Nefesini dudaklarımda hissettiğimde geri çekildim.
"Bu, çok yanlış"
Kendi de geri çekildi, birkaç dakika öncesine nazaran aramızda hayli mesafe vardı, yere bakarak gözlerini yumdu.
"Özür dilerim çok haklısın, biliyorsun, şarap biraz çarpıyor."
"Gitsem iyi olur"
"Seni bırakayım"
Başımı salladım, beni öpmek üzereydi, şaka gibi. Jamie bunu öğrense onu yaşatmazdı buna eminim.
"Üzgünüm Jessica, bir an içimdeki ses onu öp dedi"
"Tamam, lütfen, unutalım mı, zaten çok önemli de değil, lütfen."
Başını salladı, arabadayken Jamie'yi aradım.
"Merhaba bebeğim, bende tam seni arayacaktım, otele geçiyorum"
"Tamam Jamie, bizde geliyoruz birazdan"
"Tamamdır, senin keyfin mi yok? Sesin üzgün gibi."
"Gelince konuşuruz bebeğim"
Telefonu kapattım, az önce gülümseyen adamdan eser yoktu, somurtuyor ve pişman gibiydi.
"Max, gülümse lütfen, gerçekten sorun yok, hem bir şey olmadı..."
"Biliyorum, olamaz da zaten, ben normalde böyle biri değilim, sadece kendime yakıştıramadım"
"Her insanın boşluğu oluyor işte, takılma bu kadar.."
"Üzgünüm, gerçekten"
"Sorun yok Max"
Çok geçmeden vardık, beni kapının önünde bıraktı.
"Yukarı gelmeyecek misin?"
"Jamie ile karşılaşmamam daha iyi olur, hemen anlayacaktır çünkü suçlu psikolojisindeyim, beni öldürmesini istemiyorum, arkadaşlığımız bozulsun da istemem gerçekten. Selam söylersin olur mu?"
"Peki sen bilirsin, yarın görüşürüz öyleyse"
"Görüşürüz Jessica, iyi geceler"
El sallayıp indim ve Jamie'nin yanına çıktım. Arabası aşağıdaydı. Bir an önce ona sarılıp doya doya öpmek istiyordum. Tüm gün görüşmemiştik. Odaya gidip kapıyı çaldım, hemen açtı, içeri girip ona sıkıca sarıldım.
"Hoş geldin bebeğim benim"
"Hoş buldum, seni çok özledim"
"Bende seni Jess, çok özledim. Max nerede?"
"Yorgunmuş direkt eve gitti, selamı var"
"Teşekkür ederim, eğlendiniz mi bugün?"
"Evet, eğlendik. Yine de seninle olsam daha çok eğlenirdim Jamie."
"Bugün senin için biraz erken çıkmaya çalıştım."
"Demek öyle"
Ona kendimi bastırdım ve öptüm. Ardından ayrılıp üzerimi değiştirmeye karar verdim.
"Üzerime daha rahat bir şeyler giyeceğim, gelsene, senin için de bir şeyler var"
Gülümsedi ve beni takip etti, kenardan kendime aldıklarımı gösterdim.
"Hangisini üzerimde görmek istersin"
Dudaklarını ısırdı, beni belimden kendine çekerek kulağıma fısıldadı.
"Siyah olanı giyersen bu geceden sağ çıkamayabilirsin"
Gülümsedim ve siyah olanı giymek için ayırdım. Ardından ona aldığım şeylerden külot gibi olanı giymesi için verdim.
"Bende bunu görmek istiyorum üzerinde"
"Sen az değilsin"
Güldüm ve banyoya gidip siyah olanları giydim, saçımı düzelttim, biraz parfüm sıktım ve çıkıp ona doğru yürüdüm, yatağa uzanmış altındaki külot penisini dev gibi ortaya çıkarmıştı. Kıkırdadım.
"Bunu gerçekten aldığın için sana, ve giydiğim için de kendime inanamıyorum."
"Çok seksi olmuşsun ama"
"Öyle mi olmuş.."
Beni hızla yatağa çekti ve tek hareketle altına aldı. Boynumu emerken bacaklarımı okşuyordu.
"Sana hiç çok tahrik edici olduğunu söyleyen oldu mu"
"Evet oldu"
"Kimmiş o söyleyenler sen bana söyle bakayım bi'"
Bir taraftan da öpmeye devam ediyordu, güldük, südyenimin üzerinden göğüslerimi dişledi. Derince nefes aldım, daha sonra anlını anlıma koydu ve yanağımdan öptü.
"İyisin değil mi bebeğim, telefonda sesin kötü geliyordu"
"İyiyim sorun yok, biraz yorgundum ama seni görünce açılıverdim"
Güldü ve dudağımdan öptü, boynuna kollarımı doladım.
"Bana soğuk davranmandan nefret ediyorum"
"Öyle mi davranıyorum?"
"Dün, veya sabah.. üzülüyorum sen bana yakın davranmayınca"
"Sana kıyamam ben ya, bebeğim benim, özür dilerim"
Dudağımdan sertçe öptü, sıkıca sarıldık. Baksırının lastiklerinden tuttum ve yukarı doğru çektim, kendini sıkıca bana bastırıp inledi.
"Acıtıyorsun"
"Acısın, hep benim mi canım acıyacak"
Güldü ve kollarımı tutup sertçe başımın üstüne sabitledi, bacaklarımı yapabildiğim kadar ayırdım, sertçe sürtünüyordu, bir taraftan da öpüşüyorduk. Fısıldayarak konuştu,
"İzin verde seni bağlayayım"
nefesini kulaklarımda hissediyordum.
"Çözmemi istediğinde seni çözerim, lütfen"
Hafifçe başımı evet anlamında salladım, gözleri parladı ve beni anlımdan öptü. Ardından ellerimi birleştirip bir tişörtle bağladı ve oradan da yatağın başına bağladı. Ayaklarımı da ayrı ayrı açabildiği kadar açtı ve yatağın alt taraflarına bağladı. Suratına baktığımda vücudumu inceleyip gülümsüyordu, yaptığı işten memnun gibiydi. Birden hızlıca külotumu yırttı ve bir kenara attı.
"Ya Jamie daha yeni almıştım"
Gülüp üzerime eğildi ve sertçe dudağımdan öptü.
"Delirtmeyecektin o zaman beni"
Hızla südyenimi de kopardı ve bir kenara fırlatıp göğüslerime gömüldü, inleyerek başımı yukarı doğru kastım, emiyor, dişliyor ve elleri de ağzına eşlik ediyordu. Ağzını gömdü ve diliyle göğüs uçlarımda daireler çizdi, emmeye başladı, diğer göğüs ucumla da parmağı oynuyordu. Ellerimi göğüslerimden çekmeyerek yavaş yavaş kafasını aşağı indirdi. Kasıklarıma geldiğinde durdu ve bana baktı, ardından gülümseyerek tam oraya küçük, hafif bir öpücük kondurdu.
"Ah Jamie, yap lütfen"
"Ne yapayım bebeğim"
"Lütfen, hadi lütfen"
"Seni yalamamı mı istiyorsun?"
Başımı salladım, güldü.
"Söyle bana öyleye"
"Ellerimi çözersen, bende söylerim, başına tutunmak istiyorum."
Önce beni süzdü, sonra ellerimi çözdü, ayaklarım hala bağlıydı.
"Beni yalamanı istiyorum Jamie"
"Anlat bana bebeğim"
"Dilini hissetmek ve ağzına gelmek istiyorum, lütfen"
Beni yavaş yavaş yalamaya başladı, iki elimi de başına koydum ve bastırdım, inledi ve hızlandı. Hayret, başına dokunmama kızmamıştı. Ellerimi saçına kenetleyip kendime daha sert bastırdım. Hızlıca beni emmeye başladı.
"Ah bebeğim, harikasın"
Biraz daha devam etti, ardından durup tek elimi aldı ve kasıklarıma koydu.
"Yap bakalım?"
"Ne?"
"Hani benden habersiz masturbasyon yapıyorsun ya, göreyim bi' bakalım nasıl yapıyormuşsun."
"Ama artık yapmıyorum ki"
"Öncekilere sayarsın, hadi bebeğim, bana nasıl yaptığını göster"
Derince nefes aldı, çok utansam da yapmak zorundaydım, eğer yapmazsam Jamie beni asla bırakmazdı. İki parmağımı onun ağzına ittirdim ve biraz ıslattım, ardından yavaşca kendimle oynamaya başladım. Başımı geriye kasıp derin derin nefes alıyordum, biraz hızlandım, o da o sırada sadece beni izliyor ve tepkilerime bakıyordu.
"Sakın boşaltma kendini"
"Ah, Jamie, durduramam kendimi"
Hızlandım, inliyordum, boşalacağımı anladığı zaman elimi sertçe çekti ve yatağa sabitledi.
"Çok çabuk boşalıyorsun"
"Elimde değil, dayanamıyorum"
Ben nefes nefeseyken parmaklarımı yaladı, ardından ağzını gömdü ve yalamaya devam etti. Tekrar gelecek gibi olduğumda durdu ve hafifçe doğruldu.
"Ben sana izin verene dek boşalmayacaksın, anlaştık mı?"
"Jamie..."
"Jess, itiraz istemiyorum"
"Tamam anlaştık."
Altıma yattı ve parmaklarını içime itip oynamaya başladı, çok sert ve hızlıydı, bir süre devam etti, inlemeye başladım, boşalmak istiyordum.
"Geleceğim"
"Henüz değil bebeğim"
"Tutamam, n'olursun"
"Hayır, tut onu"
Derince nefes aldım..

Jamie'nin Ağzından

Telefonumun çalmasıyla durmak zorunda kaldım. Jess beni kalkmamam için kendine çekse de onu durdurup kalktım ve telefonuma uzandım. Geriye yattı ve derince nefes aldı. Arayan babasıydı. Önemli bir şey olmalıydı, normalde beni aramazdı.
"Merhaba"
"Merhaba Jamie, nasılsınız?"
Jessica'ya beklemesini söyleyerek balkona çıktım.
"İyiyiz, peki ya siz? Önemli bir şey mi oldu?"
"Teşekkürler, Jamie, abisi..."
"Abisi ne? Sorun nedir?"
"Abisi, her yerde onu arıyor, sanırım sizin Alabama'da olduğunuzu öğrenmiş, muhtemelen şu an oraya geliyordur. Lütfen Jamie, lütfen koru onu, lütfen dikkatli olun, lütfen."
Ciddiliğini koruyordu fakat sesindeki endişe anlaşılmayacak gibi değildi. Yutgundum ve derince nefes aldım.
"Merak etmeyin, ben halledeceğim"
"Eğer onu bulursa, zarar verecektir Jamie, ve emin ol her yaptığınız hareketi anlar, lütfen akıllı hareket et, lütfen, oğlum..."
Gözlerimi kapatıp duvara yaslandım, ellerimi yumruk yapıp sıktım ve telefonu kapattım. Çok, çok fazla şeyden kurtulmam gerekiyordu, bizi bulmasına izin verirsem bebeğime zarar verirdi, aynı zamanda biriken tonlarca işi de halletmem gerekiyordu. Lanet olsun..
Omzumda bir el hissetmemle gözlerimi aniden açtım, bana arkamdan sarılıp başını omuzlarıma yasladı, onun ellerini tuttum ve öptüm.
"Her şey yolunda mı Jamie?"
Birkaç saniye bekledim, derince nefes aldım, ona abisinin her yerde deli gibi onu aradığını ve bulursa onu öldüreceğini söyleyemezdim elbette.
"Sen ayaklarını nasıl çözdün, bakıyorum da oldukça yeteneklisin."
Hızla onu kucaklayıp içeri götürdüm ve koltuğa oturttum.
"Eh, yetenekli olduğumu söylerler tabii ki"
Kıkırdadı, gülümsedim ve anlından öperek yanına oturdum, derince nefes aldım ve ellerini tuttum.
"Bir sorun var Jamie, bunu anlayabiliyorum.."
"Bebeğim, şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle tamam mı?"
Başını salladı, onu biraz daha kendime doğru çekip göğüsüme yatırdım.
"Şu dakikadan sonra, her ne nedenle olursa olsun yanımdan ayrılmayacağına söz verir misin bana, lütfen bebeğim, bunu yapman gerekiyor."
"Jamie, ama neden.."
"Sana kişisel bir şoför ve koruma ayarlayacağım, merak etme, her şey yolunda, en azından şimdilik... lütfen, sözümden asla çıkmayacağına söz ver, lütfen."
"Bebeğim belki bana ne olduğunu-"
"Jessica, sinirleniyorum."
Düz oturdu ve başını öne eğip elleriyle yüzü kapattı. Birkaç saniyenin ardından bana baktı, göz bebekleri kocamandı, derince nefes aldım ve başını ellerimin arasına alıp anlından öptüm.
"Tamam Jamie, söz veriyorum"
Sesi titredi ve gözünden bir damla yaş aktı, yavaşca onu sildim ve kendime sıkıca bastırdım, kenetlendik birbirimize, sanki ölüm bile bizi ayıramayacakmış gibi...
Ağlaması arttı, başını okşadım ve öptüm.
Gözyaşlarını görmeye dayanamıyorum meleğim, dayanamıyorum işte.
"Güzelim neden ağlıyorsun?"
Halbuki korktuğu için ağladığını biliyordum, yalnızca onu sakinleştirmek için bir yol arıyordum.
"Korkuyorum Jamie, çok korkuyorum. Birine zarar gelecek, sana, aileme, belki de bana! Bilmiyorum, bana hiçbir şey söylemiyorsun, kimseye zarar gelsin istemiyorum, istemiyorum, yine o iğrenç insanlarla uğraşmanı istemiyorum. Bitsin artık bu endişe n'olursun, bitsin artık..."
"Bana bak bebeğim, bana bak, ağlama."
Suratını ellerimin arasına aldım ve yanaklarını okşadım, ne kadar saf ve güzeldi, kalbindeki korkuyu yüzünde görebiliyordum, masumiyetini görebiliyordum..
"Sana ve ailene kimse zarar vermeyecek, söz veriyorum, canım pahasına dahi olsa hiçbirinizin kılına zarar gelmeyecek, söz veriyorum sana, korkma meleğim, korkma, asma o güzel suratını.."
"Peki ya sen, Jamie, sen iyi olacak mısın?"
Cevaplamadım, çünkü gerçekten iyi olacak mıydım, bilmiyorum. Tek bildiğim şey onu ve ailesini her şey uğuruna korumam ve bu işi en uygun yolla tamamen çözmem gerektiğiydi. Nasıl olacaktı bilmiyorum, ama bunun da üstesinden birlikte gelecektik.
Suratıma bakıyor, hala cevap vermemi bekliyordu. Ellerimi suratından çektim.
"Hazırlan Jess, yarım saate çıkmış olacağız."
Başını çaresizce salladı ve kalktı. Bende o sırada Paul'ü aradım.
"Merhaba Paul, yardımına ihtiyacım var."
"Merhaba efendim, biliyorum haberi dün babanızdan aldım. Siz ve Bayan Carter için ayrı ayrı iki tane olmak üzere dört koruma yaklaşık üç saat önce yola çıktı. Dolayısı ile her an kapınızda olabilirler. Ethan ve Isaac sizinle birlikte olacak, Bayan Carter içinse Peter ve Zack geliyor, buradaki güvenlikle ben ilgileneceğim merak etmeyin. Bana babanızın size iletmemi istediği bütün bilgileri telefonunuza aktardım, lütfen dikkatli olun efendim, sandığınızdan çok daha büyük bir tehlike içindesiniz."

Tekrar merhaba! Umuyorum ki bölümü beğenmişsinizdir, doğaçlama yazdığım için bir sonraki bölüm ne olacak bende merak etmedim değil. 🌝 Birlikte göreceğizzz, hahahaha. Sizi seviyorum, yakın zamanda görüşmek dileğimle, kendinize çok iyi bakın, sağlıkla kalın..

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!