14.Bölüm

6.4K 312 191

Medya- SERİN ve ÇİÇEK

Ceylan, bir komutana bir de yanında durup onu süzen kıza bakıyordu. Dişlerini sıktı. Hayır hayır, asla bir şey hissetmemişti! Rahatsız olmasının tek nedeni, bu sarışın kızın onu süzmesiydi! Ceylan sarışınlardan nefret ettiğini o ana kadar anlamamıştı! Ancak artık anlıyordu! Sarışınlardan gerçekten nefret ediyordu! Halbuki kız tam sarışın bile değildi!

Aslan, kendisine seslenen kadına döndü. Kadın sinirliydi! Evet baya sinirliydi. Aslan kaşlarını çatarak kızı bıraktı ve Ceylan'a döndü. "Bir şey mi oldu?" dediğinde Ceylan, adama baktı. Ardından derin bir nefes alarak kendine gelmeye çalıştı. Hayır, hiçbir şey olmamıştı.

"Hayır Komutanım. Bir sorun yok," dediğinde Aslan kaşlarını çatarak kadına yaklaştı.

"O halde neden bu kadar sinirlisin?" Ceylan durdu. Bir süre düşündü.. Neden bu kadar sinirliydi? Hah! Alışveriş.

"Sinirli değilim Komutanım. Sadece Tarık Yarbay'ın verdiği görev hoşuma gitmedi," dediğinde Aslan sanki mümkünmüş gibi daha fazla kaşlarını çattı. "Benim neden haberim yok!" dediğinde arkadaki kız -hani şu sarışın olan- şaşkınca Aslan'a baktı.

"Öyle bir görev değil Komutanım. Tarık Yarbay kızı ve arkadaşıyla birlikte alışverişe gitmemi istiyor da!" dediğinde Aslan kaşlarını çattı. "Bizim iki deliyle sen mi gidiyorsun?" dediğinde Ceylan tek kaşını kaldırdı. Tanıyordu büyük ihtimalle kızları. "Evet Komutanım," dediğinde Aslan gülmemek için kendisini zor tutuyordu. "Bir sorun mu var Komutanım?" dediğinde Aslan bir adım geri çekilde ve arkasındaki iki kızı gösterdi. Ardından Ceylan'a doğru yaklaşarak kucağına eğildi. "Allah kolaylık versin," dedi. Ceylan refleks olarak adama döndüğünde yüz yüze gelmişlerdi. Adamın derin bir nefes aldığını fark etti. "Vanilya..." diye mırıldandı adam. Ceylan Komutanıyla, Tugay'ın ortasında neredeyse dudak dudağa olduğunu fark ettiği gibi iki adım geri çekildi. Kendisini sakinleştirmek adına derin nefesler alıp verdi. Sevgilisinin yanında ne yaptığını zannediyordu bu adam! Yavaşça kıza baktığında sırıtarak onlara baktığını fark etti. Ardından kız hızlıca Aslan'ın yanına giderek koluna girdi ve parmaklarının ucunda yükselerek adamın yanağına bir öpücük kondurdu. "Sen şimdi niye öyle dedin Yakışıklım? Ben çok mu sıkıcı bir insanım!" dediğinde Aslan önce elini kızın beline sardı, ardından kıza dönerek gülümsedi. Bu pozisyon Ceylan'a çok şey hatırlatmıştı. Birbirine aşık iki insanın pozlarından birisiydi. Adamın eli kadının belinde, bedenleri bitişik, yüzleri birbirine dönük, gülümseyen dudaklar ve aşkla bakan gözler. Ceylan düştüğü boşluktan bir an önce çıkmak istedi! Yoksa yine kaybolup gidecekti! Hızlıca bakışlarını kaçırdı.

"Hiç öyle şey olur mu abicim. Sen dünyadaki en eğlenceli insansın," diye dalga geçti Aslan. Ceylan 'en eğlenceli insanmış, alışveriş yapan kızdan ne beklenir!' diye söylendi içinden. Ancak daha sonra bir ayrıntı dikkatini çekti. Abicim? Aslan Komutan'ın kardeşi mi vardı! Ceylan hızlıca gözlerini ikisinin üzerinde gezdirdi. Hiç de benzemiyorlardı!

"Ana! Kız Serin!" Aslan duyduğu sesle kasıldı. Şu piç her yerden çıkmasa olmuyordu! Salih Serin'e sarılacakken Aslan ensesinden tutarak uzaklaştırdı.

"Bana bak lan! UZAK DUR KARDEŞİMDEN!" Dediğinde Salih yüzünü ekşitti. "Sende, ondan uzak dur, bundan uzak dur, onu yapma, bunu yapma! Hep de ENSEMDEN tut! Abi bu ne ya! Valla insan haklarını arayacağım!" dediğinde Ceylan güldü. "Atlama lan sen de her gördüğün kızın üstüne," dediğinde Salih hızla Ceylan'a döndü. Gözleri terörist öldürmüşcesine parlarken hızla kadının yanına uçtu. "Benim Ceylancığım var bir kere!" dedi Aslan'a ve bir kolunu Ceylan'ın omzuna atarak konuşmaya başladı.

DAĞ CEYLANIBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!