Üzgünüm bebeklerim. Bölüm geç geldi ve biraz kısa oldu .s İnanın bölüm yazmya vaktim yoktu zorla yazdım . Öbür bölümde telafi edicem <3

Zaman herşeyin çaresidir derler. Ama asıl zaman yakmaz mı insanın canını. Saatler günler aylar yıllar geçtikçe geride kalanlar tekrar ortaya çıktığında geçirmiş midir zaman herşeyi. Başa çıkabilir misin onlarla. Hiçbirşey olmamış gibi davranabilir misin.  Unutma. Zaman aktıkça hiçbirşey geçmeyecek.

İçimde oluşan korku her hücreme yayılıp beni titretirken Aksel'in kollarında olmak kalbimin ritmini değiştirmeye yetmişti. O beni sıkıca sarıp insanlar başımıza toplanırken ben titremekten korkmaktan hala vazgeçemiyordum. O adam burdaydı. O gün herşeyin bittiğini sanmıştım ama peşimi bırakmamış okula kadar beni izlemişti. Ya beni her yerde takip ediyorsa o zaman ne yapıcaktım. Tek başıma bu adamla nasıl baş edebilirdim ki. O adamda beni korkutan başka şeyler de vardı. Kim olduğunu bilmediğim birinin peşime neden takıldığı kafamda soru işaretleri oluştururken adamda daha garip şeyler olduğunu hissediyordum..

Titremem şiddetlenirken ağlamaya başladım. Bu sefer krize engel olamıyordum. Aksel bir yandan beni konuşturmaya çalışıp bir yandan gözlerini benden ayırmıyordu. Neden böyle davrandığını bilmiyordum. Bırakıp gidebilirdi ama bana sarılması yanımda olması bana iyi geliyordu . Ekin'in bana bağırışlarını duydum ve ona bakmaya çalıştım ama hareket edemiyordum. Sesler beynimde birbirine karışırken tek yapabildiğim şey Aksel'İn gözlerine bakmaktı. Ekin yanımıza gelip beni almaya çalıştığında Aksel sinirli bir şekilde onu ittirdi. Gitmeme izin vermiyordu. Bir anda bana sıkıca sarılıp başımı oksadığında midemin hareketlenmesi  kusma istediği uyandırdı. Kalbim yerinden çıkıcakmış gibi atarken onun da kalp atışlarını duyabiliyordum. Aslında duyabildiğim tek şey buydu. Gereğinden fazla hızlı atması tebessüm etmeme neden olurken yavaşça gözlerimi kapattım.

AKSEL

Bu oydu. Onu neden takip ettiğini bilmiyordum ama o gün geç saydım ölebilirdi. Lanet herif takipe ttiğine göre ufaklık rahat durmamıştı. Gerçi bu kız kimsesi incitemezdi ki.. Ben sinirden delirirken Maja birden kendini kaybedip düşerken  onu yakaladım. Niye yaptığımı bilmiyordum . Şu an kendimi kontrol etmenin çok fazla dışına çıkmıştım. Kollarımda titriyordu. Şu an gerçekten çok korkuyordu ona yardım etmeliydim. Yüzüne baktığımda ilk dikkatimi çeken şey gözleriydi. O gözlerde aynı anda bir sürü duygu oluşuyordu. Ona acıdım. Evet onu ilk gördüğümden beri sadece acıyorum. Ormanda ona yardıme tmemin tek nedeni buydu. Aslında onu görene kadar kimseye acımamıştım bile. Hiçkimse umrumda olmuyordu. Acı çekenler canı yananlar.. Hiçbirine zerre kadar acımamıştım. Ama bu kızda başka birşeyler vardı. 

Titremesi bir türlü geçmezken ona daha sıkı sarılıp etrafındaki kalabalığı duymaması sağlamaya çalıştım. Kalp atışlarını duyabiliyordum. O minicik kalbi  öyle şiddetli atıyordu ki ölümüne sebep bile olabilirdi. Kolumdan çekilmemle gelen kişinin Ekin olduğunu görünce sinirlendim. Maja'yı benden almaya çalışırken kendime hakim olamiyordum. Onu almasına izin vermezdim. Sadece beni hissetmeliydi şimdi. Ekin'i sertçe ittirip elimle işaret yapıp dışarı bakmasını söyledm. Adam gitmiş olmalıydı ki Ekin boş gözlerle bana bakıyordu. Bu çocukta birşeyler olduğunu biliyordum. Dıştan sevimli dost canlısı biri görünsede göründüğü gibi olmadığını biliyordum. Onun ne haltlar yediğini ortaya çıkarmayı kafama koymuştum. İçinde canavarlar yattığı halde iyi rolünü takınıp Maja'ya yaklaşması sinirimi bozuyordu. Onları uzak tutmakistiyordum ama düşüncelerimin hiçbir anlamı yoktu. Bu kız hiçbirşeyim değildi. Umrumda da değildi. Onu niye bu kadar çok düşündüğümü blmiyordum. ''Aşık oluyorsun Aksel'' Hayır ben asla aşık olmazdım. Hiçbir kıza ilgi bile duymazdım. Hele bunun gibilere asla..

Maja'nın titremeleri daha şiddetli devam ederken başını okşadım. Ters giden birşeyler vardı bu kadar titreme normal değildi. Bağırıp etraftakileri uzaklaştırdığımda gözlerini çoktan kapatmıştı. İçimi korku kaplarken aceleyle onu kucağımı alıp  kimseyi umursamadan hızlı adımlarla revire yürüdüm. Yatağa yatırdığımda vücudu sıcaktan yanarken bilincini kaybetmişti ama titremesi hala devam ediyordu. Hemşire ona bakarken hala birşey söylememesi sinirimi bozdu.

''Noluyo söylesene lan '' diye bağırdımdı çekmeceden çıkardığı iğneyi koluna vururken ciddi anlamda birşeylerin ters gittiği belliydi. Gözlerim endişeyle onu izlerken aslında ne kadar masum olduğunu düşündüm. Sarışınlardan uzun süredir nefret ediyordum ama bu kız başkaydı. Ona bakmaktan kendimi alamıyordum. Onun için korkmuşmuydum. Aksel dağkıran asla kimse için korkmazdı. Saçma düşüncelerime iyice sinirlenip duvara yumruğumu indirdim. Hemşirenin çığlığı yerini ciyaklamaya bırakırken kadınların ne kadar sinir bozucu olduklarını tekrar edip durdum.

Maja sakinleşmeye başladığında bilinci hala yoktu. Gözünden yaş aktığını gördüğümde saçma bir şekilde ona yaklaşma isteğiyle doldum. Vücudum düşüncelerimle ters hareket ederken kendimi onun baş ucunda bulduğumda hemşirenins esiyle  kontrolü elime aldım.

''Bir tür kriz geçirmiş. Nadir görülen bir durumdur. Daha önce yaşadığı kötü şeyler buna neden olmuş olabilir. Ne gördü de bu hale geldi söylermisin '' dediğinde kötü kelimesi  beynimde yankılanırken gözümün önünde canlananlara artık tahammül edemiyordum. Sinirle odadan çıkıp kendimi dışarı attım.  Kendimi kaybedip elimle kafama vurmaya başladığımda tek istediğim görüntüleri yok etmekti. Bir el kolumu yakaladığında herşeyi daha da zorlaştırmasına neden olmuştu. Ona baktığımda Ekin olduğunu gördüm. Niye peşimden gelmişti ki lanet olası. Sinirle yumruğumu hazırlayıp saldırıya geçerken bileğimi sıkıca tutup konuşmaya başladı.

''Kötü çocuğu oynamanın şimdi sırası değil Aksel. Neyi varmış hemşire ne dedi söyle çabuk'' dediğinde umursamazca omur silktim.

''Bir tür kriz geçirmiş.''

''Lan ne oldu da kız bu hale geldi salak herif''

''Yanımdayken birden böyle oldu işte. Umrumda değil banane git hemşireye sor.'' dediğimde Ekin'İn sinirlenmesi hoşuma gitmişti. Dudağımın uç kısmı hafif kıvrılırken daha da sinirlendiğini görebiliyordum.

''Bana bak Aksel. Ondan uzak dur anladın mı. O senin kullanabileceğin biri değil. Lanet işlerini ona bulaştırma.  Ona yaklaşma sakın. Seni bidaha uyarmayacağım'' dediğinde kahkalarıma engel olamadım. Ekin efendi büyümüşte bana emir veriyordu ha. Bu çocuğun özgüveni götünden geliyordu anlaşılan. Yakasına yapıştığımda gözlerini büyümüştü. Benden korkuyordu. Ama kendine de engel olamıyordu. Eliyle beni ittirmeye çalışırken ulağına eğildim.

''Sen kimsin de bana emir veriyorsun. Kuralları benim koyduğumu unutma velet. Elimde kalmak istemiyorsan konuştuklarına dikkat et ve yanıma yaklaşma. Hiçbiriniz yaklaşmayın. Fahişene söyle o da uzak dursun benden. Ne o nede sen hiçbiriniz umrumda değilsiniz.''

Ekin sinriden deliye dönmüştü. Bana vurmak için yumruğunu kaldırdığında yüzüme inmesine ramak varken sıkıca elini tuttum. O benim tırnağım bile olamazdı. Benimle baş edicek adam daha doğmamıştı.. 

Elini sertçe aşağı çekip yumruğumu suratına indirdiğimde geriye doğru sendeledi ama sinirden tavrını bozmadı. Üstüme doğru çevik hareketlerle yaklaşmaya başladığında gülüp bir yumruk daa savurdup zevkle yere düşmesini izledim. Benimle oynanmaması gerektiğini bilmesi gerekiyordu. Bu çocukla uğraşmaktan bıkmıştım artık. Ekin'in halini kahkalarla izlerken okuldan çıkıp bize doğru gelen Deniz'i görmemle sesli bir küfür savurdum.

''Lan Aksel. Ne halt yediğini sanıyosun sen. Kendine gel olum. Bu sen değilsin'' dediğinde konunun Maja'yla ilgili olduğunu anlamıştım. Arkama bile bakmadan doğruca bahçeden çıkıp motoruma atladım. Maja her ne kadar umrumda olmasada bu gizemli adam dikkatimi çekmişti. Onu düşünmek tekrar hücrelerimi harekete geçirirken agzi kökledim. Gizemli adam kimmiş öğrenelim bakalım...

Masal  - ARA VERİLDİ -Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!