Bir sessizlik olduğunda  irademi toplayıp hemen ayağa dikildim.

" Kızım sapık mıdır nedir tanımıyorsun bile. Çok meraklısın herhalde. "

Sinirle dudaklarımı araladım.

" Ona bakılırsa seni de tanımıyordum. Ama bu aptal yaz kampındaki kız erkek eşitsizliği yüzünden  aynı odada kalıyoruz."

Ellerini yüzüne geçirdi.

"Aynı okuldayız gerizekalı. Beni tanıyordun. Aynı şey değil."

Gözlerimi devirdiğim sırada telefon çalınca Bora'nın aradığını görüp derin bir nefes verdim. Çağrı telefonumu eline alıp açtığında şaşkınlıkla onu izliyordum.

" Ne var lan?"

Telefonu kulağından çekip ekrana baktı.

"Bu benim telefonum değil ki ?" Bora'nın bir şey demesi üzerine biraz durduktan sonra dişlerinin arasından konuştu.

Gerizekalı kendi telefonu çalıyor sanmıştı.

" Hayır sesim kısıldığı için travesti gibi çıkmıyor.Şimdi kapat ve arama. "

Gülmemek için alt dudağımı ağzımın içine aldım. Bora ona oyun oynadığımı sanıyordu. Can'dan iyi olmasın çok iyi arkadaştık ve hep birbirimize bu tür şakalar yapardık.

" Sensin travesti lan.Kapat arama diyorum. "

Bu işin uzayacağını anladığımda telefonu elinden çekip kulağıma götürdüm.

" Alo, Bora benim kapatmam gereeek öptüüm. "

Cevabını beklemeden suratına kapattım.

" Öp, öp hatrı falan kalır sonra mazallah."

" İki saattir neler ima ediyorsun ya ? Kıskanç sevgililer gibiyiz şu halimize bak. "

Gergin havayı dağıtmak için gülerek söylemiştim. Kızgın yüzü gevşedi ve gülmeye başladık.

" Sevgili olayı sence de çok saçma değil mi ? " dediğimde bana 'Ben eskiden erkektim.'demişim gibi baktı.

" Sen iyi misin ? "

Suratıma sanki ben yokmuşum gibi dokundu.

" Öyle. Çevredeki insanlar şu sevgili olayını tıpkı aşk gibi o kadar basitleştirdi ki artık her kız kendine edilen çıkma teklifini kabul ediyor. Ya da her gördüğü yakışıklıyla hoşlanıyorum deyip çıkıyor. Bir zahmet hoşlan yani.Meteor gibi çocuk. Ya da böyle vıcık vıcık sevgili durumlarına girip ayrılıyorlar. Bu saçma değil de ne ?"

Bacaklarımı duvara uzatıp yataktan aşağı kafamı uzattım. Beni süzdükten sonra aynı hareketi yapıp yanıma uzandı.

" Beni şaşırtıyorsun. Aynı düşüncelere sahip birinin daha olması güzel. "

Derin bir nefes verdim ve kafamı ona çevirdim. Hala aynı anormal pozisyondaydık. Gözleri yoğun bir şekilde bakarken bir süre onu inceledim. Yavaş hareketlerle saçlarıma dokundu. Okulda nerdeyse hiç konuşmasak da nasıl biri olduğunu biliyordum. Bu anı bozan şey : Yer çekimiydi.

BAŞ.AŞAĞI.DURURKEN.YERE.YAPIŞTIK!!!

" Ah! "

Gülmeyin lan.

Çağrı'nın telefonu çalınca düştüğümüz yerden hiçbir şey olmamış gibi kalkmıştık.

" Ne var Can ?... Ne Vuhu su oğlum ne diyorsun ?...  Beni çok mu seviyorsun ?... Ne içtin gerizekalı Gülsüm nerde ?... Bekle lan geliy- Tamam Can anladım beni seviyorsun. "

Telefonu  gülerek kapattı.

" Bara gidip alalım şu yavrunu. "

" Sen iyi misin ?  "

" İyiyim ben. Hadi yürü. "

Hiç konuşmadan bara gittiğimizde bar tezgahının üstünde dans eden bir Can'la karşılaştık. Şarkı söylüyordu.

" Seni çöpe atacağım poşete yazığğk Kamoon bebeğiiim"

A-ov...

Şimdi yavrumlar öncelikle Can karakteri de belli oldu.

George Shelley..

Bir sonraki bölüm sarhoş bir Can okuyacaksınız gdfgdgfshjs Hepinizi öperim :**

YAZ ÖKÜZÜBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!