HATIRLATMA

"Atla, Mil!" Dedi Justin, sadece benim duyabileceğim ses tonunda.

Açık pencerenin önünde oturmuştum ve Justin, kendisi gibi aşağı inmemi söylüyordu. Yoksa Jaxon'a yakalanacaktık.

"Miley, iyi misin?" Dedi Jaxon. Anladığım kadarıyla lavabonun önündeydi.

Göz yaşlarımı sildim. Atlayamazdım ki... yükseklik korkum vardı ve burası bana göre oldukça yüksekti.

"Atla. Seni Tutacağım." Justin'in sesi kısılmıştı.

Ona güvenmeli miydim? Beni bu manzaraya şahit eden birine güvenmeli miydim? Jaxon'ın odasına son kez baktım iç çamaşırlar ve küçük poşetler. Gözlerimden tekrar damlalar süzülmeye başlamıştı ki odanın kapısından bir ses geldi.

Jaxon, kapı kulpunu çevirecekti ve beni görecekti.

Korkuyla Justin'e baktım, o da bana bakıyordu. Ağzını oynatarak Yakalanacaksın atla dedi.

Gözlerimi yumdum, Jaxon'ın yaptığı pisliklerle gururlanarak yaşamasını mı sağlayacaktım? Atlarsam o kazanacaktı. Atlamazsam...

12.BÖLÜM

Havanın rahatlatıcı sesi kulaklarıma dolmuş bedenimi ele geçirmiş olduğundan hafifletmişti. Soğuk hava yüzüme çarparken aklımda tek bir şey vardı; Hava'dan korkmadığım gibi yüksekliktende korkmamalıydım.

Justin'in kollarına bir yastık gibi düştüğümde kapı çoktan açılmıştı. Gözlerimi açmadan olacakları düşündüm... bizi görmeden kaçmalıydık ve ben, uyanmamak üzere kendimi yatağıma atmalıydım.

Düşmeyecek olduğumu garantiledikten sonra "Sıkı tutun." dedi.

Boynuna yerleştirdiğim kollarımı sıkılaştırıp kollarında ki fazla ağırlığı yok ettim. Evden uzaklaşana kadar koştu, bir süre sonra yavaşaldı.

Nefeslerinin arasında "Her şey yolunda mı? Seni gördü mü?" dedi.

Kafamı olumsuz anlamda sallayıp ayaklarımı zemine bastım.

"Teşekkür ederim." fısıldadım. Onu beklemeden apartmana yürümeye başladım, peşimden geleceğini bildiğim için kaçmıyordum. Adımlarım normaldi ve kendimi yürüyen ölü gibi hissediyordum.

Sen bu değilsin, ahmak! diye haykırdı iç sesim. Jack için ağlamamışken seni kullanan Jax için mi ağlayacaksın?

İstemsizce bir hıçkırık çıktı dudaklarımdan. Ağızımı kapadım ve göz yaşlarımı geri teptim. Justin yanımda yürüdüğü için hıçkırığımı duymuştu. Bu yüzden elini belime sarıp beni kendine çekti.

*

"Nasıl yapardı bunu? İki kişiyi birden neden idare etti. Her şeyi ele geçireceğini mi kanıtlıyor, yoksa amacı farklı mı? Tanrım.. gerizekalı gibi aşık olma konumuna gelmiştim. O piç ise sadece zevkini düşünüyordu. Ben oyuncak değilim! istediğini yapıp kullanamazsın beni! O piç, kendini sevdirdi ve sonra her şeyi parçalara ayırdı. Şu siktiğimin Dünya'sında gerçekten seven bir erkek kalmadı mı? Hepsi s*k*nin derdini mi düşünüyor! Patron olarak geçinerek eline ne geçiyor, para pul.. fakat bunlar ona hiçbir zaman adamlık vermiyor. O siktiğimin egosunun kabusu olacağım, o piç herifte karşı koymak için kendine beyin arayacak!"

Jaxon'a olan nefretimi Justin'e püskürtmem gereksizdi. Fakat bu sırada onu bile düşünecek kadar hafızam yerinde değildi. Gözlerimden durduramadığım yaşlar akıyordu, ve resmen bir barajı doldurabilecek kadardı. Kalbim içimde parçalara ayrılmışken bütün organlarıma batıyordu.

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!