25.Bölüm

5.7K 376 52

Müzikle beraber okumalısınız..

Ayça ne yapacağını bilemiyordu. Onları burda bırakmak içine hiç sinmiyordu ancak destek çağırmak zorundaydı. Telsizini aradı, ardından Tuna'da bıraktığını fark ettiğinde küfür etti. Ceylan durumu hallederdi. Ayça buna inanmak istiyordu. Sansar'ı sözleriyle kışkırtan Ceylan'a son bir kez baktı ve geriye dönerek sessizce ormanın içine girdi. Onu görme ihtimali olan teröristlerden kaçtı ve hızlıca ayrıldıkları noktaya geldi. Bu durum biraz uzun sürmüştü. Ayça daha fazla zaman kaybedemezdi. Hızla Aslan'ları bulma ihtimaliyle onların gittiği yöne doğru koştu. Nihayet Macit'i gördüğünde hızlıca onlara doğru gitti.

"Aslan!"

Barın hızla silahını kaldırdı. Gelenin Ayça olduğunu görünce şaşkınlıkla indirdi. Aslan hızla ona doğru koşan kadının yanına gitti.

"Diğerleri nerde Ayça!" Dediğinde Ayça kesik nefeslerinin arasından konuşmaya çalıştı.

"Sa-sansar! Tuzak kurmuş," dediğinde Aslan dişlerini sıktı.

"Ceylan nerde Ayça!" Diye gürlediğinde Ayça doğruldu ve yumruklarını sıktı. Nefesini yavaşça düzene soktu ve Aslan'a baktı.

"Sansar'ın yanında. Acilen köye gitmek zorundayız!" Dediğinde hepsi hızla koşmaya başladı. Macit zaten destek ekip çağırmıştı. Buraya gelip, adamları temizleyeceklerdi.

20 dakika sonra köye geldiklerinde hepsi silahlarını kaldırmıştı. Üçe ayrıldılar, Macit ve Kerem sağ tarafı, Salih ve Barın sol tarafı kontrol ediyorlardı. Evlerin içine tek tek baktılar. Aslan ve Ayça meydana geldiklerinde yerde yatan yaşlı adamı gördüler. Hızlıca adamın yanına koştular. Oğuz adamın kafasını tuttu ve dizine koydu.

"MACİT!" Diye bağırdığında Macit çoktan gelmiş ve çantasından malzemelerini çıkartıp adama müdehale etmeye başlamıştı.

"Ö-özür d-dil-erim asker," dediğinde Aslan kaşlarını çattı. Bu sırada Kerem ve Barın yanlarına gelmişlerdi.

"Her yer temiz, kimse yok!" Dediklerinde Aslan dişlerini sıktı.

"Nereye gittiler?" Dediğinde Muhtar öksürdü. "Asker Hanımı e-esir aldılar," dediğinde Salih ahırdan bağırdı.

"Buraya gelin!" Dediğinde Barın ve Ayça kaşlarını çatarak o tarafa doğru koştular.

"Nereye gittiler!" Diye bağırdı Aslan.

"Bi-bilmiyorum ama asker hanım gitmeden önce bana bunu bıraktı," diyerek yavaşça avcunu açtı. Aslan adamın avcunun içindekini gördüğünde kalbi sıkıştı. Bu Ceylan'ın künyesiydi!

Aslan adamın elinden künyeyi yavaşça aldı ve yumruğunun arasında sıkıştırdı. Kalbi sıkışıyordu! Onu bulmak zorundaydı! Ona bir şey olmadan onu bulmak zorundaydı! Ona kırgın gidemezdi, ölemezdi!

"Özür dil-erim asker," dedi adam tekrar ve Şehadet getirirken son nefesini verdi. Macit adama kalp masajı yapsa bile, hiçbir etki etmemişti. Aslan yumruklarını sıktı. Sansar piçi bunu çok ağır ödeyecekti!

Adamın açık gözlerini yavaşça yumdu ve göğsünden çıkarttığı Türk Bayrağı'nı adamı üzerine serdi.

"Mekanın cennet olsun," diyerek ayağa kalktı. Herkes adamın başında toplandığında Aslan gür sesiyle konuştu.

"Şehidimizin kanı yerde kalmayacak! Bunu yapanlar, sonuçlarına katlanacaklar!"

🇹🇷

Tuna ve Emre ahırda bağlanmışlardı. Yanlarında da diğer polisler vardı. Onları kurtardıklarında Ayça yanlarına çöktü.

DAĞ CEYLANIBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!