5. BÖLÜM

160 10 2

Kilise çanı gibi çalan ev zilinin çalınmasıyla yataktan kalmaya çalışmam ve bunun sonucunda yeri boylamam bir oldu. Kimdi bu bu sabah sabah?!

Yüzümü yıkayıp aşağı indim. Kapıyı açmam ve kapatmam bir oldu. Bana inek diyen o ego yığını zengin piçi. Kapıya öküz gibi tekmeleyip duruydu. En sonunda pes edip kapıyı açtım. " Ne var, niye geldin, ne yüzle geldin? " derken gayet sakindim. Bakalım bu sefer ne zaman sabrım taşacak merak ettim. " Konuşmaya geldim. Lütfen beni dinler misin? " oda gayet sakindi. " Ne söyleyeceksen çabuk söyle sonra da defol git! " evet bir an önce gitmeliydi. " Bak inek dediğim için pişman değilim. Adını bilmediğim içinde ilk aklıma bu geldi. Zaten fen lisesini kazanmışsın. ne zaman susacak? " Adım Ece. " bir tek bunu diyebildim. Başka ne diye bilirdim ki? " Bak Ece. Arkadaşların senin gayet iyi ve hoş biri olduğunu söylediler. Sana inek dediğim için bana böyle davrandığını düşünüyorum. " sesi bir tuhaf geldi kulağıma.

" Sana bi şey söyleyeyim mi? Bu hayatta kaldıramadığım iki kelime var inek ve sürtük. Bunu ilk defa bir erkeğe söylüyorum. Ama sakın başka kimseye söyleme. Bu senden ilk ve son ricam. " son cümleyi söylerken sesimin titremesine engel olamadım. " Ben Mert ve sırrını kimseye söylemeyeceğim. " hımm. " Tamam kapatmam lazım Mert. " deyip kapıyı kapattım. Bu konuşma iştahımı kaçırdı. Terar odama gittim. Akşama kadar da çıkmadım. Arkadaşlarım dışarı çağırdı. Umursamadım. Çünkü gerçekten dışarı çıkmak istemiyordum. Geç saatlere kadar kitap okudum. Uykum gelincede kendimi uykuya teslim ettim.

ECEBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!