığım anne !" O mutfakta ben odamda birbirimizi zor duyuyoruz derken annem esi gelsin diye bağırdı. "Tamam !!!!!!!!!!!!" Kulaklarımı kapatıp elimi yüzümü yıkadım ve odama geri göndüm. Siyah straplez göbeği açık bir t-shirt ve kot şort giyindim. Ayağıma da siyah kısa converse giyindim. Saçlarımı tarayıp dağınık bir topuz yaptım. Siyah eyeliner ve rimel bir de kırmızı ruj sürünce de aşağı indim. Merdivenlerden inerken "Yemek hazır mı ?" diye sordum. "Evet tatlım." Merdivenler bitince hemen mutfağa gittim ve enfes kahvaltıya bakakaldım. Sandalyeye oturup masaya yaklaştım. Annem masaya reçelleri koyarken "Miley biliyor musun okullar artık serbest." dedi. "Ne ?! Çok şükür yaa hep bu günü beklemiştim !!" "Sevindiğine sevindik." "Saçma bir cümle olsa bile soal baba." Gülüp yemeğe başladım. Bitince ellerinze sağlık diyip yukarı çantamı hazırlmaya gittim. Saat sabah 6. 7.30'da okul başlıyor. Biraz acele edip çantamı hazırladım. Siyah kırmızı çantamı tek koluma taktım. Annemlerin yanına gittim. "Selena'nın babası doğum günü hediyesi olarak kırmızı Lamborgini, Demi'nin babası da lise 2 ye gittiği için kırmızı Lamborgini aldı. Artık bana da bir tane alsanız." derken sol koluma beyaz saatimi taktım. Saate baktığımda 6.15 olmuş. Biraz film izledim. Tekrar saate bakktığımda saat 7 olmuş. "Ben gidiyorummm." Evden çıkıp siyah motoruma bindim ve okula doğru gittim. Gelince de inip görevlinin yanına bıraktım. Herkes sınıflara çıkıyordu bende onlara karıştım. Sınıfa geldiğimde koşarak Selena'nın yanına gittim. "Miley o çok değişti. Niall'ın ölümünden sonra hep siyah giyinmeye başladı ve o siyah rengini sevmezdi." Selena kulağıma fısıldadı. "Biliyorum Selena. Onu kurtarmalıyız." bende fısıldadım. Demi bize döndü. "Biliyor musunuz Joelar bir ara sokaktaki evde takılıyorlar. Barbara ile. Artık yokum. Onlarlayım. Siz ikiniz kalın." "Demek öyle Demi. Tamam bizim için hava daha iyi. Durmadan birini teselli etmeyiz ve artık senden nefret ediyoruz.. Gidebilirsin rahatça ama bir daha geleyim deme. Ve biz artık Milena'yız." Herkes bana baktı. " Selena haklı. Sensiz daha iyiyiz. Her şeye ağlıyorsun ve mecbur peşinden geliyoruz ama dün lavaboya gittiğinde ayıp olmasın diye geldik ama artık teksin. Bir daha yanımıza yaklaşma Demi yaklaşma !" Demi bize baktı ve ağlamaya başladı. Yanına gittim. " Yeter lan yeter ! Gelmişsin 16 yaşına hala ağlıyorsun lan ! Sen dedin ben ayrılıyorum diye söyledik işte gerçekleri ! Barbara haklıydı. Bebek gibisin ! Artık bir yerin kırılsa bile gelmeyeceğiz anladın mı ?!" Demi bana bile bakmadı. Barbara bana bakıp gülümsedi. Yerime geçtim. Hoca sınıfa girdi.

Bence biraz orta oldu :D Neyse umarım sevmişsinizdir. Vote ve yorumları bekliyorum. ♥

True LoveBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!