gabriella, eline aldığı makyaj malzemeleriyle dolu çantayı sallarken, joannah'ı ikna etmeye çalışıyordu. son birkaç saattir makyaj isteğini kabul etmesi için elinden gelen her şeyi yapmıştı ama joannah, bunu asla yapmayacağını söyleyip duruyordu. ''ama joan,'' diye mızmızlandı gabriella, önüne düşen saç tutamını geriye atmadan hemen önce. ''makyaj temizleyicisi diye bir şey var, silersin geçer! neden kabul etmiyorsun ki?'' diye sızlandı.

''çünkü ben bir erkeğim. bir erkek suratını boyamaktan hoşlanmaz,'' dedi ve telefonuyla ilgilenmeye geri döndü.

''çok sıkıcısınız, bari sen gönüllü ol mike, ne dersin? sadece biraz maskara ve biraz da-

''aptal kameramanın olabilirim ama asla palyaçon olmam, gabriella,'' diyerek sözünü sert bir şekilde kesti mike. ''ayrıca hala sözünü ettiğin şu lanet olası randevuyu bekliyorum.''

gabriella, kardeşinin ağzından duyduğu argo sözcüklerle yüzünü ekşitti. duymayı sevmediğinden değil, o sevimli suratından böyle sözcüklerin çıkmasını hiç yakıştıramıyordu sadece. bu amerikan sokak ağzı sadece bir pop-rock yıldızına ya da sokaklarda sürünen bir uyuşturucu bağımlısına ait olabilirdi anca. ya da belki de şu siyahi rapçilere?

gabriella, küçük bir umutla tekrar joannah'a döndü ve elindeki çantayı onun önüne doğru fırlatıp gülümsedi. ''hadi ama, joan... sadece küçük bir makyaj. seni öyle sokağa çıkaracağım demiyorum ki.''

joannah göz devirdi. ''evet, milyonlarca izleyicinin önüne koyacağını söylüyorsun.'' joannah, en azından bir kez daha bunu yapmayı istemediğinden emindi.

gabriella sıkıntıyla parmaklarını saçlarının arasından geçirirken kendini büyük yatağına attı. ''lütfen?''

''neden bu kadar inatçısın?''

yatakta zıplarken küçük bir kız çocuğu gibi göründüğünün farkındaydı. ''lütfen joan, lütfen, lütfen, lütfen! bunu herkes yapıyor, hem de erkek arkadaşıyla. benim bir erkek arkadaşım yok ve elimde siz varsınız.'' sırıttı. ''çok renkli bir şey olmayacak, söz veriyorum. hem yüzün makyaja çok uygun. lütfen,'' yataktan zıplayarak indi ve joannah'ın önüne geldiğinde beklemeden kırmızı tişörtünün yakasını kavrayıp onu çekiştirmeye başladı. ''lütfeeen?''

''lütfen demeyi keser misin?'' diyerek elinde tuttuğu beyaz iphone'unu masaya bıraktı. gabriella, filmlerde sürekli işe yarayan ama asla beceremediği yavru köpek bakışını atmaya çalışırken, joannah istemeden gülüvermişti. ''bir şartım var.''

''kabul!'' diyerek çığlık attı gabriella. ''nedir o?''

''bana yarın akşam gideceğim gece kulübünde eşlik edeceksin. bir arkadaşım ve onun kız arkadaşıyla buluşacağım ve sap gibi kalmak istemiyorum,'' sırıttı.

gabriella, gece kulüplerinden nefret ederdi. bu yüzden, joannah'nın şartını işitmesiyle yüzündeki gülümseme aşama aşama silindi. ancak joannah'nın şartını kabul etmezse bu makyaj videosunu kabul etmeyeceğini de biliyordu. ''pekala. hadi başlayalım,'' gülümsedi ve mike'a döndü.

''biliyorum, biliyorum,'' diye geveleyip yatağın ucunda duran kamerayı eline aldı.

gabriella neşeyle kıkırdadı. ''eğer bir gün çok büyük bir izleyici kitlesi olan ünlü bir fenomen olursam yaptığım teşekkür konuşmasında sizin de adınız yer alacak!''

mike kamerayı başlattığında, joannah ve gabriella kameraya doğru bir gülümseme gönderdi. ''merhaba, tekrar!'' diyerek güldü gabriella. ''bugün joannah ile video konusu üzerinde tartışırken, bana bu fikri önerdi ve dedi ki, neden bana makyaj yapmıyorsun? şaka yapıyorum. onu ikna etmek için yatağımda bile zıpladım ve işte, buradayız. ona yaptığım günlük makyajlardan bir tane yapacağım ve umarım beğenir.'' kıkırdadığında, joannah ona kötü bir bakış atmıştı. ''oh, sanırım hala kızgın.'' gabriella, daha fazla üstüne gidip onu sahiden kızdırmamak için dalga geçmeye son verdi. hızlıca kapatıcıyı alıp joannah'ın yüzünü kapladıktan sonra makyaj malzemeleriyle dolu çantasını açıp içinden sürekli kullandığı büyük, üzerinde her tonu barındıran far paletini çıkardı. ''onun gözlerine bakın. sevimli yeşillerine. bu nedenle ona şeftali tonunda bir göz makyajı yapmayı düşündüm,'' diyerek fırçasıyla seçtiği iki turuncu tonunu karıştırdı ve makyajı yapmaya başladı.

göz makyajı bittiğinde, dudağına şeftali tonunda bir ruj seçti. sürerken istemsizce kıkırdayıp duruyordu. ''özür dilerim joan, ama öyle kadınsı görünüyorsun ki... gülmeden edemiyorum.'' kıkırdamaya devam ederken, ona el aynasını uzatmıştı. joannah'nın jöleyle düzeltilmediği sürece ensesine düşen saçları makyajıyla birlikte onu sahiden de bir kadın gibi seksi gösteriyordu. kendini görmesiyle, bir kahkaha patlattı. ''yüce isa aşkına,'' kahkaha atmaya devam ederken bir kez daha kendine baktı. ''aman tanrım, muhteşem seksiyim!''

videoyu sonlandırmadan önce gabriella kameraya döndü ve samimi gülümsemelerinden birini gönderdi. ''bu fikrin aslında geçen videoma aldığım bir yorum sayesinde aklıma geldiğini belirtmek istiyorum. teşekkür ederim, lukehemmings96! ve umarım videomuzu beğenmişsinizdir.'' kameraya bir öpücük gönderdi ve mike videoyu sonlandırmadan önce kameranın gözünü eliyle kapattı.

▶ youtuber ⚥Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!