HATIRLATMA

Jaxon sesimin ilk tınısında kafasını kaldırıp bana bakmıştı, Sonra kaşlarını çattı.

"Ağladın mı sen? berbat gözüküyorsun. Be-"

"Sadece cevabı alabilir miyim? E-postalarla ilgilenmeliyim."

Jaxon, abisi gibi yanak içini ısırmaya başladı sonra ayağa kalktı.

"Kopyalasınlar, Ama senin ne-"

"Teşekkürler." dedim ve gitmemi engellemesini önleyerek odadan çıktım.

Bu sırada Sally, Justin'in odasına gidiyordu ve yüzümü gördü. Yarı şaşkın yarı memnun şekilde yanıma geldi.

"Dün kötü geçmiş, yoksa makyajsız halin mi?" Sırıtarak ona baktım.

"Ben her gece makyajsız halini görmedim diye Tanrı'ya Dua ediyorum, Emin ol. Ayrıca Bay Bieber'ın işi olabilir, biliyorsunuz yeni bir inşaat var. Bu yüzden sizinle ilgileneceğini sanmam, şimdiden ilgilenmesini dileyeceğim." Küçümseyici bakışımı attım sonra tekrar Monitöre döndüm.

"Kaltak!" gülümsemem silinmişti.

Birden ellerimi sıkmış halde durduğumu fark ettim. Patronumun yardımcısı olabilir fakat bu bana hakaret edeceği anlamına gelmiyordu.

10.BÖLÜM

SALI

Arada kalmıştım. Herkesi üzüyordum ve hepsini teker teker kaybediyordum. Justin, yaptığımız kavgadan sonra bana soğuk davranıyordu. Ama umrumda değildi çünkü o bunu hak etmişti.

Açık kahve ve Justin'e benzer yüzüne baktım. Bir şeyler karıştıyordu ve ben, o uyanır uyanmaz neler olduğunu öğrenecektim. Kızmasını bile umursamayacaktım, ihtiyacım olan neler döndüğünü öğrenmekti.

"Günaydın, Mil." dedi sonra biçimli elleriyle yüzünü ovaladı. Tam yüzüne güneş ışığı düşüyordu.

Ona neler döndürdüğünü soracaksın, korkak. dudağımı ısırdım ve iç sesime cevap verdim. Bunu köpek grdüğümde kaçmamı söyleyen sürtük mü söylüyor?

"G-Günaydın" dedim sonunda ama sesim titremişti. Ona soracaktım ama vereceği cevaptan korkuyordum. Bana "İyi misin" dermiş gibi baktı.

"Sormalı mıyım bilmiyorum ama Sana bir şey sormalıyım."

Yastığını dikleştirdi sonra arkasına yaslandı. Ben de tekrar yastağıma yattım ve derin nefes aldım

"Hala bekliyorum. Soracağın şey ne?" (Ne şeymiş arkadaş asdfds puhahaah :D)

Öküz.

Güneş ışığı şimdi çıplak göğsüne değiyordu.

"Mesaj, e-posta ve küpenin sırrı..."

Sıkıntıyla nefes verdi sonra gözlerini kapattı. Göğsü belirgin bir şekilde inip kalkıyordu.

"1) Sen benim sekreterimsin, ve işte başka çalışanlar var. Sen işlerinle ilgilenirken konuşmalarına, mesajlarına ve e-postalarına bakabilirler. Geçen sene başkasında olmuştu ve Jeremy onu işten kovmuştu. Ailemden ve işimden olmak istemiyorum. 2) Senden önce başkalarıyla birlikte olmuştum. Ondan düşmüş olmalı, zaten Wily iade etti. Çok saçma, kafanı bulandırıyorsun." dedi yüzünü buruşturarak.

Kıyafetlerini giydi sonra dudağımdan öptü.

"Bugün işe gelme. Ruhsal olarak berbat duruyorsun, Nina iki iş birden önceden yapmıştı, tekrar yapabilir. Yat ve dinlen yarın gelirsin."

ÇARŞAMBA

"O sik, umarım gelir." diye tısladı Justin.

İkimiz de sırtımızı asansörün giriş duvarına yaslamış Jaxon ve Nina'yı bekliyorduk. Yarım saat olmuştu, hala gelmemişlerdi. Asansör sürekli hareket ediyordu ve şuan 5. gelişi olacaktı. 3 Kız çalışan Justin'e gülümseyerek asansörden indi. Justin kızlara karşılık verirken yüzümü buruşturdum.

Evliydi bu mal. Pezevenklik mi yapıyor? Dedi iç sesim. Kızlar uzaklaştığında tırnaklarımı havaya kaldırıp incelemeye başladım.

"Birazdan gelirler."

"İyi. O sik, havalı olduğunu sandığı havasız saçlarını yapabilirse tabi gelir." dedi sonra burun kıvırdı.

"Senin saçların çok iyi sanki."

"Onlar doğal." dedi tıslayarak

"Ah evet. Maymun saçını görse rampa sanıp üzerinde kaykay sürer." (saç şekli rampa olduğu için gönderme yapıyor)

Kıkırdadım bu sırada Jaxon ve Nina gelmişlerdi.

"Sidikli Jaxon geldi." Dedi Justin tıslayarak sonra kapağı açılan asansöre bindi.

Jaxon ile beraber Justin'e öldürücü bakışlarımızı atıyorduk. Jaxon "5" butonuna bastı sonra bana bakıp gülümsedi. Justin'se asansör hareket eder etmez Jaxon'ın koluna yapıştı. Jaxon rahatsız olduğunu belirterek, çaktırmadan Justin'in ellerini kolundan çekmeye çalıştı.

"Bay Bieber, bir sorun mu var?"

Jaxon aceleyle yanıt verdi.

"Sevgili Justin, örümceğin yanısıra kapalı alandan da korkuyor" dedi alayla.

1 Saat Sonra

"Alabama Reklamın verdiği Röportaj soruları bunlar" dedim sonra Nina'yla beraber soruları Patronlarımıza teslim ettik.

"Sorular kolaymış" dedi Jaxon.

"Olabilir, etkileyici cevap vermemiz lazım." dedim.

"Bu konu da iyi misin?" dedi Jaxon gülümseyerek.

"Bir aralar günlük yazıyordum. Yazı konusunda iyi miyim bilmiyorum." dedim.

Bir süre sonra Jaxon'a beraber bazen şakalaşarak soruları cevaplamaya başladık. Justin'se bize bakıyordu. Sadece iki soru cevaplamıştı ve şuan sadece Nina işiyle ilgileniyordu. Rahatsız olduğumu belirterek Justin'e baktım.

"Nasıl gidiyor Bay,Bieber?"

Jaxon kalemi bırakıp arkasına yaslandı. Justin ise ilk toplantı da yaptığı gibi yamuk ağız sırıtıyordu.

"İyi. Sizin nasıl?" dedi Justin

"Gayet güzel. Sanırım Nina'ya yetemiyorsunuz, yardıma ihtiyacınız var mı?"

"Üzgünüm, işin şakayla yapılmasına izin vermem. Burası sirk değil." (Justin ikisine Palyaço demek istiyor :D PUHAHAHA)

Ben kaşlarımı çatarken Jaxon koluyla beni dürttü.

"Rahatsız ettiğimizi bilmiyorduk." dedi Jaxon.

Sinirler beynimi sıkıştırıyordu. Bir acı biber gibi kızgındım, sakinleşmek için ayaklarımı yere vuramazdım bu yüzden dudaklarımı birbirine bastırdım.

-"Burada devam etmek istemiyorum. Jaxon senin evde devam edelim mi?" dedi Justin ardından muhteşem gülümsemesiyle Jaxon'a baktı.

------------------------------------------

Kahretsin bölüm tekrar gitti çok özür dilerim. :(

İler ki bölümde Justin bir plan yapmayı düşünüyor ve Alabama Reklam ile röportaj gerçekleşecek. Çok şok olacaksınız, bu arada sanki Justin biraz kıskanıyor gibi :) :D (Yanlız Jaxon'a koyduğu sıfatlar süper :D)

Teşekkürler:

@belictionergirl13

@betulbiebs (Uzun yorumunu yerim bir sonra ki bölüm sana ithaf olacak

@Belieberlovebieber6

@FUNNYBIEBS

JILEY SHIPPER'LAR SİZİ :D :D

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!