6. BÖLÜM

48 1 1

"Tamam Katherine birazdan geliyorum."

Pazartesi günü hep böyle başlamak zorunda mı diye düşündü Rebbeca. Telefonu kapatıp yatağının kenarına koydu. Daha sonra yatağından kalkarak banyoya gidip elini yüzünü yıkadı. Her sabah eksik etmediği taze sıkılmış portakal suyunu içmek için odasından çıktı. Merdivenleri hızlı hızlı indi ve mutfağa girdi.

"Günaydın Rebbeca."

"Günaydın Melissa. Portakal suyumu alabilir miyim?"

Melissa sıcak gülümsemesiyle sürahiden bardağa boşalttığı portakal suyunu Rebbeca'ya uzattı. Rebecca alır almaz bardağı kafasına dikti. Bunu gerçekten seviyordu. Melissa'nın yaptığını ayrı bir  seviyordu. Dört yıldır Rebbeca ile çalışıyordu ve bu dört yıl içinde ikisi de birbirine fazlasıyla bağlanmıştı. Aralarında pek yaş farkı olmamasından paylaştıkları çok şey vardı. Rebbeca ona hiç bir zaman üstten bakmamış ve olabildiğince yardım etmeye çalışmıştı. Melissa ise Rebecca'nın yaptıklarından dolayı ona karşı kendisini hep borçluymuş gibi hissetmişti.

"Her zamanki gibi nefis Melissa." 

Rebbeca yine o sıcak gülümsemesiyle bardağı Melissa'ya doğru uzattı. Daha sonra ikisi de çalmakta olan kapıya doğru baktılar.

"Birini mi bekliyorduk Melissa?"

"Sanırım sipariş ettiğim ekmekler geldi."

Melissa kapıya doğru yönelirken Rebacca'da salona gitti. Televizyona doğru ilerledi. Düğmesine bastı ve koltuğa oturdu. Ayaklarını da karşısındaki masaya doğru uzattı. Ofise gitmesi gerektiğini biliyordu ama bu biraz bekleyebilirdi. Televizyonda müzik kanallarını gezinirken Shakira'nın 'La La La' şarkısında durdu. Masanın üzerinde duran ayakları şarkının ritmiyle hareket etmeye başlamıştı bile. Aniden yerinden kalkarak büyük bir coşkuyla dans etmeye başladı Rebecca. Hem bağırarak şarkıya eşlik ediyor hem de vücut kıvrımlarının şarkıya eşlik etmesine izin veriyordu. Daha fazla coşkuya gelerek toplu olan saçlarını serbest bıraktı ve üzerinde ki sabahlığını çıkarıp koltuğa fırlattı. Üzerinde kalan siyah dantelli kısa geceliğiyle gerçekten seksi görünüyordu. Saçlarını bir o yana bir bu yana savurup duruyordu.

Gözleri kapalı bir şekilde ve masum gülüşüyle kendisini müziğe bırakan Rebecca'nın, Stefan'ın onu izlediğinden haberi bile yoktu.

Stefan gözlerini ayırmadan Rebecca'yı izliyordu. Tam bir çılgın diye düşündü. Normal halinden çok farklıydı. O iş kadınından eser yoktu resmen. Hala onu fark etmemişti Rebecca. Ta ki şarkı bitene kadar..

Şarkının bitmesiyle nefes nefese kalan Rebecca gözlerini açtığı anda ki gördüğü şey karşısında donup kaldı. Stefan şuan karşısında gülen gözlerle ona bakıyordu. Vücuduna yayılan sıcaklık avuç içlerinin terlemesine neden oldu. Kalp ritmi hiç olmadığı kadar hızlı atıyordu. Daha sonra üzerinde sabahlığının olmadığını fark etti. O an yerin dibine girmek istedi.

"Hemen o gözlerini kapat Stefan!"

Stefan hiç itiraz etmeden gülümseyerek ellerini  gözlerine götürdü. Rebacca ise o anda hemen koltuğun üzerine fırlattığı sabahlığını aldığı gibi üzerine geçirdi.

"Tanrı aşkına senin burda ne işin var? Ayrıca orada kaç dakikadır dikiliyorsun? Evime böylece giremezsin. Sanırım aramızdaki samimiyet....."

"Hey heyyy. Sakin ol Rebecca. Emin ol seni izlemedim. Yani aslında izledim ama o kadar fazla bir şey görmedim. Sadece çok seksi dans ediyordun o kadar."

Rebecca'nın aniden açılan gözleri Stefan'ın kahkaha atmasına neden olmuştu.

"Bunu nasıl söylersin!? Neyse tamam sakinim, sakinim. Ancak bu burda bitmedi. Bekle üzerimi giyinip hemen geliyorum!"

AŞK-I SİYAHBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!