6 » CEZA

8.1K 527 74

Gözlerimi açtığımda güneşin yoğun ışığı sayesinde geri kapattım. Güneş güneş güneş. Güzel güneş, gözlerimin içine eden güzel güneş!

Gözlerimi ovuşturup saate baktım. Bulanık görüş alanıma giren telefonumun ekranından saati kontrol edip yeniden uyuma kararı aldım. Daha çok erken canım. Saat daha 13:40.

Siktir! Uyuyakalmıştım! Kahretsin ama ya. Abi olmaz ama ya. Banane, istifamı veririm ama. Abi nasıl ya. Bırakın bu işleri, ya terkediyorum bu alanı. Olmaz böyle şey.

Dingil herife baksen. Uyandırmamış beni bile. Hayvan ya. Kim bilir ne isteyecek. Kesin yeni PlayStation falan isterdi. Ya da yeni bir kız tavlamamı? Ah hadi ama onun buna ihtiyacı yok ki! Zaten kızlar götünde dolaşıyor! Onların aşkına sokayım ben! Ah çok sinirlendim!

İtiraf etmem gereken bir şey var mı? Var ama yok aslında. Ah tamam, kabul ediyorum. Tüm bunların bir sebebi var. O gerizekalı oduna aşığım! Bunu bilmiyor, öğrenmeyecekte! Kendimi asarım yine de ona aşık olduğumu ifşa etmem.

O kerize bir şeyler hissettiğim aşikar ama aşık olduğuma emin olamıyorum. Bu çok tuhaf! Platonik aşk, ah aman ne kadar da iç açıcı! Bu sabah ne boktan bir sabah böyle? 'Ne sabahı be öğlen oldu!' İç sesim haklıydı. Camış gibi uyumuştum. Aslında daha da uyurdum ama jeton geç düşmüştü, benimki köşeli de biraz. Dikdörtgen olanından. Heh ondan.

Facebook, twitter ve whatsapptan gelen bildirimlerin neredeyse hepsi Atlas'tandı. "Gerzek muşmula! İnsan bir uyandırır değil mi!" Ona şu sabah ki boktan çıkan sesime aldırış etmeden sesli mesaj gönderdim ve telefonu yatağa fırlatıp suratımı astım.

Sırtımı yatağımın başlığına dayayıp ellerimi göğsümde kavuşturdum. Ne bok yiyeceğim ben şimdi? Gururum var işin içinde kardeşim. Uyumayacağım dediysem uyumamam gerekiyordu! Atlas kazandı! Atlas 1000000 - Su 0

Çok iç açıcı çok! Boynumu kaşıdım. -daha doğrusu yoldum- Neredeyse kanamasına yol açacaktım. Bu nasıl bir kaşımaysa. Hayır ya, bu sinirden değil, hop dedik ben sinirlendiğimde kendime zarar vermem bir kere. Mal mıyım ben ? Neden öyle yapayım ki. Çüklerini kestiğimin sinekleri ısırmışlar. Yemişler beni. Ağğğğ.

Tamam ben manyamadım. Sakinim, kaybetmişsem kaç yazar ulan! Hallederim ben. Annemden para koparırım. Ah annem?! Oha annem beni uyandırmadan işe mi gitti yani? Çüş deve. İnanmam! Valla mı?

"Kafatasını patlatıp suyunu akıtacağım ve o suyu sana içirteceğim Atlas, nerdesin!" Her zaman online olan çocuk şimdi ortalıklarda yoktu. Ah hadi ama eşek uykusundan nasıl uyansın ki!

Karnım gurulduyordu, dün doğru dürüst bir şey yememiştim. Ve gece de oturunca acıkmıştım ama süt içip açlığımı bastırmaya çalışmıştım .

Leptobum yok ! Lan bir dakika! Hop! Leptobum nerde?! Dün akşam en son kucağımdaydı. Hadi ama ezip kayıplara karıştırmış olamam değil mi? Ya da bir taraflarıma kaçmış olamaz? Yok canım, daha neler.

Hızla yataktan fırladım. Bitli gibi boynumu kaşımaya son verip leptobumu aramaya başladım. "Ahey ahey gitti gitti gitti." Elimi avcuma çarptım. Kısa sürede evi talan etmiş, canımın içi leptobumu bulamamıştım. Oysaki yatağın altına bile baktım! Gece olsa oradan bir öcü pörtler bana böööö derdi bile! Evet, bunu bile düşündüm!

Annem mi kaldırdı acaba? Aklıma gelen fikirle hızla telefonumu kapıp annemi aradım.

Çok geçmeden telefon açıldı. "Annem,"

"Ooo, uyanmışız bakıyorum da." Annem gülerek konuştuğunda keyfinin yerinde olduğunu anlayabildim. "Ya benim güzelimi sen mi aldın acaba? Bulamıyorum da?"

"Güzelin kim be?"

"Anne leptobum!"

"Evet ben aldım. Yok sana bilgisayar falan, onunla uyumuşsun gece!" Yutkundum. "Anne ben rüya görmüştüm ve ondan sonra rüya tabirlerine bakmak için leptobu açmıştım sonra şey olmuş . Uyuyakalmışım."

"Valla ben hiç anlamam Su, o alet radyosyon yaymaktan başka bir işe yaramıyor. Kapağını kapattım herhalde kapanmıştır."

Ofladım. "Anne ama ben bir şey yapmamıştım ki, bu ceza niye şimdi?"

"Sen onu benim külahıma anlat küçük hanım. Yok en az bir hafta, sonrası için düşünürüz."

Uzatmamam en iyisiydi, akşam eve gelince ben onun aklını başından alır, leptomu da emin ellerime geri alırdım. Eheheh .

"Peki." Somurtuk bir şekilde telefonu kapatıp yatağıma geri yattım. Yoruldum canım. Aa leptobu arayım derken bayağı yoruldum hemde. Çok yordu beni sıpa.

**

Kızlarla alışveriş merkezine gelmiştik. Biriktirdiğim paramdan bir miktar kırpıp güzel bir elbise almıştım. Normalde elbise giymeyi sevmiyorum. Aslına bakılırsa vücuduma ve göz zevkime uyan bir elbise bulamamıştım bu yaz. Bu yüzden de hiç elbise almamıştım. Açılışı yaptım, yaşasın! Çok ucuza aldım çaktırmayın. %50 indirim vardı! 35 kağıda kaptım güzelim elbiseyi.

Elbiseyi denemiştim ve tam üzerime oturmuştu. Bir kaç kıyafete daha bakıp Yağmur, Nilay, Eda ve Aslıhan bütün kızlar toplandık toplandık hesabı bir araya gelmiştik. Aslıhan bu akşam Rize'ye gidecekti, bu yüzden de bizimle birlikte son günüydü. 2 ay görüşemeyecektik. Ara sıra uğrayacağını söylemişti.

"Bir şeyler içsek mi?" Çok yorulmuştum ve Nilay'ın bu fikri bana cazip gelmişti. Kızlar da onaylayınca elimizdeki poşetleri sallandıra sallandıra yürüyen merdivenlere geldik. "Oha, bu Atlas değil mi?"

"Yuh yanında ki kim?" Başımı çevirip kızların gösterdiği yöne bakmak için parmak uçlarımda yükseldim. Bir üst kattalardı ve aşağı indiğimiz için Atlas'ı farketmem zamanımı aldı. Kızı belinden tuttu ve suratına eğildi. Ne? Hayır ! Yok artık! Olmaz! Olamaz!

Öptü.

Kı-zı. Yoluk kafalı kızı öptü!

ÖPTÜ!

 ---

Atlas bu hiç olur mu bebekim ya? Ayıp be ayıp adsadas Umarım bölümü beğenmişsinizdir. Okuyan okuduğunu gösterebilir mi acaba? Oy ve yorum bırakarak falan? Çok sevinirim cidden. Teşekkür ederiiim .xx

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now