|| 23. Bölüm ||

673 69 77

 İyi okumalar!

~•~  

Eren

   Elimdeki kitabın sayfalarını çevirirken derin bir nefes verdim, içinde tüm sıkıntımı barındıran bir nefes. Yan gözle laptopta bir şeylerle uğraşan Levi'a doğru baktım, o kadar meşguldü ki kaşlarını çatmayı bir saniye bile bırakmamış; bu da yetmezmiş gibi gözlerini tam 4 saattir oradan bir kere bile ayırmamıştı. 

   Evde bir sürü kişi vardı; Mikasa Jean ile odasında Xbox oynuyordu, Armin mutfakta Isabel ile oturmuş yemek veya tatlı her ne ise onu yapıyordu, Farlan da tıpkı Levi gibi laptopa gömülmüş bir vaziyetteydi.

   Ben ise boş boş oturmuş kitap okuyordum. Tam olarak okuyamasam da.

   Yani kafamı veremiyordum.

   Kitabı sessiz olmaya çalışarak koltuğa bıraktım ve dudaklarımı büzerek ayaklarımı yerde sürüye sürüye mutfağa ilerledim, içeri girdiğim an bana çevrilen iki çift gözle karşılaşmıştım.

   "Vay vay, kimler aramıza katılmaya karar vermiş?"

   Isabel'in dediği üzerine gözlerimi devirip hafifçe güldüm ve sandalyeye tırmanıp oturdum. Dirseğimi tezgaha yaslarken çenemi de elime yasladım, gözlerimi mutfakta gezdirip neler yaptıklarına baktım. Bir sürü kurabiye ve pasta vardı, şimdi ise oturmuş gazetedeki bulmacaları çözüyorlardı.

   "İçeride kitap okumaya çok dalmış gibi göründüğün için çağırmamıştık." 

   Konuşan Armin'e baktım ve hafifçe güldüm, "Ne dalması..." diye mırıldandım. "Sıkıntıdan orta yerimden çatlamama ramak kalmıştı benim."

   "Keşke biraz belli etseydin de bir buçuk saat önce seni çağırsaydık."

   Birbirimize bakıp boş boş güldük bir süre. Gözlerimi Armin'in üzerinde gezdirirken duraksadım ve kaşlarımı hafifçe çatarak boynuna doğru baktım. 

   "Biraz yan dönsene."

   "He? Neden?" soru yöneltse de yine yana dönmüştü, bu haline hafiften gülerek boynunu inceledim. Huh..?

   Boynunda işaret vardı. 

   Birisiyle birlikte olmuştu. 

   Birisiyle mühürlenmişti demek daha doğru olurdu.

   "Ben son dedikodulardan uzak kaldım galiba," dedim kaşlarımı kaldırıp ona soru dolu bakışlar atarken. "Baksana, birileri fişek hızında mühürlenmiş birilerine."

   "Haa... Aaa..." Armin elini boynuna götürüp kıkırdadı ve Isabel'e baktı, Isabel de ona bakıp kıkırdarken gözlerimi daha da çok irileştirdim. 

   "Ya bu ne demek şimdi?! En yakın arkadaşımı çalma benden!" cırlayarak sandalyeden kalktım ve Armin'in yanına gidip ona sarıldım, dik dik Isabel'e baktım. Elbette şaka yapıyordum, böyle bir şeyi düşünecek kadar salak değildim. İkisi de öyle insanlar değillerdi.

   Isabel kıkırdadı, "Ne alakası var? Aaa," dedi. "Tch tch." 

   "İçine Levi mı kaçtı ben mi yanlış duydum?"

   Kahkaha attık bir süre, gerçekten onlarla böyle vakit geçirmeyi özlemiştim. Zor zamanları atlatma gerçekten bu şekilde kolaydı... Bunca yakınımla vakit geçirirken aklımın ucundan bile geçmiyordu olanlar. Tabii ben oturup düşünmedikçe. Ve ben düşünmekten kaçıyordum uzun zamandır, ne oldu bitti diye sormamıştım bile.

Dear Diary || RirenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin