HATIRLATMA

"İşi bırakacak mısın?"

"Evet, ama şuan bunu kimseye anlatma. Röportaj bitince ayrılacağım."

"Jaxon seni rahatsız ediyor mu?"

"Hayır, sanırım benim odaya girdiğimi biliyor. Ayrıca iş haricinde konuşmuyoruz."

"Nasıl hissediyorsun?"

Yanıt vereceğim sırada sustum Justin kıkırdayınca ben kahkaha atmaya başladım.

"Okul başlamadan sınava soktun beni." dedi kahkahalarımın arasında.

"Tamam son soru; Okula yazıldın mı?"

"Ihm. Hayır."

Justin ayağa kalktı sonra elimi tutup beni de kaldırdı. Şaşkın bakışlarımı görünce cebinden sigara çıkardı.

"Hadi seni okula yazdıralım." dedi sigara dudaklarının arasında kıpraşıyordu. "Ayrıca dudaklarını büzme, aklıma sigara geliyor. Ölmeme yol açıyorsun."

Ardından biçimsiz parmaklarıyla elimi tuttu...

13.BÖLÜM

Uzun uğraşlarımız sonucunda okulu bulmuştuk. Okul'un büyük bir bahçesi vardı ve tam merdivenlerin sağında depo gibi geniş bir zemin kat vardı. Okul'un çiçeklik alanından geçerken Justin'e zemin katın ne olarak kullanıldığını sordum. Benimkinin aksine asla kullanmayacağım bir yerdi; Otopark.

Ben etrafı gözden geçirirken hızla koşan biri bana çarptı ve Justin'le ellerimiz ayrıldı. Kız şaşkınlıkla bize bakarken sadece gözlerimi devirdim.

"Üzgünüm. Sadece okula yazildıgimi aileme haber vörecektim, Affedersiniz." dedi.

Kızın aksanı oldukça garipti ilk baş bunun kullandığı diş tellerinden olduğunu düşündüm, sanırım haklıydım.

"Önemli değil" diye mırıldandım.

Kız bize gülümsedi sonra koşarak uzaklaştı. Dar bir pantalon, balıkçı yakalı bir kazak ve uzun çizmeler giymişti, Saçları ise beline kadar geliyordu. Kıza imrenerek bakarken Justin'in sesini duydum.

"Okulun kapanmasına yarım saat kaldı, acele edelim."

Kafamla onaylayıp koşar adımlarla merdivenlerden çıktık. Justin ile elimiz ayrılmasına rağmen cesaret edip yine ellerimizi birleştirmişti. Okul müdürünün odasına varmamıza kadar yeterince her yeri incelemiştim. Jefferson'dan biraz daha küçük olmasına rağmen dış görünüm olarak güzeldi.

"Bay Hammer." dedi Justin, tıklattığı kapıdan odaya geçerken.

Beyaz saçlı, tombalak yüzlü ve gözlüklü bir adam, bilgisayar başında oturuyordu. Adam tamamen bize odaklanmak üzere bilgisayarı kapattı sonra bize baktı, sadece birkaç saniye süren bu bakışma ellerimizde son buldu.

"Kayıt için mi geldiniz? Sevgilileri bu okula kayıt etmek bana göre suçtur, çünkü çizgiyi fazlasıyla aşıyorlar."

Elimi Justin'den çektim sonra başımı eğdim.

"Bay Hammer, Justin sevgilim değil. Abim. Abim sayılır."

Justin omuz silkerek masanın önünde ki sandalyeye oturdu.

"Size oturmanızı söylememiştim." dedi Bay Hammer.

Justin kaşlarını çatarak koltuktan kalktı sonra yanıma geldi.

"Adamın gözlüğünü onun götüne sokmadan önce buradan çıkmalıyım. Yoksa göt özürlüsü (sadece şaka yapıyorum yanlış anlamayın lütfen) olacak." dedi.

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!