21.Bölüm

5.8K 379 143

Ne kadar mükemmel bir yazarım. Erken bölüm atıyorum 😂☺️

Medya- Ceylan (temsili)

(Ama bundan sonra zamanında paylaşıcam, bu istisnaydı ☺️)

🇹🇷

"Bu yanına kalmayacak Komutan."

Ceylan yumruklarını sıktı. Nasıl yapabilmişti? Bunu ona nasıl yapardı! Yalan söylemişti! Resmen onu kandırmıştı. Halbuki Ceylan bir şeylerin değişebileceğini hissetmişti. Aptal bir kadın değildi. Aslan Komutan'ın ona olan ilgisinin elbette ki farkındaydı. Konduramamıştı ama burda geçirdikleri süre boyunca ona olan ilgisi, üzerine düşmesi, onu düşünmesi ve sürekli yanında olması... Ceylan gerçeken yaşadığı onca şeyden sonra Aslan Komutan'a karşı daha sıcak olmaya başlamıştı. Ancak bu yaptığı! Her şeyi berbat etmişti. Ceylan kimseye güvenmemesi gerektiğini tekrardan anlamıştı. Ne burada, ne de bu Tim'de daha fazla kalamazdı. Askerleri kendisine yalan söylemişti! Nasıl canını onlara emanet edebilirdi ki! Bu işi halledecekti! Ama ondan önce Faruk denen itten hesabını görecekti.

Yavaşça Aslan Komutan'a yaklaştı ve cebinden telefonunu çıkarttı. Barın'ın adını bulup hızlıca mesaj bölmesine girdi. Mesajı gönderdi ve telefonu sessize alarak masanın üzerine bıraktı. Odadan çıkacakken Aslan'a son bir kez baktı. Adam öyle bir yatmıştı ki, uyandığında boynu tutulacaktı! Ceylan'ın içi elvermedi ve kendi yastığını alarak başının altına yerleştirdi. Adamın kafasını yavaşça yastığa bıraktığında gözleri yüzünde takılı kaldı.

Öylesine masum, öylesine savunmasız görünüyordu ki! Ceylan düşünceleriyle daha da sinirlendi. Bu adam ona yalan söylemişti! Onu kandırmıştı! Başını hızlıca bıraktığında adamın kafası yastığa düştü. Örtüyü de üzerine sertçe örttü ve hızlıca odadan çıktı.

Kimseye görünmemesi gerekiyordu. Bir kaç doktorun bulunduğu yere doğru geldiğini fark ettiğinde yandaki çıkış kapısına koştu ve dışarıya çıktı. Üzerindeki hastane elbisesini çıkarttı ve yere attı. Yukarıya kalkan tişörtünü indirdi ve üzerini düzeltti. Barın büyük ihtimalle çoktan mesajı görmüştü. Hızlıca merdivenleri indi ve hastaneden dışarıya çıktı. Temiz hava genzine dolduğunda, hastanenin kokusundan bunaldığını daha iyi anladı. Yeteri kadar içeride zorla tutulmuştu! Otoparka doğru koştu ve son anda almayı akıl edebildiği anahtarı çıkartıp tuşa bastı. Işıkları yanan siyah arabayı gördüğünde oraya doğru koştu ve arabay atladı.

Son sürat sürdü. Geldiğinde arabadan indi ve arabayı kilitleyip binadan içeriye girdi. Onu gören Uğur şaşkınlıkla Ceylan'a baktı.

"Seni beklemiyordum!" Dediğinde Ceylan direk konuya girdi.

"Motorunun anahtarını ver ve kimseye benden bahsetme!" Dediğinde Uğur kaşlarını çattı.

"Ekibine bile mi?" Dediğinde Ceylan yumruklarını sıktı.

"Özellikle onlara!" Diyerek Uğur'un uzattığı anahtarı aldı.

"Dikkat et!" Arkasından bağıran adama el salladı ve arka kapıdan çıktı. Motora atlayıp kaskı taktı ve hızla Tugay'a ilerledi.

Buraya gelmişti çünkü onu takip edeceklerdi. Uğur'da onları oyalarken Ceylan çoktan işini halletmiş olacaktı! Dişlerini sıkarak biraz daha gaza yüklendi. Tugay'a geldiğinde motoru hızla bıraktı ve gözlem evine doğru ilerledi. Burdaki Er'leri halletmek onun için çocuk oyuncağıydı! Bir taş alarak sol taraftan cama attı ve kimseye görünmeden sağ tarafa koştu. Nöbetçi Er'ler sol tarafa doğru ilerlerken o hızla içeriye girdi. Binaya koşarken, karşıdan gelen askerleri gördüğünde hızla saklandı. Askerler, nöbetçi askerlerin yanına koştuklarında Ceylan hızla içeriye girdi. Koridorun boş olmasından yararlanarak hızla merdivenlere vardı ve aşağıya indi. Adamın bodrumdaki işkence odasında tutulduğunu biliyordu. Odanın yanına geldiğinde bir asker karşıladı onu.

DAĞ CEYLANIBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!