4 » İDDİA

9.7K 569 55

Papatyalar, multideki Su.

İyi okumalar ^^

--

"Anne ben odamdayım!" Banyo kapısından salona seslendiğimde annem homurdandı. Kaçtığımı , kaytardığımı dile getirip duruyordu. O kadar sofrayı hazırlamasında ve kaldırmasında yardım etmiştim oysa ki. Neden kaçacaktım ki hem?

Odama daldığım gibi kendimi yatağıma attım. Saat daha erkendi ama uykum gelmişti. Çok uykucu bir insanım ve evet uykuyla evlenebilirim. Rüyalarımla çocuklarım olur...

Tamam susuyorum, vurmayın.

Leptobumu açmak ve açmamak arasında kalmıştım. En son facebooka Atlas ile beraber çekindiğimiz resmimizi koymuştum ve acaba kaç beğeni gelmişti? Merak ediyorum ama etmiyorum da . Ah bırakın ya bakmayacağım.

Omzumun üzerine dönüp elimi yastığımın altına soktum ve bacaklarımı karnıma çektim. Işığı hiç yakmamıştım ve karanlıkta oturmayı severdim, ki şuan oturmuyorum yatıyorum. Eh ben şahsen oturduğum zamanlarda da ışığı açmıyorum. Ne gerek var ki, sonra tekrar kalkıp kapatmak gerekiyor. Hem kim uğraşacak onunla ? Işık açık uyuyabilme gibi bir hobimde yok, bunu hiç denemedim de zaten.

Hem fatura fazla gelir, az biraz tasarruf etmek lazım değil mi ama? Ah ne kadar bilinçli bir bireyim. Annem hala car car yırtınsın bana karşı. Neyse o da öyle işte.

Gözlerimi yavaşça kapatıp ağzımı şapırdattım.

Uykuya dalmanın eşiğindeydim ama sessizliğin içine eden gümbürtü beni yerimden sıçrattı. Gözlerimi kısıp korkuyla karanlık odamın içerisine bakındım. Görünüşte bir şey yoktu.

Camdan gelen tıklama sonrası başımı çevirip pencereye baktım.

Hızla yataktan atlayıp perdeyi çektim ve camı açtığımda eve tırmanmaya çalışan bir Atlas ile karşılaştım. Şokla ağzım aralandı. "Senin ne işin var burada?!" Dişlerimin arasından tısladım. "Ya bir yardım ette içeri geçeyim be." Bir adım gerileyip kenara kaçmadan evvel kolundan yakalayıp onu içeri çekiştirdim.

Bacaklarını sırasıyla içeri attı ve ardından poposunu kaydırıp ayaklarını zeminle buluşturdu. Üzerini silkeleyip gömleğinin yakalarını düzeltti.

Elbette ki kıyafetlerini değiştirmişti. 'Gerizekalı mısın?' diye soran iç sesime yutkunarak cevap verdim. Islak kıyafetlerle duracak hali yoktu ya.

Tek kelime etmiyor ve gözlerime boş bakışlar atmakla yetiniyordu ve durum böyle olunca nihayetinde aklıma yeniden sormak dank edebildi. "Bu saatte burada ne arıyorsun Atlas?"

Sorum karşısında gözlerini içtenlikle devirirken ellerini ceplerine tıkıştırıp omuzlarını dikleştirdi. "Sanada selam Su."

"Ya selam da Atlas, kendini benim yerime koysan hani? Annemler aşağıda ve sen benim evime camdan tırmanıyorsun? Açıklama beklemem gayet normal değil mi?" Hey anlaşılan o ki bugün atarlı günümdeyim. Aa halbuki sabah öyle değildim.

"Sanki keyfimden gelmişim gibi görünmemi sağladığının farkında mısın?!" Dişleri arasından tıslarken bakışları yeniden gözlerimle buluşmuşlardı ve gözlerini kararlılıkla kısmış, onların katı bir hal almalarını sağlamıştı.

Yutkundum. "Amacımın bu olmadığını biliyors-"

"Tamam uzatma, telefonun bende kalmış." Sağ elini cebinden yavaşça çıkarttığında tanıdık ekranla karşılaştım. "Gelmeden evvel az biraz karıştırdım." Gözlerimi irileştirip telefonumu almaya çalıştım ama elini geriye çekip harekete geçişimin işe yaramamasına yol açtı.

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now