Chapter VI

370 47 81

Size okulu iyi bir yer gibi göstermeye çalışan Aoi'niz hizmetinizde...

İyi okumalar!

...

Marinette kafasını sıradan yavaşça kaldırdı ve iç çekti. Adrien ile araları bozulduğu için derslere bile odaklanamıyordu. Annesine ne yapması gerektiğini sormuş, annesi de Adrien ile barışmasını söylemişti.

Söylemesi de kolaydı zaten.

Çıkış zilinin de çalmasıyla zaten toplu olan çantasını omzuna alarak sınıftan çıktı ve merdivenlere yöneldi. Kafası biraz dağınıktı, bu yüzden evine giden yolu yarıladığında telefonunu sınıfta unuttuğunu daha yeni fark edebilmişti.



Geri koşarak okula girdi ve nefes nefese kaldığı için yavaş adımlarla koridorda ilerledi. Tam sınıfın kapısını ittirecekti ki içeriden gelen seslerle duraksadı.

"Hadi ama Adrien, sen de beni seviyorsun değil mi?"

Bu sınıfın sürtüğüydü.

Ve Adrien'ın kucağına oturmuştu.

Oha. OHA. YAVŞAKLIĞIN BU KADARI.

Adrien genç kızı kucağından ittirdi ve sırıttı. "Hadi ama, yüzündeki makyajı silince resmen geriye hiçbir şey kalmıyor. O kadar yüzsüzsün ve seni sevdiğimi mi söylüyorsun? Ne yazık, Marinette senden kat ve kat güzel~ Hem de iyi biri. Onu kıskanıyorsun değil mi, onun peşinde olduğum için kendi kendini yiyorsun. Üzgünüm ama, hiç şansın yok." Marinette şok olmuş bir şekilde orada dururken, telefonunu alması gerektiği aklına geldi. Bu nedenle sınıfa girerek hiçbir şeye bakmadan sırasına yöneldi, sürtük de ayaklarını yere vurarak uzaklaşmıştı.

Marinette telefonunu aldı, ardından kapıya yöneldi, sonra vazgeçip Adrien'ın karşısına geçti. Ağzını açıp kapattı, belli ki söylemek istediği şeyi toparlamaya çalışıyordu. Sarışın genç bu tavır karşısında kıkırdamadan edemedi, Marinette ise dudaklarını büzmüş 'ne gülüyorsun' bakışı atıyordu.



"Sana küstüğüm için özür dilerim. Tamam, ben haksızım, gereksiz yere bağırıp saçmaladım. Beni affedecek misin?" Adrien şok olmuş bir şekilde gözlerini kırpıştırdı. Kendisi genç kızla nasıl tekrar arkadaş olacağını düşünürken, her şey müdahale gerekmeksizin yerine oturmuştu.


"Mariiii~ Beni peşinde koşturduğun için pişman olmalısın~ Ama çok tatlısın bu yüzden seni affediyorum." Kıkırdayarak söyledikten sonra Marinette'in yanağına bir öpücük kondurduktan sonra sınıftan çıktı.


Marinette kolunu ağzına kapatarak küçük bir çığlık atmaktan kendini alamadı.

...

Eve dönerken, yolunu kesen çeteyle şaşırarak kafasını kaldırdı. Fransa'da ilk defa sokak çetesi görüyordu ve kesinlikle kimsenin nefretini çekcek bir şey yapmamıştı. Bir kişi hariç.

Bunun arkasında da o sürtük olmalı.


Çetenin başının elindeki çakıyı görmesiyle iç çekti.

Yaklaşık 1 saat sonra adamların hepsini yenmişti, ama yüzünde bir sürü yara oluşmuştu. "Paslanmışım..." Annesinin ne kadar sinirleneceğini düşünerek yaralar için bahane üretmeye başladı.



Şanslıydı ki eve geldiğinde kimse yoktu, annesi o gece gelmeyecekti. Çizik ve yaraları yara bantlarıyla kapattıktan sonra yatağına oturdu, gerinerek kafasını yastığına gömdü. Ancak çalan telefonla geri kalkmak zorunda kalmıştı. Adrien görüntülü arıyordu. Kısa süreli bir çelişki sonrası aramayı kabul etti.

After The Rain/ MiraculousWhere stories live. Discover now