Bölüm 1

3.8K 231 59

Bölüm 1

Ayça, yorgun bir günün ardından eve geldi. Ev her zamanki gibi sessizliğe gömülmüştü. Annesi yine komşuya gitmişti anlaşılan.

Hızlı bir duş alıp dünden kalan makarnaya bolca ketçap dökerek yedi. İşte yorulmuştu çok.

Hala ağrına gidiyordu bir üniversite mezunu olarak mağazada satış danışmanı olarak çalışmak. Ama başka şansı yoktu.

Sosyoloji okumak ona iş hayatında bir şey kazandırmamıştı. İş yerindeki tiplere ise ayrı sinir oluyordu.

Ayça hepsinden bilgiliydi, ama sırf ondan daha tecrübeliler diye Ayça'ya emirler yağdırıyorlardı. İşte hayat böyle bir şeydi.

Bilginin hiç bir işe yaradığı yoktu. Ayça bazen üniversite okumasaydı daha iyi olurdu diye düşünüyordu. Ne fark etmişti ki?

Elbette üniversitenin onu daha kültürlü bir insan yaptığı açık bir gerçekti ama mesleğini yapamıyordu ki.

Bir de okurken geri ödemeli öğrenim kredisi almak zorunda kalmıştı ve şimdi onu ödemek zorundaydı.

25 yaşındaydı ama şimdiden yorulduğunu hissediyordu. Bazen etrafında tek bir ses bile istemiyor, bu yüzden televizyonu bile açmıyordu.

Babası öleli çok olmuştu. Annesiyle birlikte yaşayıp gidiyorlardı. İstanbul zor şehirdi. Her zaman öyle olmuştu ama şimdi eskisinden de zordu bu şehirde nefes almak.

Annesinin emekli maaşı ve kendisinin aldığı çok az maaş onları kesinlikle geçindiremezdi. Neyse ki oturdukları ev kendilerinindi ve bir de aynı apartmanda bir evleri daha vardı. O evden aldıkları kira olmasa kıt kanaat geçinirlerdi.

Zaten Ayça'nın de eve pek bir faydası yoktu. Aldığı maaşın bir kısmı kredi borcuna gidiyordu her ay. Elinden geldiğince ev için alışveriş yapıyordu işte ama bu evi asıl ayakta tutan babasından kalanlardı.

Ayça, yemeğini yedikten sonra ayaklarını boylu boyunca uzandı yatağına.

Sırf kafasını dağıtmak amacıyla yolda gelirken kitapçıya uğramıştı. Normalde kitapçılarda uzun kalırdı ama yorgun olduğu için aceleyle bir kitap seçmişti.

Son Prenses.

Aslında son derece vasat bir kitap gibi görünüyordu. Yazarın adı bile garipti.

L.

Herhalde takma adıydı. Ya da isminin kısaltılmışıydı.

Kitabın kapağında orta boylu kırmızı uzun bir elbise giymiş bir kız arkası dönük duruyordu.

Kitabın arkasını okumak için çevirdi.

Çok sıkılanlar için. Sana ihtiyacınız olabilir. Prenses Lia'da kendini bulabilirsin.

Ayça az daha gülecekti. En başta bu açıklamayı okusa asla bu kitabı almazdı. Hiç bir merak uyandırmıyordu ki.

Kalın bir kitap da değildi. Ayça, kitabı bırakıp telefonundan hızlıca internete girdi.

Kitapla veya yazarla alakalı hiçbir bilgi yoktu. Sanki bu kitap hiç basılmamış gibiydi.

Ayça kitabı aldığına daha da pişman oldu. Belli ki dikkat çekmeyen bir kitaptı aldığı.

Yayınevine baktı. L Yayıncılık.

Telefonunu kenara bırakıp kitabın ilk sayfasını açtı.

Açmasıyla şaşkınlığa uğraması bir oldu.

Kitabın sayfaları bomboş duruyordu işte.

Yerinde doğrularak hepsini kontrol etti.

Son PrensesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin