6.Bölüm

8.1K 443 111

Medya- Bordo Berelilerimiz

Kerem sorarcasına Aslan'a baktı.

"Yanı kadın baya baya bize yardım etti. Eline bıçak verdi öyle mi?" Dediğinde Aslan başını salladı.

"Kim olduğunu bilmiyorum ama onun da dediği gibi çok yakın bir zamanda öğreneceğimizden şüphem yok," diyerek kadına baktı. Tam dediği saatte gözcünün yanına gelmişti ve dediği gibi onu oyalamıştı. Aslan ve diğerleri araziden çıktığında koşmaya başladılar. Aslan durdu ve arkasına baktı. Kadın ona bakıyordu. Aslan hafifçe başını eğdi ve koşmaya devam etti.

5 kilometreyi koştuklarında Macit hızlıca adamların birinden aldıkları telsizi, Tugay'ın frenkansına bağladı ve yardım talep etti. Salih yere çöktü ve Aslan'a baktı.

"Lan o zaman bu hatun beni niye vurdu!" Dediğinde Aslan dişlerini sıktı.

"Bilmiyorum," dedi ve başını ellerinin arasına aldı. Zaten o kadını orda bırakarak iyi mi yapmıştı kötü mü yapmıştı, bilmiyordu. Kaçtıkları öğrenildiği zaman suç kadına kalmayacak mıydı? Ona zarar vermeyecekler miydi? Aslan sıkıntıyla nefes alıp verdi. Ona neydi ki? Kadına ne yaparlarsa yapsınlardı! Onu ilgilendirmezdi! İlgilendirmemek zorundaydı.

Sabah koşusundan geldiklerine Barın kendini koltuğa attı. Herkes bir yana yattığında Aslan bir bardak su aldı ve dışarıyı izledi. Son bir aydır kafasında sadece o kadın vardı. Ordan çıktıktan sonra, oraya baskın düzenlemiş, ancak kimseyi bulamamışlardı. Bu durum Aslan'ın canını çok sıkmıştı. Daha sonrasında düzenlenen bir operasyonda örgüt çökertilmişti. Bütün mühimmatlar ele geçirilmişti. Ancak kadından iz yoktu! Kadını son haftalarda gören olmamıştı. Bazıları ise öldüğünü söylemişlerdi! Bir de Sansar kaçmıştı. Sıkıntıyla bir nefes daha aldı. Zaten son zamanlarda derin nefesler alıp vermekten başka bir bok yapmıyordu. Gözlerini her kapattığında kahverengi bir çift göz beliriyordu gözlerinin önünde. Bir teröristi bu kadar düşünmesi kendisini pataklamak istemesine yol açsa da yapamıyordu. O kadını düşünmeden duramıyordu. Delirmek üzereydi.

Barın yine sessizce duran Aslan'a baktı. Diğerlerinde göz gezdirdiğinde Macit'in kitap okuduğunu, Salih'in telefonuna bakıp güldüğünü, Kerem'inse silahını temizlediğini gördü. Yerinden kalkıp Aslan'ın yanına gitti. Geldiğinin farkına vardığını bile düşünmüyordu.

"Bir kadını bu kadar düşünüyorsan, ona aşık olmuşsundur kardeşim," dediğinde Aslan irkilerek ona döndü. Barın, hayatında ilk defa Aslan'ın irkildiğini gördüğünde şaşkınlıkla ona bakmaya devam etti.

"Vay canına, cidden ona aşık olmuşsun kardeşim," dediğinde Aslan kaşlarını çattı.

"Sikik sikik konuşma lan! Sansar'ı düşünüyordum," dediğinde Barın güldü.

"O sarı dişli orospu çocuğunu bu kadar düşünmen beni kuşkulandırıyor dostum," dediğinde Aslan gözlerini devirdi.

"O kadın bir ter-"

"Değil!" Diye hızlıca kesti sözünü Aslan. Ardından dişlerini sıkarak devam etti. "Terörsit olsaydı, bize yardım etmezdi!" Dedi ve bardağı sıktı. Barın Aslan'ın bu sinirine şaşırdı. Aslan o kadından gerçekten de etkilenmişti. Hepsi etkilenmişti ancak Aslan etkilenmekten de fazlasını hissetmişti sanırım.

"Kardeşim, dost acı söyler. O kadınla bir ihtimalin yok. Yol yakınken vazgeç. Terörist olsa da olmasa da... Hatta belki çoktan ölmüştür," dedi sessizce. Aslan bardağı sertçe masaya bıraktı. Ve hiçbir şey söylemeden odadan çıktı. Barın derin bir nefes aldı ve Aslan'ın çıktığı kapıya baktı. Ardından başını iki yana salladı.

DAĞ CEYLANIBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!