luke, wren'in sözlerinin anlamını bir kez daha düşündü ve küçük çocuğun onunla dalga geçip geçmediğini kafasında tarttı. eğer sahiden de bu doğruysa, gabriella'nın oturduğu ev üvey ablasının evine yakın demekti. onunla her an karşılaşabilme ihtimali vardı. onunla tanışabilirdi. onu nerede gördüğünü sorduğunda, wren omzunu silkerek ''tesco metro,'' demişti. belki de tesco metroyu düzenli olarak ziyaret ederse bir gün rastlaşabilirlerdi?
luke, bu düşünceyle başını belli belirsiz iki yana salladı. kafayı yemiş olmalıydı. ona gabriella'nın nereye gittiğini sorduğunda, onun nereye gittiğine bakmadığını söylemişti ve luke, eğer wren ona baksaydı onun ev adresini biliyor olacağını düşündüğünde, wren'e öfkelenmişti. ancak hemen sonra, küçük bir çocuğa aptal bir nedenden dolayı öfkelendiğini fark edip kendini tokatlamıştı. bugün de gece kulübünde sahne alacaklardı ve ashton söyleyecekleri şarkının ismini mesaj atmıştı. what i like about you.

derin bir nefes alarak, banyo kapısını açıp üstüne giyecek beyaz kolsuz bir tişört ve basit bir eşofman altı çıkardı. saçını havluyla kuruladıktan sonra havluyu kirli sepetine yolladı ve yatağa atlayıp baş ucunda duran dizüstü bilgisayarını eline aldı. açık kalmış youtube sayfasına girdiğinde, sayfayı yeniledi ve gabriella'nın dün eklemiş olduğu yeni videoyu fark etti. ismine baktı. joannah'a makyaj yapıyorum, hehe.

istemsizce gülümserken videoya tıkladı ve açılmasını bekledi. favori youtuber'ıyla birlikte gabriella'yı bir kez daha beraber gördü. ''merhaba, tekrar!'' gabriella gülümserken, joannah'nın somurttuğunu fark etti. muhtemelen birazdan bir palyaço gibi boyanacağı için diye düşündü luke. yine de bunu kız arkadaşıyla birlikte yapmak eğlenceli olurdu. ''bugün joannah ile video konusu üzerinde tartışırken, bana bu fikri önerdi ve dedi ki, neden bana makyaj yapmıyorsun? şaka yapıyorum. onu ikna etmek için yatağımda bile zıpladım ve işte, buradayız. ona yaptığım günlük makyajlardan bir tane yapacağım ve umarım beğenir.'' joannah'nın attığı kötü bakışla ekledi. ''oh, sanırım hala kızgın.'' makyajı yapmaya başladığında, luke yapılan makyajdan çok onun ellerini izledi. tırnaklarını karpuz desenleriyle süslemişti ve bu ellerini sevimli göstermişti. önüne düşen sarı bukleyi arada bir ittiriyor ve makyajını bir yandan anlatırken yapmaya devam ediyordu. joannah'a rujunu sürerken gülmeye başladı. eh, doğrusu bu görüntüye gülmemek elde değildi ancak luke'u asıl güldüren şey, gabriella'nın neşe dolu kahkahasıydı.

''özür dilerim joan, ama öyle kadınsı görünüyorsun ki... gülmeden edemiyorum,'' dedi gülmekten nefes nefese kalırken ve joan'a da bakması için bir el aynası uzattı. joannah kendisini görmesiyle bir kahkaha patlattı. beraber gülerlerken, luke gözünü gabriella'nın çekici gülümseyişinden ayırmadı. acaba kaç yaşındaydı? on yedi ya da belki on sekiz? aralarında en fazla iki yaş var gibi görünüyordu. video sona doğru ilerlerken, gabriella tekrar kameraya döndü. ''bu fikrin aslında geçen videoma aldığım bir yorum sayesinde aklıma geldiğini belirtmek istiyorum. teşekkür ederim, lukehemmings96! ve umarım videomuzu beğenmişsinizdir,'' gülümsedi ve kameraya bir öpücük yolladı. luke, bir süre öylece doğrudan bilgisayar ekranına bakınırken, tanrı biliyordu ki kalbi daha önce hiç kimse için bu kadar hızlı çarpmamıştı. kendinden emince yorum yazmak için ayrılan boşluğa tıkladı. bu komik ve güzel video için asıl ben teşekkür ederim, elly! diye yazdı kibar olmaya çalışarak. modellerinden biri olmak için can atıyorum. şaka yaptım. dipnot: ama eğer istersen, sorun değil.

▶ youtuber ⚥Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!