Tekneye binmek için sıraya girdiğimzde Can ve Çağrı'nın dakika başı " İyi misin ? " diye sormaları dışında heyecanlıydım.

Tam binmek üzereydik ki simitçiyi görünce duraklayıp Çağrı'yı dürttüm.

" Ne oldu iyi misin ?  Gülsüm'ü mü çağırayım ? "

Sinirle ofladım.

" Üç aylık ömrüm kalmış gibi davranmayı kesecek misin artık ? "

" Ne var lan ? "

" Simit alalım martılara atarız. "

 " Git al banane  ? "

Birden iki büklüm olup karnımı tuttum. Numara yapıyordum ama gerçekten ağrı girince yutkundum. Allah çarptı yemin ediyorum.

" Tamam ya ben alırım. Belasın kızım sen. "

" İstemiyorum ya alma. "

" Haaah tripler de başladı..... "

Sensin trip atan ben her zamanki gibiyim. Temalı göz devirmemi yaptıktan sonra ilerlemeye devam ettim.

Herkes tekneye bindiğinde Can elindeki fotoğraf makinesiyle sanki ilk defa görüyormuş gibi 46767389 resim çekerken -buna bizim habersiz çekimlerimiz de dahil- biz manzarayı izliyorduk. Poşetteki simitlerden birini elime alıp ufalamaya başladım.

Çağrı da eline birkaç parça alıp karizmatik bir fırlatma gerçekleştirdiğinde imrenerek ona baktım.

Ben de onun gibi atabilirdim.

Bir parçayı aldım ve kolumu öküz gibi kaldırdıktan sonra fırlattım. Martının yakalamasını beklerken görüş açıma bir  kafa girdi. Ah, hayır..

" Hanginiz attınız len bunu  ?!!??!!? "

Amcanın sesiyle oturduğum yere sinip simit parçalarını saklamaya çalıştım. Çağrı baş parmağını dudağına bastırıp gülmemeye çalışırken benim için artık çok geçti.

" Yavrum siz mi attınız ??? "

ALLAH RIZASI İÇİN SEN YAVRUM DEME KELİME EVRİM GEÇİRİP YAHVRİM OLUYOR.

Amcanın yüzüne bakmak için kafamı kaldırdığımda bir ormanla karşılaştım.

Pardon,  kaşlarıymış....

" Size diyorum. Nereye attığınızı sanıyorsunuz ?! "

"Kaşlarına. "

Al işte. Sesli düşünmek yasaklanmalı diye bu yüzden diyorum ben.

Çağrı kendini tutamayıp sesli nefesler vererek gülmeye başlayınca adam öyle bir bakış attı ki Çağrı adeta"Bir bakış attın kalbimi yaktın... "  moduna girip sustu.

" Ne dedin sen ? " dedi gözlerini kısarak. Abi adam gözlerini kısınca  ortada göz diye bir şey kalmıyor resmen.

" Kaş, diyorum. Ne güzel bir ilçemiz değil mi ? "

Gülmemi saklamak için saçlarımla yüzümü örtmeye çalıştım. Bu amcanın daha da sinirlenmesine sebep olunca şimdi tükürüğü falan suratıma gelir diye geri çekildim.

" Birincisi ben orda yaşıyorum. İkincisi kafama simit atıyorsun af bile dilemiyorsun. Terbiyesiz.  "

Ulan adam Kaş'ta yaşıyormuş. Bu kadar olur. Gülme Kumsal. Gülme.

" Amca ne bağırıyorsun kıza o atmadı ben attım. "  dedi  Gülsüm bize doğru gelerek.

Amca tam ağzını açıyordu ki Can yanımda belirdi.

" Hayır !! Ben attım. "

Ordan birileri daha " Hayır!! Ben. " diye bağırınca adam " Tövbe Estağfurullah.. " deyip içeri girdi.

Can beni hızla kendine çevirdi.

" Allah belamı versin ki hep bunu yapmak istemişimdir. İyi ki varsın lan.  "

Can ışık hızıyla fotoğraf makinesini alıp resmimi çekti.

" Can. Sil o resmi. "

" Neden ben silgi miyim ? "

Çağrı Can'ın kollarından yakalayıp demirlere doğru sürüklediğinde Can olacakları anlamış olacak ki bağırdı.

" Lan !!! Hayır. Olmaz. Atm- "

Can'ı tekneden aşağı fırlatıldığında sular yukarı doğru yükseldikten hemen saniyeler sonra Can kafasını sudan çıkardı.

" Topunuzu dava edic- Lan tekne gidiyor ???? "

Can teknenin arkasında kalmış bize söverken biz gülüyorduk. Bir süre sonra tekne durdu. Ve isteyenlerin bu koyda denize girebileceği söylendi. Can hala yüzüyordu.

Tekneye tırmanırken acayip derecede yaratıcı küfürler mırıldanıp  yanımıza geldi.

" Beni ne kadar kıskandığını bir kez daha anladım Çağrı... "

" Kes lan. "

" Neden o makas mı ? " dediğimde hepsi bana baktı.

Allah beni kahretmesin. Ya Çağrı beni de denize atarsa ??? Ya rezillikte çığır açıp dünya markası olursam ??? Ya anneler çocuklarını korkutmak istediğinde beni parmakla gösterirlerse ???

" Cansın kanka. " dedi  Can gülerek.

"Seni de denize atardım dua et sen o şeye. "

Suratımı buruşturup kafamı iki yana salladım.

" Öküzün mutasyona girip insanda vücut bulduğu halisin biliyor musun ? "

" Sen de bir ayının yaz versiyonusun Kumsal. "

" Aynen, aynen  "  dercesini kafamı sallayıp önüme döndüm.

" Ben de seksiliğin vücut bulmuş haliyim değil mi Gülsüm ? "

Al işte.

Gülsüm ve Can'ın sevgi sözcüklerini dinlemeyip ayağa kalkıp biraz yürüdüm. Antalya gerçekten güzeldi ama iyi bir yer kazanmak istiyorsak artık çalışmaya başlamalıydık. En son dediğim cümleyi aklımın en altlarına doğru not ettim.

Kafamı yana çevirdiğimde bana sırıtan bir Mertle karşılaştım. Ah, yapma lütfen..

" Lezbiyen değilmişsin bebek. "

İçimden gelen kusma isteğini geri itip gülümseye çalıştım. Konuşmak istemediğimden tekrardan denize karşı yüzümü döndüm.

" Neden böyle bir yalan uydurdu anlamıyorum. " Çağrı'ya baktığını hissedince kaşlarımı çatıp ona döndüm. Tam ağzımı açıyordum ki tekrar konuştu.

" Gidip soracağım. "

"Saçmalam- " Lafımı tamamlayamadan yanımdan uçmuştu.

Önce uzaktan onları uzaktan izliyordum. Çağrı onunla ilgilenmeyip yere doğru bakarken kaşlarına kaldırıp gülünce merakla yanlarına yürüdüm. Her şey çok hızlı oldu.

" Neden yalan söylüyorsun lan ? Baban sana adamlık öğretmedi mi ?!! "

Gözümün önünden bir yumruk geçince ağzımla birlikte gözlerim de açıldı.

Ama kafama dank eden tek şey Mert'in bunu hak ettiğiydi.

Aklıma Çağrı'nın annesinin attığı mesaj gelince kavgayı ayırmaktan vazgeçtim.

" Babanın kim olduğunu öğrenmek istiyordun şimdi neden hala kaçıyorsun ? "

*****

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!