Bölüm 6

6.6K 364 32

Bölüme geçmede önce bir kaç şey söylemek isyorum sabredip sonuna kadar okuyun lütfen :))

İthafımız @mavikadarfazla arkadaşımıza :D ''Aykırı Dans'' adlı hikayesini okumanız tavsiye edilir :)

Multimedyada karakterlerimiz var. Özellikle Asya ve Ege'yi seveceğinizi düşünüyorum. Bahsi geçen Eliz ve Giray'ın hikayesini okumak için Özür Dilerim adlı hikayeme göz atmanız iyi olacaktır. Bu bölüm soru işaretlerini ortadan biraz olsun kaldırmak için yazılmıştır. Ahmet karakteri aslında Kuzey'dir ve Ahmet'in Özür Dilerim adlı hikayemde neler yaşadığını okuyaraköğrenebilirsiniz. İki hikaye birbirinin devamı gibi çünkü. Okumanız anlamanız açısından daha iyi olacaktır :D Şimdi bölüme geçebiliriz...

 

‘’Ne kadar iradeli olursan ol kaçınılmazı ÖNLEYEMEZSİN!’’

*Tess Gerritsen – Günahkar*

Kuzey tekrar gözlerini hastahane odalarından birinde olduğunu yaklaşık olarak yarım dakika etrafını süzdükten sonra anladı. Her şey yine karmakarışıktı. Bir an kötü bir kabustan uyandığını düşündü. Kötü görüntüler zihninde birer birer canlandı. Başı çatlayacak gibi ağrıyordu. Burnuna hava üfleyen maskeyi kavradı ve çıkarıp attı. Şimdi burada böylece yatamazdı, dinlenemezdi. Kendini zorlayarak ayağa kalktı. Serumunu çıkarmayı unutmadı. Ciğerlerine dolan toz bulutu yüzünden hala biraz öksürüyordu. Dengesi bozulduğunda duvara tutundu. Köşeyi bile dönememişken hemşire engeline takıldı.

Kadın onu geri çekip duruyordu. Yatağa dönmesi gerektiğini söylüyordu. Kuzey’in karşı koyacak ne gücü ne de sabrı vardı. Sinirlenmeye başlamıştı. Hemşireyi gebertmemek için kendini zor tutuyordu. Hemşireye laf anlatmayı denedi. Kadın onu dinlemiyordu bile. Allah aşkına kim dikmişti bunu kapısına? Gözünün döndüğü sırada Giray çıktı karşısına. Hemşireyi uzaklaştırdı ve Kuzey'in koluna girdi.

''Kendini iyi hissediyor musun?''diye sordu arkadaşı.

''İyiyim ben.''diyerek tersledi Kuzey onu. Sonra yaptığına pişman oldu. Giray’ın bir suçu yoktu ki. Ona hayatını borçluydu. Zamanında yetişip gelmese belki her şey daha kötü olurdu.

''Sadece onun iyi olduğunu görmek istiyorum. Lütfen...''diye devam ettiğinde Giray'ın bakışları yumuşadı. Onu anlıyordu. Kuzey’i tanıyordu. Dediğini yapmazsa çıldırırdı. Ne söylerse söylesin dinlemezdi.

Yavaş yavaş yürümeye başladılar. Bir odanın önüne geldiklerinde Kuzey sandalyelerden birine oturdu. Giray'ın önce doktorla konuşması gerekiyordu. Giray uzaklaşırken Kuzey derin nefesler almaya, kendini rahatlatmaya çalışıyordu. Kötü fikirleri aklından kovmak istiyordu.

İşte tam o anda Kuzey, Asya'yı gördü. Küçük kız ufak adımlar atarak yanına geliyordu. Başı önünde, kolları iki yana düşmüş… Küçücük burnu kızarmış… Üstü başı kir pas içinde… Kuzey’in küçük kızın perişan haline içi acıdı. Kalbinin merkez noktası yandı, kavruldu, kül oldu. Sızlayan burnu gözlerini yaşarttı. İri ve kaslı kollarını ona açtı. Asya'nın minik adımları hızlandı. Ağlamaktan gözleri kıpkırmızı olmuştu. Çok korkmuş olmalıydı. Kuzey onu kucağına aldığında kollarının arasındaki minicik bedenin tir tir titrediğini fark etti. Küçük kız omzunda ağlarken Kuzey bir kez daha öldü. Gelmişine, geçmişine ve asla mutlu sonla bitmeyeceğini bildiği geleceğine bir kez daha lanet etti.

Melekler Seni KorusunBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!