4 - "Karadelik"

108K 3.8K 995
                                    

Merhabalar, birilerine verdiğim bir söz üzerine pazartesi akşamı bitmeden bölümü yayınlıyorum. Son geçiş bölümüydü, artık anlayacağınız üzere olaylar başlıyor. Bence berbat bir bölüm oldu, neden bu kadar kötü bir bölüm yazdım bilmiyorum. Zaten hiçbir zaman geçiş bölümü yazabilen mükemmeliyette bir yazar olamadım :D Neyse bir de çalışma, video vs. yapmak isteyenler için karakterlere isim vereceğim ama siz kafanızda istediğinizi canlandırabilirsiniz, ben en yakın bulduğumu yazacağım buraya.

Ayaz : Ash Stymest , Destan : Kaya Scodelario , Gece : Bill Skarsgard

Bölüm şarkısını multimediada bulabilirsiniz. İster tüm bölüm dinleyin, ister sadece sizin de anlayacağınız bir kısım var orda dinleyin. kendini belli ediyor zaten. Tüm bölüm dinleyecekseniz bittikçe başa sarmanızı tavsiye ederim. Yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum. Öpüldünüz :D :*

Hepimiz, bize istediğimiz şekilde yaşamamız için verilen hayatlarda, istediğimiz gibi kullanmamız için verilen bedenlerle doğru ve ya yanlış bir çok seçim yaparız. Bu seçimler kimi zaman akşam yemeğinde yiyeceğimiz yemek kadar basit olurken, bazen birinin ölümü veya yaşamı kadar zor olabilirdi. Bir tanesi bile mükemmeliyetlik seviyesine ulaşamamış 6 milyar beden, zamanın aktığı her salisede, milyonlarca farklı olasılıkta seçimler yapardı. Yapılan en küçük bir seçim bile kalan bir çoğunun hayatını etkilerdi. Hepimiz birer saatli bombaydık sandığımızın aksine. Biri patladığında diğerini tetiklerdi, ve öteki de bir diğerini. Asla durmayacak ve koca bir cehennem yaratacak kahrolası, basit bir zincirleme reaksiyonduk. Her şeyin elimizde olduğunu sanıyorduk, patlayacaktık ve ya patlamayacaktık, bizim seçimimizdi.

Fakat hepimizin unuttuğu bir şey vardı, biz Tanrı değildik. Bir şeyi yaratamadığımız gibi yok da edemezdik. Kontrol de bizde değildi. Eğer tetiklenmişsek, patlamamıza hiç bir şey engel olamazdı. Pimimiz çekilmişse, geri dönüşü yoktu. Yok edecektik. Yakacaktık. Biz, kendi ellerimiz ile kendimizi öldürecek ve bunu farkedemeyecek kadar aciz yaratıklardık. Hepimizin pimi çoktan çekilmişti.

"İzmir'e ilk vardığımda Dokuz Eylül Üniversitesi'ne uğracağız, orada bir doktor arkadaşım bize çok yakındaki bir otelden yer ayarladı. Kordon Alsancak Otel. İlk adamımız oraya çok yakın bir yerde, Minerji'de mühendis olarak çalışıyor.  Murat Ayrak."

Elimdeki listeyi incelerken düşünüyordum. Bu adamlar, benim hayatımı etkileyecek ilk bombayı patlatmışlardı. Benim çekilen pimim ve kendi ruhumda kurduğum küçük evrenimin patlayışı, o an yakınımda bulunan Ayaz'ı da tetiklemişti. Benim süpernovam sadece beni harabeye çevirirken bilmediğim bir şey vardı.

Ayaz'ın süpernovası zaten patlamıştı. Ben onun karadeliğe dönüşünü tetiklemiştim.

Ayaz bir yıldızdı, güneşin on katı ağırlığında kalbi olan bir yıldız. Geçmişi yavaş yavaş, evreler halinde öldürmüştü onu. İçerisindeki duyguları, yıldızların elementleri tüketişi gibi tüketirken yavaş yavaş ölmüştü, büyük bir yıldız gibi. Gerçeklerin kalbine bir ok misali saplanışı onun için başlangıçtı, süper devdi. Ölümünün başladığını haber veriyordu ona. Ona yapılanlar yavaş yavaş bir nötron yıldızına dönüşmesine neden olurken, yaşadığı tüm şeyler onun bir süpernova misali patlayıp duygularını savurmasına neden olmuştu.

Son evre ise bendim. Karadelik. Ayaz Haznedar'ın ruhuna son darbe bendim. Bana yaptıkları onun karadeliğe dönüşmesine neden olmuştu. Kocaman, sonsuz bir karadelik olup etrafa saçtığı tüm duyguları yutmuştu. Ruhunu geri döndürülemez bir şekilde kaybetmişti, kendi elleriyle öldürmüş ve acımasız, boş bakışlı gözlerle yok oluşunu izlemişti.

RuhsuzHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin