KUMSAL'ın anlatımı;

"Ya of hep senin yüzünden zaten... "

" Evet ben koydurdum bu ağacı buraya sırf çarp da dalga geçiyim diye. " dedikten sonra yarasına bakmak için ağacın yanındaki büyük taşın üstüne çıktım.

Biraz fazla yükselmiştim. Kafam onun kafasının tam üstündeydi. Göğüslerimin onun tam baş hizasında kaldığını nefesini hissedince anladım. Tam geri çekiliyordum ki köprücük kemiğimi ısırdı.

O BENİM HAYALİMDİ,  BITCH.

"Ne yapıyorsun ya ? Benim bildiğim arkadaşlar birbirlerinin köprücük kemiklerini ısırmaz. "

"Benim bildiğim arkadaşlar da göğüsleriyle gözlerimi oyma girişiminde bulunmaz. "

O kadar utanmıştım ki ne yapacağımı bilemedim. Gözlerimi kocaman açıp suratına bakarken sinirle omzuna yumruk attım.

" Yarana bakıyordum salak. Sadece yardım etmek istemiştim. "

Tam cevap veriyordu ki telefonum çaldı.Annemin aradığını gördüm yanından uzaklaşmadan açtım. O da gitmedi.

" Efendim anne.  Nasılsın ? "

"Kızım babanın telefonlarına cevap vermiyormuşsun. " dediğinde gülümsemem yüzümde donmuştu. Bunu Çağrı da farketmiş olacak ki dikkatlice bana baktı.

" Ben de iyiyim anne. Duymamışımdır herhalde görevliler çağırıyor kapatıyorum. " deyip telefonu kapattım.

Her şeyden habersiz bana babamı savunuyordu. Bu canımı yakmıştı.

" Bana sarılır mısın ? " 

Bunu söylemek aklımdan bile geçmezken benden habersiz ağzımdan dökülen sözlerle vereceği cevabı bekledim.

Tepki vermediğinde tam gidiyordum ki beni kendine çekip kollarını bedenime sardı. Kollarımı boynuna dolayıp sıktığımda o da ellerini sıkılaştırdı. Öyle bir sarılıyordu ki sanki biraz sonra yok olacakmışım gibi hissetmiştim. Başını boynuma gömünce bu daha da çok ağlama isteği uyandırmıştı. Yorulmuş olacak ki ağaca yaslandı. Bu kesinlikle iyi hissettirmişti.

" Şu an resmen bir kıza sıkıca sarılıyorum."

Çağrı'nın boğuk çıkan sesiyle gözlerimi açtım.

" Galiba. "

Gözlerimi bir kez daha kapayıp açtım. Kafamı da biraz eğince Çağrı'nın köprücük kemiğiyle bakışmaya başladık. Yapmalı mıydım? Tabi ki evet.

Hızlı bir hamleyle köprücük kemiğini ısırdım.

" Ödeştik. "

Ben biraz geri çekildiğimde Çağrı kendini zor tutan bir ifadeyle bana bakıyordu.

" Bunu bir daha yaparsan cidden çok kötü olur." dedi daha da geri çekilerek.

Hadi ama bu kadar kızmasına sebep olacak kadar da değildi. Yani sanırım.

Telefonum titreyince Can'dan mesaj geldiğini gördüm.

KİMDEN: YAVRUM

" Oynaşmanız bittiyse gelin artık aq açlıktan Gülsüm'ü yicem. "

Kafamı kaldırdığımda ağaç gövdesinin öbür ucunda bize baktığını gördüm. Acaba Çağrı'ya da böyle mesajlar atıyor mudur ?

" Can mesaj attı. Gidelim. " deyince gövdeye doğru yürümeye başladık. Bir yandan Can'a mesaj yazıyordum.

KİME : YAVRUM

"Oynaşmıyorduk Can yiceksin şimdi zümzüğü o olucak.  "

Anında telefon titredi.

KİMDEN : YAVRUM

" Zaten bana anlatmıyorsun hiçbir şeyi konuşucaz bunları ama burda olmaz. Haluk, Mutfak. shjhjskhsljsk "

Çocuklar Duymasın'a yaptığı göndermeyle yüzümü buruşturdum. Mesajlaşırken telefonun içine girdiğim için ayağımı gövdeye çarptım.

" Aaağaaaaaağ " diye bir tarzan misali bağırdıktan sonra tek ayağımın üstünde zıplamaya başladım.

" Hayır yani 2 dakika sonra zaten yanınlarına gideceğiz. Ne bu, bu kadar ? " dedi homurdanarak.

" İyiyim ya, tamam gidelim. "

Ayağım acıyordu ama sinirlemesini istemediğim için söylemeden karşıya geçtik. Gülsüm çoktan her şeyi hazırlamıştı. Can çok şanslı valla. Kız hamarat.

Yere oturup yemeğe başladık. Şaşkınlıkla Çağrı'ya baktım. Hamburgerden sonra nasıl hala yemek yiyebiliyordu ?

Yarasını silmesi için ıslak mendil uzattığımda mal mal suratıma baktı.

" Yaranı diyorum sil. "

" Oof ne gerek var ya. " dedi elimi iterek.
" Ya silsene belki ben rahatsız oluy- " cümlemi Can'ın boğuk sesi kesti.

" O değil de Çağrı kendine nasıl çarptı *?  Zahahahhah gülsenize. "

Kimse gülmeyinnce Can gözlerini devirip ağzına bir salatalık tıktı.

" GOLSOM TOZO OZOTSONO OŞKOM "

"KOLK KONDON OL BONONO "

Bu sırada biz de hala kavga ediyorduk.

"Of sil şu yarayı. "

" Lan yeter si...nirleniyorum ama. "

" Sen silmezsen ben silerim. " dememle birlikte kavga etmeye başladık.

Fiziksel olarak. Bildiğin ona dokunmaya çalıştıkça ellerime vuruyordu. Ben de kollarına. Birbirimize hınçla vururken gülme sesleriyle durduk. Gülsüm bizi kameraya çekiyordu.

"  Sil şu videoyu hemen. " dedi Çağrı yerinden kalkarak Gülsüm telefonu kilitleyip bıraktı. Geri geri yürümeye başlarken Çağrı hala üstüne yürüyordu. Gülsüm tam suya düşecekken zafer kazanmış gibi gülümsedi. Ama onu çekmesiyle birlikte beraber suya düştüler.

" Lan ?!! Gülsüm buraya gel. "

" Çok beklersin.. "

"Kumsaaaal hadi biz de atlayalım çok eğlenceli lan. "

Can'a istemiyorum bakışımı atıp yemeğe devam ediyordum ki önce havalandım sonra da ağzıma burnuma her bir tarafıma su doldu.

" Son duanı et Can. " dedim öksürerek.

" Allah'ım nolur Gülsümle sevişmeden ölmiyim. Amin cümlemize.  " deyip suya atladı.

Gülsüm Çağrı'ya bakıp " Namus meselesi kardeş önce onu halledeyim sonra öldürürsün. " deyince Çağrı anlayışla kafasını salladı. Gülsüm de Can'ı boğmaya gitti.

Öldürücü bakışlarını hissedip kaçmaya çalışıyordum ki bağırdı.

" Kaçma, ayı. Cezanı vermeye geliyorum. Çocuk gibi oynattın resmen. " deyince yüzüne su atmaya başladım.

Kahkahalar atmaya devam ederken bir süre sonra kahkahalarımız kesik nefeslere dönüştü.

" Mmm Kumsal, "

" E-efendim.. "

"Seni öldüreceğim." Dediğinde güldüm.

" Buna gülüyor musun cidden ? "

" Hayır ya. Ağzım oynadı sadece. "

Gülünce yüzündeki sular tenime çarptı. Ve ağzım aptal bir şekilde açıldı. Bu şekilde onun yüzüne baktığıma inanamıyordum.

" Bana orangutanmışım gibi bakmayı kesersen bir şey söyleyeceğim. "

" Söyle öküz. "

" Yalan söyleyememen hoşuma gidiyor. "

Arkadaşlıktan Just Friendliğe giriş yaptık. Sağ ayakla girin lütfen.

*****

Çağrı ve Kumsal' a ÇağKum  diyoruz yavrumlarım. SalÇağ diyende var idhhjzhkz

Can'ı sevenler olarak siz de Can ve yavrum birleşimi olan  ' Canrumist ' siniz  djhghdhjdjkz

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!